KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/366 Esas
- Karar no
- 2025/774
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/05/2025
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;... plakalı aracın ...- ... tarihleri arasında dava dışı ...'ya kiralandığını, müvekkiline ait aracın dava dışı ... tasarrufunda iken ... tarihinde ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen zararlar nedeniyle davalı ile bir çok kez iletişime geçildiğini, davalının müvekkilinin hasarını ödemekten imtina ettiğini, kazanın davalının müvekkiline ait park halindeki aracına çarpması nedeniyle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin aracında oluşan hasarın tamiri için ...
TL onarım bedeli ödediğini, davaya konu kaza sebebiyle müvekkile ait araçta meydana gelen belirsiz alacak olarak ikame edilmiş ... TL değer kaybının, belirsiz alacak olarak ikame edilmiş ... TL araç mahrumiyet bedelinin ve ...
TL hasar bedelinin ... tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilin daha fazla mağdur edilmesini engellemek ve dava sonunda verilecek kararın yerine getirilebilmesi amacıyla dava değeri tutarında davalının alacak, menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyaten haciz konulmasını, davanın kabulü ile belirsiz alacak olarak açılan ileride arttırmak kaydı ile ...-TL değer kaybı tazminatı, belirsiz alacak olarak açılan ve ileride arttırmak kaydı ile ...
TL araç mahrumiyet tazminatı ve hasar bedeli olarak ... TL'nin ... tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;... tarihinde ... plakalı elektrikli bisikletini kiraya verdmiş olduğu şahsın davaya konu olan maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, öğrendikten sonra ...
Polis Merkezi Amirliği'ne giderek yaşanan durumu olduğu gibi anlattığını, akabinde ... plakalı araç olduğu ve ... isimli şirketten kiralandığı tespit edildiğini, emniyete gitmesi sonucunda davacı tarafın aracını kiraya verdiği şahıs ...'nun olaydan haberinin böylelikle olduğunu, davacının iletişime geçilmediğini belirtse de bizzat kendisinin iletişime geçerek,
zararlarını gidermek istediğini defalarca belirtmesine rağmen kendilerinin sürekli farklı rakamlar talep ederek tutarsızlıklarını devam ettirerek anlaşma yoluna varamadıklarını, davacıya ait aracın park kurallarına uygun bir şekilde park edilmediği ve park edilmeyecek bir alana park edildiğini düşündüğünü, bahse konu kazanın ... tarihinde yaşandığını, onarımının da neredeyse 7 ay sonraya bırakıldığını, bunun gerekçesinin ise kiralama faaliyetlerinin durağanlaşmasının beklenmesi olduğunu,
davacı tarafın sunmuş olduğu ... tarihli onarım faturasında verilen hizmetin neler olduğunun açıkça belirtilmemesinin bu davanın kötü niyetli olarak yöneltildiğinin açık bir kanıtı olduğunu, davacının onarım bedeline ilişkin taleplerinin reddini talep ettiklerini, davacının aracında yalnıza çizikler olduğunu, başkaca bir hasarının bulunmadığını, basit müdahalelerle giderilebilecek nitelikli hasarlar olduğunu, uzun zaman alan bir tamirat süresi gerektirmediğini, bu nedenlerle yapmış olduğu açıklamalar dikkate alınarak haksız ve kötü niyet ile ikame edilen iş bu davanın reddini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın; davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasından dolayı davacıya ait araçta oluştuğu iddia olunan değer kaybı, hasar tazminatı ve araç mahrumiyet tazminatının davalıdan tahsili talebine ilişkin tazminat davası olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan değer kaybı, hasar tazminatı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat davası olduğu, somut uyuşmazlıkta mutlak ticari davaya sebebiyet veren bir hususun olmaması, davanın yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin dava olmaması, davanın haksız fiilden kaynaklanan değer kaybı, hasar tazminatı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin alacağının davalıdan tahsiline yönelik tazminat davası olduğu, sigorta sözleşmesi unsurunu barındırmadığı,
dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalı yanın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve işletmesinin esnaf boyutunda olduğu, kazancının esnaf sınırını aşmadığı, davacı taraf tacir olsa dahi davalı yanın tacir olmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/366, K. 2025/774, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama