KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/817 Esas
- Karar no
- 2024/748
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 01/12/2023
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... hizmet alımı işinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketlerin ihale dökümanı gereğince müvekkili ... hizmet verdiğini, davalı şirketin ihale konusu işi ihale dökümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamladığını, davalı şirketlerce işe alınan ve çalıştırılan dava dışı işçi ...'ün ... tarihinde emekliliğe ve de tazminat almaya hak kazandığını, dava dışı işçiye ... ve ... tarihlerinde toplam ...
TL ödeme yapıldığını, davalıların sorumlulukları olan toplam ...
TL ücretin davalılardan rücu etmek zorunluluğunun oluştuğunu, müvekkili ... ihale bedelinin ödenmesinden başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ... ihale konusu bedelleri davalı şirketlere ödemiş olmasına rağmen davalı şirketlerin kendi sorumluluğunda olan dava konusu işçinin emeklilik ile hak kazandığı ödemeleri yapmadığından kendi kurumlarının ödeme yapmak zorunda kaldığını, dava dışı işçinin ... ile ... tarihleri arasında ... de, ... ile ... tarihleri arasında ...'de, ... ile ... tarihleri arasında ... de,
... ile ... tarihleri arasında ... de ve son olarak da ... ile ... tarihleri arasında ... bünyesinde çalıştığını belirterek dava dışı işçiye yapılan toplam ... TL kıdem tazminatı ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dışı işçinin ...-... tarihleri arasında yanlarında çalıştığını, davanın süresi dışında açıldığını, ödeme bedelinin de fazla olduğunu, yapılan ödemenin rücu edilmesinin mümkün olmadığını, davacı ...dan müvekkili şirkete yapılan hakediş ödemelerinin hangi kalemleri kapsadığının sorulması gerektiğini, davacı ile yaptıkları sözleşme hükümlerinde işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna ve davacının rücu hakkı olduğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekillerİ cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın süresi dışında açıldığını, ödeme bedelinin de fazla olduğunu, yapılan ödemenin rücu edilmesinin mümkün olmadığını, davacı ...dan müvekkili şirkete yapılan hakediş ödemelerinin hangi kalemleri kapsadığının sorulması gerektiğini, davacı ile yaptıkları sözleşme hükümlerinde işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna ve davacının rücu hakkı olduğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalılardan tahsili istemine ilişkin rücuen tazminat davası niteliğindedir.
Mahkememizce; tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, davacı vekilince ihale sözleşmeleri ve ekleri ibraz edilmiş, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış, iş hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dosyası içerisinde bulunan belge ve bilgilerin incelenmesi neticesinde dava dışı işçi ...’ün (TC No: ...) ... – ... tarihleri arası 8 Yıl 6 Ay 4 gün (... gün) alt işverenlerde ve davacı ... de çalıştığı, en son almış olduğu aylık giydirilmiş brüt ücretin ... TL, günlük giydirilmiş brüt ücretin ...
TL olarak belirlendiği, davacı ... tarafından davadışı işçi işçi ...’ün ... nolu hesabına ... tarihinde ... TL + ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme yaptığı , davacı ...’ nin davadışı işçi ...’ün davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumluluklarında olan ...
TL kıdem tazminatı tutarlarının rücuen tahsilini talep ettiği, davadışı işçi ...’ün toplam çalışma süresi ... günden davacı ...da çalıştığı ... gün düşülerek ... gün ve davacı tarafından talep edilen kıdem tazminatı tutarı ... TL dikkate alınarak, davalı-alt işverenlerin dönemine isabet eden kıdem tazminatlarının hesaplandığı, davalı alt işverenlerin dava dışı işçiye ödenen tutardan %100 sorumlu olacağı kabul edildiğinde; ...'nin ... TL, ...'nin ...
TL ve ... ile ... ortaklığının ... TL ödemeden sorumlu olacakları kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Davalı şirketlerden oluşan iş ortaklığı ile davacı ... arasında ... İşi'ne ait ..., ..., ..., ... ve ... sayılı sözleşmelerinin imzalandığı, işbu sözleşmeler kapsamında işçi haklarının ödenmesi hususunun yüklenici firmaya ait olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. sayılı ilamı)
Davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş olup, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2018 tarih ve 2016/6752 Esas 2018/7330 Karar sayılı ilamında da; "Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece açıklanan bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" ifadelerine yer verilmiştir.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; davacı tarafça dava dışı işçiye ödemenin ... tarihinde yapıldığı, davanın ise ... tarihinde açıldığı, rücu davaları için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış olmakla zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı asıl işverenin dava dışı işçi ...'ün emekliliği nedeniyle dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı yüklenicilere rücu edebileceği, yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte sorumlu oldukları, dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen ... tarihli bilirkişi raporunda dava dışı ...'ün davalı alt işverenlerin oluşturduğu iş ortaklığında ... gün süreyle çalıştığının, davalıların ...
TL kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olduklarının tespit edildiği anlaşıldığından bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/817, K. 2024/748, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama