KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/50 Esas
- Karar no
- 2025/386
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/01/2025
Karar Metni
850 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Mahallesi ...
Sokak No:.. ..., ... adresinde bulunan ve ticari amaçla yapımı devam eden bir inşaat projesi için mutfak, oda kapıları, lavabo dolapları, vestiyer ve çeşitli mobilya işlerinin yapımı için sözlü anlaşma yaptıklarını, anlaşma gereği tüm malzemelerin müvekkil tarafından karşılanmak koşuluyla 2 işçilik yevmiyesi karşılığında, edimlerini 2 ay içerisinde eksiksiz teslim etmeyi taahhüt ettiğini, sözleşmeye dayanarak müvekkili tarafından davalı tarafa ait ... hesabına ... tarihinde ... aracılığıyla "... ...-ada ... parsel inşaat mobilya işleri bedeli" açıklaması ile ...
TL ödeme yapıldığını, aradan 15 ay geçmesine rağmen davalı tarafın, taahhüt ettiği işleri eksik ve hatalı olarak yerine getirdiğini, sonrasında davalının ... tarihinde müvekkili adına ... TL tutarında bir fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturaya Antalya ... Noterliği kanalıyla ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edilerek iptal edildiğini, davalının sözleşme gereği yerine getirmediği eksikliklerin tespiti amacıyla Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../...
Değişik iş sayılı dosyasında ... tarihinde tespit yaptırıldığını ve ... karar tarihli Değişik İş dosyasının bilirkişi raporu sonucunda davalı tarafın eksik ve hatalı işler yaptığı, bazı işleri ise hiç yerine getirmediğinin belirlendiğini, ... tarihli bilirkişi ek raporuna göre, müvekkilin davalıdan ... TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, dosyada tespit edilen eksikliklerle fazla ödenen ...
TL’nin, ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında davacının iddia ettiği gibi bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen bir sözleşmenin mevcut olmadığını, sözleşmenin tespit davasında da sunulmadığını, var olduğunu iddia ettiği sözleşmenin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının sözleşme gereği yerine getirdiği işlemler karşılığında ... tarihli ... TL'lik fatura düzenlendiğini, davacının faturaya dayalı alacağın ...
TL'lik alacaklarının ödendiğini, müvekkilinin faturadan kaynaklı ... TL'lik bakiye alacağının bulunduğunu, davacı müvekkilinin eksik bırakıldığını iddia ettiği işlerin bilirkişi incelemesi ile tespitinin yapılması gerektiğini, davacının davasını soyut nitelikteki delillerle ispat etmemiş olması sebebiyle davanın reddini. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava; davalı tarafından yapılan eksik ve ayıplı işler nedeniyle davacının uğradığı zararın davalıdan tahsili talepli alacak davası olduğu anlaşıldı.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; dava eksik ve ayıplı işler nedeniyle davacının uğradığı zararın davalıdan tahsili talepli alacak davası olup, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacı yanın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve işletmesinin esnaf boyutunda olduğu, kazancının esnaf sınırını aşmadığı, davalı taraf tacir olsa dahi davacı yanın tacir olmadığı,
yine bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2025/386, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama