KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/451 Esas
- Karar no
- 2024/701
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/07/2023
Karar Metni
1.415 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... İli ... İlçesi ...
Mah. ... sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki müvekkilinin de yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın seyir halindeyken sürücünün hakimiyeti kaybetmesi sebebiyle devrilmesi sonucu maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin el bileğinde kemik kırılması meydana geldiğini, kaza sebebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma nolu dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın KTK 52/1-B kuralını ihlal ettiğinden dolayı kusurlu bulunduğunu, davalı ... araç sahibi sıfatıyla müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan sorumlu olduğunu,
diğer davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, haksız fiil nedeniyle manevi yönden zarar gören müvekkili için toplam ...-TL manevi tazminat talep ettiklerini, manevi tazminat verilebilmesi için yaralanma ve kusur olgusunun sadece varlığının yeterli olduğunu bildirerek davanın kabulü ile ...-TL manevi tazminatın davalı sigortadan ... tarihli başvuru tarihi ile diğer davalı ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan kasko veya ZMMS poliçesi bulunmadığını, davacı tarafça her ne kadar müvekkili şirket tarafından kasko poliçesi olduğunu iddia etmişse de müvekkili şirketin tanzim ettiği Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta poliçesi mevcut olsa da poliçeye ait ... başlama tarihli zeyil bulunduğunu, poliçedeki zeyilin kaza tarihini kapsadığını, poliçenin iptal olması sebebiyle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını,
manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvurusu bulunmadığını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın reddinin gerektiğini, kaza ile sakatlık yada ölüm arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu bildirerek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurda bulunan davaya konu müvekkiline ait olan aracın uzun süreli olarak ... na kiraladığını, müvekkili şirketin malik sıfatını yitirdiğini, öncelikle bu sebepten dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini,
kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasının gerektiğini bildirerek öncelikle müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizce tarafların gösterdikleri deliller usulüne uygun olarak toplanmış, davacı gerçek kişi hakkında ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılmış, SGK'dan davacıya kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ve rücuya tabi peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, davacının kaza sonrası görmüş olduğu tedavilere ilişkin tüm belge ve grafiler ilgili sağlık kuruluşlarından getirtilerek dosya arasına alınmış, Antalya CBS'ye müzekkere yazılarak ... soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celbedilmiş, dava konusu kazaya karışan araçların ruhsat kayıtları dosya arasına alınmış,
Sigorta Bilgi ve Gözlem merkezi'nden davaya konu aracın kaza tarihi itibari ile sigorta poliçesi bulunup bulunmadığına ilişkin evraklar dosya arasına alınmış, davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilmiş, davalı ... tarafından aracın kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesinin bir suretini dosya arasına sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda.
Davacı tarafından ... tarihinde dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, davacının da yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken dava dışı sürücünün hakimiyeti kaybetmesi sebebiyle devrilmesi sonucu davacının yaralandığı iddiası ile uğradığı manevi zarara ilişkin davalı ... araç sahibi sıfatıyla ve davalı sigorta şirketinin ise kasko poliçesi kapsamında sorumlu oldukları iddiasıyla işbu manevi tazminat davasının açıldığı, davalı sigorta şirketinin ise aracın davalı şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan kasko veya ZMMS poliçesi bulunmadığını, davalı şirketin tanzim ettiği ...
Kasko Sigorta poliçesi mevcut olsa da poliçeye ait ... başlama tarihli zeyil bulunduğunu, poliçedeki zeyilin kaza tarihini kapsadığını, poliçenin iptal olması sebebiyle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği, davalı ..., ise davaya konu müvekkiline ait olan aracın uzun süreli olarak ... na kiraladığını, müvekkili şirketin malik sıfatını yitirdiğini bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözlem Merkezi'nden gelen müzekkere cevabı incelendiğinde kaza tarihi olan ... tarihinde
dava konusu ... plakalı araca ait ... - ... tarihlerini kapsar Trafik Sigortası Poliçesinin(ZMSS) bulunduğu, fakat davacı vekili tarafından davalı şirkete ait ... kasko poliçe numarasıyla poliçesine dayanılarak manevi tazminat talep edildiği, bu doğrultuda ... kayıtlarında dava konusu araca ait ...
Kasko Poliçesi bulunup bulunmadığı incelendiğinde, ... tarihinde kasko poliçesi tanzim edildiği fakat kaza tarihini kapsar zeyilname bulunduğu, ... tarihinde zeyilname düzenlendiği ve ... tarihinde vadesi bitmiş poliçe iptali olarak kayıtlara işlendiği, bir sonraki kasko poliçesinin ... tarihinde tanzim edildiği, işbu davanın konusu olan kaza tarihinde (...) ... plakalı araca ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş kasko poliçesi bulunmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin eldeki davada taraf sıfatınını bulunmadığı anlaşılmış olup;
ilgili davalıya husumet yöneltilemeyeceği nazara alınarak davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte davalı ... Tarafından dosya kapsamına sunulan ve dava konusu ... plakalı aracın ihbar olunan ... na kiralanmasına ilişkin ... tarihli hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde hizmet alımının davalı ...'e ait ... aracın ...-... tarihleri arasında kiralanmasına ilişkin olduğu ve soruşturma aşamasında davacı ve dava dışı sürücünün alınan beyanlarında ihbar olunan ... işlerinde çalıştıklarını ve aracın ... olarak kullanıldığını beyan ettikleri, bu doğrultuda ihbar olunan tarafından dava konusu aracın uzun süreli kiralandığının sabit olduğu, bu hali ile davalı ...'nin ... plakalı aracın işleteni olmadığı anlaşıldığından, aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HMK 124. maddesinde" Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Her ne kadar davacı vekili tarafından ... tarihli dilekçesi ile uzun süreli kiralayan konumunda olan ...'nün HMK m 124/4 uyarınca davalı olarak davaya dahil edilmesini talep etmişse de ... tarihli celsede ... nün taraf ehliyeti bulunmadığından bu talebinin reddine karar verilmiştir akabinde yargılama devam ederken davacı vekili tarafından yeniden ve bu sefer sözleşmede taraf olan ... ne husumet yöneltilmesini talep etmişse de ikinci taraf değişikliği talebinin artık maddi bir hatadan kaynaklanmadığı, araç kiralama sözleşmesinde tarafın açıkça ... olduğunun anlaşıldığı,
buna rağmen yeterli araştırma yapılmayarak taraf ehliyeti bulunmayan ... ne husumetin yöneltildiği, bu durumun açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve davalı tarafından da HMK.'nun 124. maddesi gereğince açıkça taraf değişikliğine rızası olduğuna yönelik bir beyanı bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin reddine karar verilmiş olup davalı ...'nin işleten sıfatının bulunmadığı ve husumet yöneltilemeyeceği nazara alınarak davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/451, K. 2024/701, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama