KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/112 Esas
- Karar no
- 2025/514
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/02/2024
Karar Metni
1.662 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında kurulan ticari ilişkiye istinaden müvekkil tarafından usulüne uygun olarak; ... seri numaralı ... tarihli ve ...-TL bedelli fatura, ... seri numaralı ... tarihli ve ...-TL bedelli fatura, ... seri numaralı ... tarihli ve ...-TL bedelli fatura düzenlendiğini, ilgili faturalar davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını,
dava konusu faturaların davalıya tebliğ edilmesinin ardından yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını ve ödeme yapılmamasına istinaden herhangi bir açıklamada da bulunulmadığını, Müvekkili tarafından davalının bakiye borcunun ödenmesi için iletişime geçilmişse de davalı tarafça iş bu bakiye borç ödenmediğini, dava konusu faturalara ilişkin Antalya Genel İcra Dairesinin .../...
Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra dosyası ile düzenlenen icra/ödeme emri davalı/borçlu tarafa ... tarihinde elektronik olarak tebligata çıkmış olduğunu, davalı tarafça ... tarihinde borca itiraz edildiğini ve iş bu itiraz üzerine ilgili icra dairesi tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafça hiçbir gerekçe gösterilmeden müvekkili tarafından başlatılan icra takibine kötü niyetli ve müvekkilinin tahsilini engellemek amacıyla itiraz edildiğini, davalı taraf bakiye borcun ödendiği hususuna değinilmediğini ve bu hususta da herhangi bir bilgi, belge, dekont ibraz edilmediğini,
mahkeme tarafından davalının ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, söz konusu faturalara süresi içerisinde itiraz edilmediğini, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemeye çalıştığı ve tahsili geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeniyle dosya alacağının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, bu nedenlerle davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesinin .../...
Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, dosya alacağının %40'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu fatura konusu mal veya hizmet tarafımızca alınmadığını, davacı tarafça da bu hususu ispata yarayacak herhangi bir delil sunulmadığını, dava dilekçesi sunulduktan sonra sunulacak delillere de muvafakatleri olmadığını, müvekkili şirketçe davacının kesmiş olduğu faturalara karşılık mal veya hizmet alımı gerçekleşmeyince iade faturası düzenlendiğini, iade faturası davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacı şirket tarafından iade faturalarına da itiraz edilmediğini, ... seri numaralı ... tarihli ve ...
TL bedelli faturaya karşılık; ... tarihinde ... numaralı iade faturası gönderildiğini, ... seri numaralı ... TL bedelli faturaya karşılık; ... tarihinde ... numaralı İade faturası gönderildiğini, ... seri numaralı ... TL bedelli faturaya karşılık; ... tarihinde ... numaralı iade faturası gönderildiğini, davacı tarafça icra takibinde alacak ... tarihli cari hesaba istinaden bakiye borç ... TL dayandırıldığını ancak dava konusu yapılan ... seri numaralı ve ...
TL bedelli faturanın tarihinin ... olduğunu, icra takibinin açıklaması ile dava konusu edilen miktarlar uyumlu olmadığını, davacı dava konusu malları teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini, herhangi bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacı taraf icra takibinde ... tarihine kadar olan cari hesap hareketlerine göre ... TL asıl alacak bedeline dayalı alacak talebinde bulunduğunu, ...
TL bedelli fatura ise ... tarihli olup - ... tarihinde de müvekkili tarafından davacı tarafa iadesi yapılmadığını, ...
TL bedelin davacı tarafça iş bu dava ile talep edilmesi mümkün olmayıp muvafakatleri olmadığını, Davacı taraf belli bir tarihe kadar olan cari hesap ekstresine dayandığını, müvekkili şirketçe davacıdan bu faturalara ilişkin herhangi bir hizmet veya mal alınmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, haksız olarak başlatılan icra takibi dolayısıyla davacının alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; ... takip tarihli ilamsız icra takibinin, alacaklısının ..., borçlunun ... olduğu, ...-TL toplam alacak olduğu, takip konusunun ... tarihli cari hesaba istinaden bakiye borç ... TL olduğunu, borcun ... tarihinde borca itiraz nedeniyle durdurulduğu anlaşılmıştır.
Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
Kayseri ... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla davalı şirket yetkilisi ...'nin yemin ettirilmesi için talimat yazılmış, Kayseri ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Talimat sayılı dosyası bila ikmal kapatılarak iade edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişisi ...'ın ... tarihli raporunda özetle: "
Dava dosyası ile tarafların ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde, Tarafların ticari defterlerine göre, davacının davalı tarafa mal ve hizmet satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişkiye gereğince dava konusu alacağın dayanağı olarak toplam ...-TL. tutarındaki 3 adet faturanın davalı adına borç olarak kayıtlı olduğu, karşılığında aynı tutarda davalı taraftan toplam ...-TL.tutarında 3 adet iade faturası teslim alındığı, dolayısıyla da dava tarihi itibariyle davacının davalı taraftan bir alacağının kalmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişisi ...'ın ... tarihli ek raporunda özetle: "
İş yaşamı da tıpkı diğer yaşam alanlarında olduğu gibi teknolojik ve bilimsel yeniliklerden etkilenmemesi neredeyse olanaksızdır. Toplumsal evrilme süreçlerini Tarım, sanayi ve bilgi toplumu olarak bir düzleme oturtursak, sanayi toplumu dönemi kapanmış ve hali hazırda içinde yaşamakta olduğumuz bilgi toplumu sürecine girmiş ve bu sürecin içinde gelişme ortamında olduğumuzu bilmekteyiz.
Bu bağlamda ticari ilişkiler de neredeyse her evresi elektronik ortamda birbirine bağlanılarak zaman, insan kaynağı, para gibi atıl duruma düşecek fonksiyonları aza indirgemiştir. E-Fatura da bu sistem içerisinde ticari hayatımıza yeni giren bir kavramdır. E-fatura kabul sürecinde özellikle TEMEL FATURA senaryosunda itiraz yolları şimdiki mevzuat hükümlerinde ihtilaflara yol açacak durumda gözükmektedir.
Çünkü karşı taraf bu fatura formatını sistemden red edememekte ve zorunlu olarak kabul etmektedir. Bunu ancak iade faturası keserek düzeltebilmekte, ya da geliştirdiği bir ara programla ticari bir bağı yoksa zaten kabul imkanı tanımamaktadır. Gerek V.U.K. nu gerek se TTK nın 18/3.ve 1525/1 maddelerinde faturaya itiraz yolları ... (...) ile de yapılıyor olabilmesi e-fatura da ki TEMEL FATURA senaryosuna açıkça derç edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu olan E–Faturanın elektronik ortamda davalı şirkete gönderilmiş ve davalı şirket de mevcut uygulamalara göre bu e-faturalara itiraz etme imkanı bulunmadığından itiraz etme şansı bulunmamaktadır.
Davalı şirketin teslim aldığı faturalar karşılığında davacı adına iade faturaları düzenlediği, bu iade faturalarının; ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli fatura karşılığında düzenlediği ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli iade faturasını yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içinde düzenlediği, ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli ve ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli faturalar karşılığında düzenlediği ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli ve ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli iade faturasını yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içinde düzenlemediği tespit edilmiştir.
Ancak davacı taraf davalı tarafın düzenlediği iade faturalarını teslim alarak ticari defterlerine davalı adına alacak olarak kayıt etmiş ve dava/dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar bedellerini kapatmıştır.
Davacı tarafından kabul edilip ticari defterlerinde davacı adına alacak olarak kaydedilen iade e- faturalara karşı itiraz ettiği ve kabul etmediği ile ilgili ve yine iade faturası düzenlediği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği görülmüştür.
Bu durumda, dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturalar muhteviyatındaki mal ve hizmetlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin tespiti için, olay yerinde yapılacak bir keşif ile tespitinin yapılmasının yerinde olacağı kanaatindeyim. " şeklinde rapor edilmiştir.
Davalı Şirket Yetkilisi ...'nin ... tarihli duruşmadaki yemin beyanında: "... tarafından şirketimize kesilen ..., ... ve ... tarihli faturalara konu hizmetlerin hiçbiri fiilen tarafımıza sunulmamıştır. teslim belgelerinde imzası bulunan ... isimli kişi şirketimizin çalışanı değildir. bu hizmetlerin varlığından haberdar değiliz. namusum, şerefim ve kutsal bildiğim tüm değerler üzerine yemin ederim." demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli faturalara dayanılarak davacı tarafın davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... E sayılı dosyasıyla girişilen ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine yöneliktir.
6100 sayılı H.M.K.md.222'de;
" Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" denilmiştir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarından tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, icra takibine konu faturaların davalı tarafından faturalara ilişkin davalı tarafından iade faturaları düzenlendiği ve düzenlenen iade faturalarının davacı tarafça kabul edilerek ticari defterlerine kaydettiği anlaşılmıştır.
Ve böylelikle davacının alacağını ticari defterlerine göre ispatlayamaması üzerine davacı taraf yemin deliline başvurmuş ve davalı taraf ise yemini eda etmiştir.
Ayrıca davacı vekilinin, ... isimli kişi tarafından iki adet faturanın imzalı olarak alındığı iddiasına ilişkin olarak ise; davalının düzenlemiş olduğu iade faturaları davacının ticari defterlerine kaydetmesi ve ... isimli şahsın davalı şirketin temsilcisi olmadığının Ticaret Sicil Gazetesi'nden anlaşılması nedeniyle, ayrıca bir araştırma yapılmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmiş, icra takibinde bulunurken davacının kötü niyetle hareket ettiği değerlendirilmediğinden davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/112, K. 2025/514, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama