KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/100 Esas
- Karar no
- 2024/364
- Dava
- İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/02/2024
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacıların sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın ev sahipleri olduğunu, ... isimli şahısın da oğlu olduğunu, ...'nun evinde kiracı olarak bulunduğunu ve kiralarının zamanında ödediklerini, 2023 Mart ayında icra haklarında icra takibi başlatıldığını, ve kira bedelini senetle tekrardan tahsil ettiklerini, dekontlarda görüleceği üzere kirayı ev sahibinin oğlu ...'nun hesabına yatırdıklarını, bunun sebebinin ise ev sahibi ...'nun kendi hesabının olmamasından dolayı böyle yaptıklarını, senetlerin hepsinin tanzim tarihinin aynı olduğunu, vade tarihlerinin ay ay düzenlendiğini, yani senetlerin kira karşılığı alındığını,
söz konusu senetlerin verilmesine aracılık eden ve emlakçılık yapan kişinin ... olduğunu, senetlerin kira karşılığı olduğuna ve ev sahibine teslim edildiğine ilişkin ... tarafından imzalanan evrakların sunulduğunu bildirerek davanın kabulü ile davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, ödemek zorunda kalınan ...-TL'nin istirdadına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçeğe aykırı, kötü niyetli olduğunu, davacının arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın ve arabuluculuk süreci tamamlanmaksızın açılan davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../...
E. Sayılı icra takibinin dayanağı senetteki imzanın kendilerine ait olduğunu ikrar ettiklerini, ancak senetlerin teminat senedi olduğunu ve davalı ile aralarındaki kira akdinden kaynaklı olarak verildiğini iddia ettiklerini, davacının icra takibine konu senetten kaynaklı müvekkiline para borcu bulunduğunu, icra takibine konu senet teminat niteliğinde olmadığını, davacılar senedin davalıya kira sözleşmesi gereğince teminat amaçlı verdiklerini ileri sürdüğünü,
eldeki davanın niteliği ve senede karşı senetle ispat kuralı gereği davacı tarafların tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini bildirerek davacıların haksız ve davasının öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Davacının Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ödenen ...-TL'nin istirdatına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı,
davacının arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı,
davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/100, K. 2024/364, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama