KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/825 Esas
- Karar no
- 2025/933
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin macun, boya, zımpara, yat boyası gibi muhtelif ürünlerin satış ve pazarlaması ile uğraştığını, davalı borçlu ile mevcut olan ticari ilişki kapsamında satılan bir kısım ürünlerin bedellerinin ödenmediğini, söz konusu bedelintahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksızve kötü niyetli itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağının likit olduğunu, bu nedenlerle davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın anapara olan ...
TL için iptali ile takibin devamını, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin ve arabuluculuk sürceinde vekkiliğik nedeniyle arabuluculuk yasal vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Davacının müvekkili aleyhinde açmış bulunduğu iş bu davayı ve dava dilekçesinde sıralanan asılsız iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini, iş bu davanın reddinin gerektiğini, söz konusu davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, borç ilişkisi hakkında müvekkili şirketin davacının idiia ettiği gibi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu borcun bir kısmının nakit bir kısmının müvekkilinin kart bir kısmının da müşteri kartları ile ödendiğini, müvekkilinin advacıya borcunun kalmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu,
aynı alacağa ilişkin ikinci kez tahsilat yapmaya çalıştığını, bunun da haksız kazanç elde etme çabası veya sebepsiz zenginleşme arzusu içinde olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın talep ettiği faiz oranının da çok yüksek olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaklardan yoksun davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, dava mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; faturadan kaynaklanan cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... ... Şirketi tarafından davalı borçlu ... ... Şirketi aleyhine ...-TL toplam alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ... tarihinde borcun tamamına, işlemiş işleyecek faize, borcun sebebine, faturaya, faiz oranına, icra giderine, takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesince görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defter ve belgeleri incelenerek hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle. "Her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden Sayın - ... - Mahkemeye ait olmak üzere. 1. Davacının incelenen 2023,2024 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222.
Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, 2. Davacı Ticari defter kayıtlarına göre Davalı ... ... ŞTİ. İcra takip tarihi itibari ile ... TL borçlu olduğu, 3. Davacı Ticari defter kayıtlarına göre Davalı ... ... ŞTİ ‘nin ... tarihinde ... TL POS Kredi Kartı ödemesi yaptığı Mahkeme Tarihi itibari ile DAVALININ ...
TL BORÇLU olduğu 4. Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından sunulan Davacı ve Davalının Alım Satım Analizinde belge ve tutarlarda herhangi bir farklılık bulunmadığı, 5. Borçlunun icra takip talebinden önce temerrütte düştüğüne dair dosyada herhangi bilgi ve belge bulunmadığı 6. Davalının Davacının düzenlediği faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosya içerisinde bilgi ve belge bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafından dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini defter inceleme günü mahkememize ibraz etmediği anlaşılmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 esas 2017/261 karar sayılı içtihadında da açıklandığı şekilde, ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacağı belirtilmektedir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda.
Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı cari hasaba dayalı icra takibinin davalının borca itirazı ile durduğu, davacı tarafça davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın icra dosyasında borçlu olmadıklarından bahisle asıl borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı tarafın dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgeleri üzerinde talimat yolu ile yapılan inceleme sonucunda düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin icra takip tarihi itibari ile ...-TL borçlu olduğu,
davalı şirket tarafından ... tarihinde ...
TL POS Kredi Kartı ödemesi yapıldığı, dava tarihi itibari ile davalının ...-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, defter ibrazından kaçınan davalı karşısında davacının defterlerinin kesin delil niteliğinde olduğu, davacı tarafın icra takip dosyasında işlemiş faiz talebinde bulunduğu fakat işlemiş faiz talebini işbu yargılamaya konu etmediği, sonuç olarak davalı şirketin icra takip tarihi itibari ile ...-TL borçlu olduğu fakat dava tarihinden önce ödenen ...-TL'lik kısım yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı,
bakiye ...-TL yönünden ise itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../...
Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin ...-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, icra takibinden sonra, davadan önce yapılan ...-TL'lik ödeme yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine, dava konusu alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/825, K. 2025/933, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama