KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/305 Esas
- Karar no
- 2024/792
- Dava
- Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması
- Dava tarihi
- 29/04/2022
Karar Metni
2.749 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ...-TL değerinde mal alım satım konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirketin 4 adet fatura düzenleyerek faturada yazılı olan ürünleri davalı şirkete sattığını, davalı şirketin de bu satışın karşılığında müvekkili şirkete ...-TL ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirkete sevk irsaliyeleri düzenlendiğini bunun da satışını yapmış olduğu ürünleri davalı şirkete ait ... sektöründe faaliyet gösteren "..." unvanlı farklı iş yerlerine ... ve ... tarihlerinde teslim ettiğini,
müvekkili şirketin davalı şirkete satışını yaptığı ürünleri sevk irsaliyelerinde adı geçen dava dışı ...'den satın alındığını ve bu ürünleri hiç kendi depolarına uğramayacak şekilde direkt olarak davalı şirkete ait iş yerlerine sevk ettirdiğini, müvekkili şirketin ürünlerini teslimini gerçekleştirdikten sonra davalı şirketten satışı yapılan bu ürünlerin karşılığı olan ödemenin yapılmasını beklediğini, ancak davalı şirket müvekkili şirketi uzun bir süre ödeme yapacağını söyleyerek oyaladığını ve herhangi bir ödeme yapmadığını, ödemeler alınamayınca müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile ...-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından borca itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini ancak davalı şirkete ait banka hesapları üzerine haciz konulmuşsa da banka hesapları ve şirketin öz kaynaklarının yetersiz olduğunun öğrenildiğini, davalı şirketin yetkilisi olan davalı şahıs tarafından müvekkilinin güveni kazanıldıktan sonra şirketin öz kaynakları ve mali durumunun yetersiz olmasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkilinden ...-TL değerinde mal satın alındığını bildirerek davanın kabulü ile davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına,
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket için kesinleşen bakiye borçtan tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak diğer davalı ...'in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, tüzel kişiliğin borçlarından dolayı yetkililerin sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkili şirketi kötü niyetli bir şekilde borçlu konumuna getirmeye çalıştığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması için gerekli unsurlar meydana gelmediğini, tüzel kişilerin sorumlu olduğu borç veya yükümlülüklerden pay sahibi yetkililerin de sorumlu olmasına yol açan tüzel kişilik perdesinin aralanması için bazı şartların bulunduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması için tüzel kişi ile ortakların mal varlıklarının birbiri içine geçmesi,
şirket yararına olmayan faaliyetler yapma ve şirketin öz kaynağının yetersizliği gibi durumların varlığının gerektiğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ile müvekkilinin bağımsız ayrı bir kişiliği olmasından ötürü şirketin mal varlığı ile müvekkilinin mal varlığının birbirinden tamamen ayrı ve bağımsız olduğunu, davacı tarafın iddialarının tüzel kişilik perdesinin aralanmasına sebebiyet verecek bir diğer husus olan öz kaynak yetersizliğinin gerçeği yansıtmadığını bildirerek davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle davalı şirket için kesinleşen takip miktarından davalıların müteselsilen sorumlu tutulması talebine ilişkindir.
Mahkememizce, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, davalı şirket ile dava dışı "..." ünvanlı şirketlerin ticari sicil kayıtları, ortakları ve temsilcileri ... adres bilgilerine ilişkin evraklar dosya arasına alınmış, davacı tanığı dinlenmiş, davalı gerçek kişinin ... kayıtları dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman akademisyen bilirkişiden oluşan heyetten kök ve ek bilirkişi raporu alınmış, dava dışı ...'ye incelenmek üzere mahkememize sunması için usulüne uygun tebligat çıkarılmış dava dışı şirket tarafından evrakları bilgisayar çıktısı olarak mahkememize ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Davacı Tanığı ... beyanında:"Ben davacı şirkette davaya konu faturaların kesildiği 3 aylık dönemde muhasebe departmanında çalıştım, hatta davaya konu edilen faturaları da bizzat ben kestim, bu sebeple taraflar arasındaki ticari ilişkiden haberdarım, söz konusu faturalara ilişkin mallar zaten daha öncesinde teslim edilmişti, davalı taraf belirli illerde bulunan ... yapıyordu, bildiğim kadarıyla faturaya konu mallarda davalı yanın ...'daki şubesine teslim edildi, buna ilişkin irsaliyelerde vardı, daha sonra fatura kesim aşamasına gelindiğinde karşı taraftaki yetkili kişiyle görüştüm ve faturanın davalı ... şirketine kesilmesini istedi,
bizde bu sebeple faturaları davalı ... şirketine kestik, daha öncesinde de davalı ... şirketiyle davacının ticari ilişkisi vardı, faturaların ödeneceğine ilişkin de davalı yan ... vermişti, bu sebeple de faturalar kesildi, ben davalı ...'i şahsen tanımıyorum, ancak bu ticari ilişki kapsamında ...
Bey bu kişiyle telefon görüşmeleri yapıyordu ve ismi de geçiyordu, benim taraflar arasındaki satım sözleşmesinin bizzat kiminle yapıldığına ilişkin bir bilgim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tarafın ticari defterleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda özetle.
"Davacı şirketin 2020 yılına ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun ve eksiksiz tutulduğu, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, davacı yanın defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, Davacı şirketin 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalı şirkete 4 adet fatura düzenlediği, faturaların defterlere kayıtlı olduğu,
2020 yılı içinde davacı ile davalı şirket arasında başka ticari ilişkiye dair kayıt bulunmadığı, defterlerde davalı şirketin ortağı diğer davalı ... ve faturalara konu malların teslim edildiği dava dışı ... adına herhangi bir kayıt bulunmadığı, 2020 yılı sonu itibariyle davacının davalı şirketten ...-TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin davaya cevap vermemesi ve defterlerini Mahkemeye ibraz etmemesi nedeniyle, davalı şirket ile davalı şirketin tek ortağı ve müdürü diğer davalı ... arasındaki borç alacak durumu, davalı ...'in davalı şirketin varlıklarını kendi tasarrufuna geçirip geçirmediği,
davalı şirketin Varlıkları, Öz Kaynakları, borç ve alacakları konusunda tespit yapılamadığı, Davacı şirketin davalı şirkete düzenlediği faturaların içeriğinin ... kullanılan ..., ... makinası, ... makinası, ... makinaları gibi demirbaşlardan ibaret olduğu, davalı şirket tarafından satın alınan bu ürünlerin demirbaş olarak deftere kaydedilerek şirketin duran varlıkları arasında izlenmesi gerektiği, oysa davalı şirket yetkilisinin faturalar ile alınan demirbaşları dava dışı ...nin işlettiği işyerlerine ait ... ve ... illerindeki adreslere teslim ettirdiği,
Davalı ...'in davaya karşı cevap dilekçesi sunmak suretiyle kişisel çıkarlarını korumaya çalıştığı, Türk Medeni Kanunu uyarınca Tüzel kişilerin, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazandığı, Tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, Organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu oldukları, Tüzel kişi olan Limited Şirkette şirket müdürünün şirketin yönetim organı olarak Tüzel kişi adına karar almak, Tüzel kişiyi temsil etmek, Tüzel kişiliğin işlerini sevk ve idare etmekle görevli ve yetkili olduğu,
Davalı ...'in davalı şirketin tek ortağı ve müdürü olarak şirketi münferiden temsil yetkisine haiz olduğu, Türk Ticaret Kanunu uyarınca, yöneticilerin (şirket müdürlerinin) kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduğu dikkate alındığında, Davalı ...'in gerek temsil etmekle görevli ve yetkili olduğu davalı şirketin davada savunma yapmamasını sağlayarak,
gerekse temsilcisi olduğu şirketin çıkarlarına aykırı olarak davalı şirket adına davacı şirketten satın alınan demirbaşların, satın alma tarihinde davalı şirket ile aynı adreste faaliyet gösteren, görünürde davalılar ile aralarında organik bağ bulunmayan dava dışı ...’ne ait işyerlerine teslim ettirdikten sonra satın alınan malların bedelini ödemeyerek, iyiniyetli davranmadığı, dürüstlük kuralına aykırı davrandığı ve hakkın kötüye kullanıldığı,
Davacı şirketin, davalı ...'in davalı şirketin tüzel kişiliğini kullanarak şirket adına ürün satın alıp ürünlerin bedelini ödeme aşamasında şirketin tüzel kişiliğini kötü niyetli kullanarak tüzel kişilik perdesi ardına sığınması ve davalı şirketin borcunu ödememiş olması nedeniyle, davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve davalı şirketin borcundan davalı şirketin tek yetkilisi davalı ...'in sorumlu tutulmasına dair talebi konusundaki takdirin sayın Mahkemenizde olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafın ticari defterlerinin ve dava dışı şirket kayıtlarının da incelenmesi suretiyle daha önce rapor tanzim eden bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek bilirkişi raporunda özetle. "Davalı şirketin 2020 yılına ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olduğu, şirketin kasa ve banka hesaplarından yapılması gereken şirket ödemelerinin ...
Ortaklara Borçlar hesabı üzerinden yapılması nedeniyle kayıtların Türk Ticaret Kanunu, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununda belirlenen usul ve kurallara uygun tutulmadığı, defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, usul ve kurallara aykırı kayıtlar nedeniyle defterlerin delil niteliğine haiz olup olmadığı konusundaki takdirin sayın Mahkemenin yetkisinde olduğu, Davalı şirketin 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen ... tarihli toplam ...-TL tutarındaki 4 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
defterlerde davacı şirket adına herhangi bir kayıt bulunmadığı, defter kayıtları arasında dava dışı ... Unvanlı şirkete ait kayda da rastlanılmadığı, ancak davalının defter kayıtları arasında ... unvanlı çeşitli şirketler ile ticari ilişkiye dair kayıtlar bulunduğunun tespit edildiği, Davalı şirkete ait defterlerde davalı şirketin ortağı diğer davalı ... adına ...
Ortaklara Borçlar hesabında kayıtlar yapıldığı, ... tarihi itibariyle davalı ...'in davalı şirketten ...-TL alacaklı olduğu, ortaktan alınan borçların kaynağını şirketin kasa ve banka hesaplarından yapılması gereken şirket ödemelerinin ...
Ortaklara Borçlar Hesabı üzerinden ortak aracılığıyla yapılmasından kaynaklandığı, davalı şirketin ortağa borçlandırılmış olduğu, davalı şirketin ortağa borçlu olmasının kayıtdışı işlemler ve kayıtdışı gelir olabileceğine dair emare olduğu, Ticari ilişkilerde, alıcının satın aldığı malları şirket adresinden farklı bir adrese teslimini istemesinin sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğu ve ticari teamüllere uygun olduğu, Dava dışı ... nin 2020 yılı yevmiye ve kebir defterlerine ait Mali Müşavir onaylı bilgisayar çıktıları üzerinde yapılan incelemede;
defterde davacı şirkete, davalı şirkete ve davalı ...'e ait herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiği, faturaların davalı şirket adına düzenlenmesinin istendiği tanık ifadesiyle ortaya konulduğundan, dava dışı şirketin defter kayıtlarında davacı şirket adına kayıt bulunmasının beklenemeyeceği, yapılan tespitlerin tasdikli defterler üzerinden yapılmamış olması ve davalı şirket ile dava dışı şirketin aynı adreste faaliyette bulunmuş olması nedenleriyle, tasdiksiz defter çıktıları üzerinden yapılan tespitlerin delil niteliğine haiz olmadığının düşünüldüğü,
Kök raporda yapılan tespitler ve varılan sonuçların gözden geçirilmesi sonucunda kök raporumuzdaki tespitlerde ve varılan sonuçlarda herhangi bir değişiklik olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ...-TL bedelli ... nolu, ...-TL bedelli ... nolu, ...-TL bedelli ... nolu, ...-TL bedelli ... nolu olmak üzere toplam ...-TL fatura alacağın tahsiline ilişkin icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi sözleşmelerin ve borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi, ortaklardan ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişilerin ve ortakların mal varlığı ve sorumlulukları birbirinden ayrılmaktadır.
Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için hukuk sistemlerinde hakkaniyet gereği “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınılarak durumu kötüye kullanan ortakları şirket borçlarından şahsen sorumlu tutma imkanı getirilmiştir.
Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir.
Asıl borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemez. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir.
Uygulamada ve doktrinde, tüzel kişi ile ortaklarının ya da birden fazla tüzel kişi şirketi birbirinden ayrı olan çalışma alanlarının ve malvarlıklarının birbirine karışması halinde ve ayrıca borcu karşılamada borçlu şirkete ait sermayenin yetersiz kalması durumunda, kardeş şirketler arasında ya da ortak şirket arasında çok istisnai hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.
Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı, istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. (Çamoğlu Ersin - BATİDER C.32.S.2.2016 )
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda;
Davacı vekili tarafından, davacı şirket ile davalı şirketin mal alım satım konusunda anlaştığını, faturada yazılı olan ürünleri davalı şirkete sattığını, davalı şirketin de bu satışın karşılığında davacı şirkete ...-TL ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, davacının sevk irsaliyeleri düzenlendiğini, satışını yapmış olduğu ürünleri davalı şirkete ait ... sektöründe faaliyet gösteren "..." unvanlı farklı iş yerlerine ... ve ... tarihlerinde teslim ettiğini, davacı şirketin ürünleri belirtilen adrese teslim ettiğini fakat davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile ...-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ancak davalı şirkete ait banka hesapları ve şirketin öz kaynaklarının yetersiz olduğunu, davalı şirketin yetkilisi olan davalı şahıs tarafından davacının güveni kazanıldıktan sonra şirketin öz kaynakları ve mali durumunun yetersiz olmasına rağmen kötü niyetli olarak davacıdan mal satın alındığını iddia ederek davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını ve Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında davalı şirket için kesinleşen bakiye borçtan davalı ...'in müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitini talebi ile iş bu davanın açıldığı, davalının ise tüzel kişiliğin borçlarından dolayı yetkililerin sorumlu tutulamayacağını, davacının davalı şirketi kötü niyetli bir şekilde borçlu konumuna getirmeye çalıştığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması için gereken şartların davalı hakkında gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı şirketin 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalı şirkete 4 adet fatura düzenlediği, faturaların defterlere kayıtlı olduğu, 2020 yılı içinde davacı ile davalı şirket arasında başka ticari ilişkiye dair kayıt bulunmadığı, defterlerde davalı şirketin ortağı diğer davalı ... ve faturalara konu malların teslim edildiği dava dışı ... adına herhangi bir kayıt bulunmadığı, 2020 yılı sonu itibariyle davacının davalı şirketten ...-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
Ticaret sicil kayıtlarından davalı ...'in davalı şirketin tek ortağı ve müdürü olarak şirketi münferiden temsil yetkisine haiz olduğu, davalı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 4 adet faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, defter kayıtları arasında dava dışı ...
Unvanlı şirkete ait kayda da rastlanılmadığı, ancak davalının defter kayıtları arasında ... unvanlı çeşitli şirketler ile ticari ilişkiye dair kayıtlar bulunduğunun tespit edildiği, defterlerde davalı ... adına ... Ortaklara Borçlar hesabında kayıtlar yapıldığı, ... tarihi itibariyle davalı ...'in davalı şirketten ...-TL alacaklı olduğu, ortaktan alınan borçların kaynağını şirketin kasa ve banka hesaplarından yapılması gereken şirket ödemelerinin ...
Ortaklara Borçlar Hesabı üzerinden ortak aracılığıyla yapılmasından kaynaklandığı, davalı şirketin ortağa borçlandırılmış olduğu, davalı şirketin ortağa borçlu olmasının kayıtdışı işlemler ve kayıtdışı gelir olabileceğine dair emare olduğunun tespit edildiği, Mahkememizce de bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirlenen hususlar dikkate alındığında davalı şirket ve davalı şirketin tek ortağı ve müdürü olan davalı ... arasında organik bağ olduğu, şirket ortaklığı dışında ticari faaliyeti ve geliri olmayan ortakların şirkete borç vermesi durumunun kayıtdışı şirket gelirlerinin ortak üzerinden şirkete aktarıldığını gösterdiği,
şirket hesaplarından yapılması gereken şirket ödemelerinin ortak üzerinden yapılması durumunun mevzuat ile belirlenen usul ve kurallara aykırılık oluşturduğu ve davalı şirketin mal varlığının davalı ...'in mal varlığı ile karıştığı, her ne kadar dava dışı şirket kayıtlarında davacı şirket adına kayda rastlanılmamışsa da mahkememizce dinlenen tanık beyanı ile faturaların davalı şirket adına düzenlenmesinin istenildiğinin anlaşıldığı, davalı şirket ile dava dışı şirketin aynı adreste faaliyette bulunmuş olduğu,
limited şirkette şirket müdürünün şirketin yönetim organı olarak tüzel kişi adına karar almak, tüzel kişiyi temsil etmek, tüzel kişiliğin işlerini sevk ve idare etmekle görevli ve yetkili olduğu, davalı ...'in davalı şirketin tek ortağı ve müdürü olarak şirketi münferiden temsil yetkisine haiz olduğu, Türk Ticaret Kanunu uyarınca, yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduğu,
davalı ...'in temsil etmekle görevli ve yetkili olduğu davalı şirketi davada savunmasını da yapmayarak davalı şirketin çıkarlarına aykırı hareket ettiği, bu hususun dürüstlük kuralına aykırı olduğu hususları da değerlendirildiğinde davacının davalı şirketten olan alacağından davalı ...'in de sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/305, K. 2024/792, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama