KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Esas no
- 2021/167 Esas
- Karar no
- 2021/514
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/04/2016
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketinin ... plakalı aracın ... vadeli KASKO sigortacısı olduğunu, sigortalı ... plakalı aracın, ... tarihinde, ...
Mevkiinde seyir halinde iken yağmur sularının yarattığı selde kaldığını, sel hasarlarında Trafik Ekiplerince tutanak düzenlenmediği için, hasar ihbarlarının kasko sigorta şirketlerine beyan ile yapıldığını, sigortalının, davacı şirkete hasar ihbarında bulunmasının ardından açılan ... nolu hasar dosyası için eksper görevlendirildiğini ve zarar miktarının tespit edildiğini, eksper raporuna göre araç sel suları nedeniyle hasar oluştuğunu, sigortalı araçta meydana gelen zararın sebebi, şehir içinde karayolunda biriken yağmur suları olduğunu,
bu suların trafikteki araçlara zarar vereceğini ve trafiği aksatacak kadar birikmesinde kusur davalı ... olduğunu, davacı şirket ödediği meblağ kadar sigortalısına halef olduğunu, bu nedenle halefiyet ilkesi ve temlik alan sıfatıyla uğradığı zararı, ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalıdan talep ettiğini, davalının itirazı üzerine duran takibin devamını ve itirazın iptali için davanın açılması zorunluluğu doğduğunu dava ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın ... tarihinde yağmur suları nedeniyle zarara uğradığını, bu zararı tazmin ettiğini, zararın rücuen tahsiline yönelik davacı kuruma karşı yapılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini, davanın usul ve esas açısından hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, yargı yolunun caiz olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL alacağın tahsili için ... tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından icra dairesine verilen ... tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edilerek takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Meteroloji Genel Müdürlüğü, Antalya Vergi Dairesi, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasının cevabi yazıları dosyamız arasına konulmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında aynen "... plakalı araç daha önceden bana aitti ticari plakalı bir araçtı aracı şoförüm kullanmakta idi sel suyuna girmiş ancak hangi bölgede sel suyuna girdiği konusunda bilgim yok, yine olay tarihindeki aracımın şoförü içten çıktı halen kendisi ile irtibatım yoktur benim bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gelmiş, mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı, ... tarihinde sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plaka sayılı aracın yağmur suları içerisinde kalarak hasar gördüğünü, sigortalıya ...-TL ödeme yapıldığını, hasarın şehir içerisinde kara yolunda biriken yağmur sularından dolayı meydana geldiğini, yağış sularının toplanmasından davalı ...'ın sorumlu olduğunu, hasarın davalı ...'ın kusurundan meydana geldiğini, müvekkil sigorta şirketinin ödediği miktar kadar sigortalısına halef olduğunu, zararın tazmini için davalı aleyhine Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek eldeki davayı ikame etmiş, davalı ... vekili, yargı yolunun caiz olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, ...'ın yağmur sularının uzaklaştırılmasına ilişkin bir görevinin bulunmadığını, olayda kusurunun da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar Sayılı kararıyla, davacı sigorta şirketinin tacir olduğu belirtilerek Görevsizlik kararı verilmiş ise de, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/09/2019 tarih, 2016/11419 Esas, 2019/8199 Karar sayılı ilamında "...Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.
Somut olayda, sigortalı ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydında, aracın cinsinin kapalı kasa kamyonet, kullanım amacının yük nakli, ticari olarak belirtilmesi, araç malikinin tanık olarak dinlendiği duruşmada, aracın ticari plakalı araç olduğu ve hasar tarihinde aracın şoförünün kullanımında olduğuna ilişkin beyanları dikkate alınarak ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesinde ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi,
belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşların da tacir sayılacakları hüküm altına alındığı ve davalı ... de özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek ve ticari şekilde işletilmek amacıyla kurulan bir kurum olduğu için tacir sayılacağından mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 29/06/2018 Tarih, 2018/250 Esas 2018/1129 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, "...6360 Sayılı yasanın ... kurulması ve sınırlarının belirlenmesine ilişkin 1. maddesine göre, ... ilinde ... kurulmuştur. ... mülki sınırları 30/03/2014 tarihli yerel seçimler ile ... sınırları kapsamına dahil edilmiş olup buna göre davacının sigortalı aracının yağmur suyu birikintisine girip aracın su alarak hasarlanması sebebiyle olayın gerçekleştiği yerin ... sınırları içerisinde kalıp davalı ... (... ) sorumluluğunda kaldığı anlaşılmaktadır.
...' nin kuruluşu hakkındaki 2560 Sayılı Kanunun ek-5.maddesinde bu kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, ek-6.maddesinde 5363 Sayılı ... devri ve işletilmesi hakkındaki kanunun 23/11/1981 tarihinde yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Bu nedenle davalı ... Genel Müdürlüğü de 2560 Sayılı yasa kapsamına girmektedir.
2560 sayılı Yasanın 25. maddesinde "Yağmur sularının uzaklastırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesisleri isletilmesi, gerekli harcamalar ilgili ... karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez" şeklinde düzenleme getirildiği belirtilmiştir.
6098 Sayılı TBK'nun 73/1 maddesi uyarınca, Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Somut olayda, en son tazminatın ... tarihinde ödendiği, icra takibinin ... tarihinde başlatıldığı, dolayısıyla ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasında iki yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği anlaşılmakla zaman aşımı itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı vekili ... tarihli duruşmada, hasarın meydana geldiği yeri bilmediklerini, bu hususta sigortalı araç malikinin tanık olarak dinlenmesini talep etmiş, sigortalı araç maliki de, hasar tarihinde aracın şoförünün kullanımında olduğunu, şoförün işten çıkması nedeniyle kendisiyle irtibatının kesildiğini, olayın meydana geldiği yeri bilmediğini beyan etmesi üzerine, davacı vekili ... tarihli duruşmada, olay yerini tespit edemediklerini, dosyadaki mevcut delillerin iddialarının ispatına yeterli olduğunu belirterek mevcut delillere göre davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç olarak; dosya içerisinde bulunan hasar dosyasında, hasarın meydana geldiği yerin ... olarak belirtilmesi ve davacı tarafça, olay yerinin tespit edilememesi nedeniyle keşif yapılmamış ve bilirkişi raporu aldırılmamış, davacı sigorta şirketi hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu ve sorumlu olduğunu ispat edemediğinden davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli oluşu ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/167, K. 2021/514, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama