KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/106 Esas
- Karar no
- 2025/443
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/02/2025
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirket bünyesinde bulunan makine tamir ve parça değişim işlemi yapıldığını, davacı şirketin davalı şirkette ... somun değişim ve montaj, ... mil doğrultma, ... asansör direk düzeltme işlemi yaptığını ve bunlarında yanında parça değişim hizmeti de yaptığını, yapılan işlem sonrasında 2 adet fatura düzenlendiğini, davalı şirket tarafından sadece ... somon bedeli içerikli fatura ödendiğini, davaya konu fatura bedelinin ödenmediğini,
icra takibine konu faturanın davalı şirkete gönderildikten sonra müvekkili şirketin ne davalı şirket yetkililerine bir sura ulaşabilmiş ne de davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından fatura bedeli ödenmemekle kalmadığını, hiçbir gerekçe göstermeksizin davaya konu faturaya ilişkin iade faturası kesildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafında iade faturasına ilişkin gerekli itirazlar yapıldığını, davalı şirketle yapılan sözlü ve ... yazışmaları uyarınca bir çok kez müvekkili şirkete ödeme yapılacağı söylenmişse de hiçbir ödeme yapılmadığını,
halbuki yapılan işlemlerin bizzat davalı şirket tarafından müvekkili şirketten istendiğini, davalı şirket tarafından fatura bedeli ödenmediğini ve yapılan icra takibine itiraz ettiğini, taraflar arasında ticari ilişkiye yönelik herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğunu, fakat davalı tarafın ısrarla ve hiçbir haklı gerekçe ileri sürmeksizin bakiye borcunu ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ettiğini, davalı şirket icra takip dosyasına sunulan faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalı itirazında müvekkili şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle borca, yetkiye,
faizine ve tüm ferilerine itiraz ettiğini bildirerek borçlu tarafından icra takibine yaptığı haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün nezdinde başlatılan takipte icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğini, ...
İcra Müdürlüğünün ... tarihli karar tensip tutanağı ile icra mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere takibin borç ve yetki yönünden durdurulmasına karar verildiğini, davacı vekilince yetki itirazının kaldırılmasına yönelik icra mahkemesine dava açılmadığını, müvekkili şirket tarafından mermer makinesindeki arızanın yapımına yönelik ücrete dair davacı şirketten teklif istendiğini, malzeme teklif talep formunda yer alan yapılması önerilen işlemler nedeniyle davacı taraftan KDV dahil alınan fiyatların değerlendirildiğini ve ... somon bedeli haricindeki fiyatların fahiş bulunduğundan ötürü hizmet alınmaktan vazgeçildiğini,
makinedeki arızaların şahıs şirketi olan ... ... tarafından giderildiğini, alınan hizmete dair ... tarihli fatura düzenlendiğini, davacı tarafından mermer makinesindeki arızanın giderilmesine yönelik hizmet alınmadığını, davacı şirketten alınmayan hizmete yönelik ısrarlı fatura kesilmesini kabul edilmeyerek faturaya karşı ... tarihli iade faturası kesildiğini,
takibe konulan asıl alacağı kabul etmemekle birlikte itirazın iptaline konu icra takibinde geçmiş gün faizi talep edildiğini ancak faizin türü ile hangi orandan ve hangi tarihten itibaren işletilmeye başlatıldığına dair açıklama getirilmediğinden bu haliyle denetime elverişsiz olduğunu, fatura alacağından kaynaklı yargılamanın temelini oluşturan icra takibinde faturaların içerikli ve masraf kalemleri dikkate alındığında borcun doğup doğmadığı, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı,
borç doğmuş olsa bile iddia edildiği miktarda olup olmadığı konusunda belirsizlik söz konusu olduğu ve bu sebeple alacağın likit olmadığı aşikar olduğunu, davalı müvekkilin borçlunun haksızlığı net bir şekilde ortaya konulamadığını bildirerek davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun, hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı açtığı itirazın iptali davasının ve icra inkar tazminatının reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durması nedeniyle açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ...-TL faturadan kaynaklı alacak ile ...-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili istemiyle açılan icra takibine karşı borçlu tarafından ... tarihli dilekçesi ile icra takibine, yetkiye, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiklerini ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı yan icra takibine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğundan öncelikle eldeki davada dava şartına ilişkin bu itirazın incelenmesi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki; bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Somut olayda, davacının ikametgah adresinin .../..., davalı yanın ise; ... olduğu, taraflar arasında doğrudan bir sözleşme olmadığı, TBK'nın 89. maddesinin sadece karz akitleri bakımından uygulanabileceği, HMK 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesinin davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri olan ... İcra Dairesi olduğu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸(e-imzalı) Hakim ... · ¸(e-imzalı)
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/106, K. 2025/443, 11 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama