KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2025
- Esas no
- 2025/224 Esas
- Karar no
- 2025/212
- Dava
- Kişilik Haklarına Saldırı İddiasıyla Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 19/03/2025
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kişilik Haklarına Saldırı İddiasıyla Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; kendisinin ...'nde %49 hisseye sahip ortağı olduğunu, davalı ..., %49 hisseye sahip olup şirket müdürü sıfatıyla imza ve yönetim yetkisine sahip olduğunu, davalı ... ise %2 hisseye sahip ortak olup, müdür sıfatıyla imza yetkisine haiz olduğunu, şirketin ... tarihinde, davalıların başlangıç sermaye katkıları ve benim işgücüm ile uzmanlığım sayesinde kurulmuş;
şirket üçüncü ayından itibaren nakit akışı sağlayarak yatırımlar şirket hesapları ile karşılandığını, şirket uluslararası yolcu gemilerine ... temini faaliyetini (...) sürdürdüğünü, ancak şirketin tüm kazançları, kuruluşundan sonraki ilk üç ayın ardından kendi işgücü ile sağlandığını, buna rağmen, son üç yıldır gelirler davalı ... tarafından tek yetkili olarak tahsil edilmiş ve şirketin resmi banka hesabından şahsi harcamalar, özel işler ve asgari şirket giderleri için kullanıldığını, davalı ..., şirketin sözleşmeli ortağı ... ile etik dışı pazarlıklar yaparak beni yönetimden dışlamış;
bu tutum, sözleşmenin haksız feshiyle sonuçlanmış ve şirket ciddi iş kaybına uğradığını, davalı ...'un bu feshi karşısında hukuki adım atmayarak şirketin dava hakkından feragat etmesine neden olduğunu, ayrıca onlarca adayında mağdur olması ile mağdıurların şirkete tazminat davası açması haklarına sebep olduğunu, şirketin her personel adayından ... - ...
TL gelir elde ederken (Adaylardan ücret alınmamaktadır ve gelir yabancı ortaklarımızdandır), davalının kötü yönetimi nedeniyle ... dolarlık kayıp yaşanmış şirket adına ve ayrıca seçilen adayların belge ve işgücü kayıpları(yaklaşık ...
TL + ve üstü) kariyerleri ve umutların heba olduğunu, davalının, %49 hissesinin değersiz olduğunu iddia ederek, “Sokaktan aldım, iş-aş verdim" şeklinde aşağılayıcı bir üslup benimsediğini, bu söylemlerini ortak çevremizde tekrarlayarak bana sistematik baskı uygulamış ve kişilik haklarını ihlal ettiğini, (TBK m. 49).
Halbuki davalı çalıştığı işletmeye bir çok kez gelerek işi kurmasını kendisinin teklif ettiğini, üç yabancı dil 34 yıllık Turizm içinde Hotel ve Yolcu Gemisinde Genel Müdürlükleri 10 yıl yurtdışı iş tecrübesi ve insan kaynakları şirketi sahipliği yetenekleri ile tek başına çalışarak, kurulumdan kazanıma kadar süreci sağladığını, uyuşturucu, alkol, sigara, kumar alışkanlığının olmadığını, bu nedenlerle kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat talep ve dava etmiştir.
Davacının Genel Kurulun toplanması talebinin tefrik edilerek mahkememizin .../... esas sırasına, yine davacının Ortaklıktan Çıkma ve Maddi Tazminat taleplerinin tefrik edilerek mahkememizin .../... esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup 4. maddede hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalar da mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığını her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu ve ayrıca davacının, davalılar hakkındaki TMK'nın 25.maddesine dayanan kişilik haklarına saldırı niteliğindeki talebinin olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/224, K. 2025/212, 21 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama