KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/496 Esas
- Karar no
- 2025/555
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2025
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davalı taraftan ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ... tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı araç yine ...
Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı, ... tarihli araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracın satın aldığını bunlara ilişkin ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ...-TL bedelli senet ve ... düzenleme tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelil senet tanzim edilerek davalıya verildiğini, söz konusu bononun tanzim tarihi ile müvekkilinin noter araç satış sözleşmesi yanı tarih olmasına rağmen talep edilen bono ile noter sözleşmesinde belirtilen bonoların vade ve miktarlarının uyuşmadığını, müvekkili tarafından söz konusu araç satışına ilişkin dava konusu senedin hiçbir şekilde verilmediğini,
davaya konu bononun üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili davalıya karşı maddi anlamda takibe dayalı senedi vermediğinden herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin talefisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağını, müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi adına öncelikli olarak teminatsız şekilde ihtiyaten durdurma kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ...-TL bedelli bono yönünden öncelikli olarak teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise teminat ile tedbiren durdurulmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
davanın kabulüne, davacı müvekkilinin ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ...-TL bedelli bono yönünden davalı yana borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesinde özetle ; " Eldeki dava kapsamında menfi tespit istemine konu bono ile ilgili imza itirazı da mevcut olduğunu, dava dilekçesinde belirttikleri haliyle davaya konu olduğu üzere de icra takibinde bulunan bonodaki imzalar müvekkiline ait olmadığını, imza inkarı içeren menfi tespit istemleri açısından zorunlu arabuluculuk müessesesi olmadığını" beyan etmiştir.
Dava ; ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ...-TL bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine yöneliktir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmayıp , arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/496, K. 2025/555, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama