KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/792 Esas
- Karar no
- 2026/159
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2025
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan usulsüz itiraz üzerine Müvekkili öncelikle ... tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvurmuş olup bu başvuru .../...
Arabuluculuk Dosya numarası ile yapılan müzakereler neticesinde ... tarihinde ANLAŞMAMA olarak tutanak altına alındığını, davalı tarafından İcra Müdürlüğüne yapılmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından ... tarihli ... nolu fatura davalı/borçlu namına düzenlendiğini, kendisine ait Vergi Dairesi ve Kimlik bilgileri dava dilekçesi ekinde de görüleceği üzere davalıya ait işyerinde çalışan abisi ... ... tarafından müvekkili ile paylaşılmış olup;
ürünler teslim alınmış ancak ödemeleri iletilen firmaya ait hesaba bu zamana kadar yapılmadığını, ürünlerin teslim edildiği faturanın açıklama kısmında belirtildiğini, ürünler KDV dahil ...
TL 'ye davalı/borçluya fatura edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak şartıyla, davamızın KABULÜNE, İtirazın İPTALİNE ve TAKİBİN DEVAMINA, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TTK Md. 1463 ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşu Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca esnaf olduğunu, müvekkilinin bir tacir olmadığını, TTK Md. 4 uyarınca davanın ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmeli ve her iki taraf tacir olması gerektiğini, uyuşmazlık konusunun ticari nitelikte olması veya ticari iş sebebiyle diğer taraf için ticari sayılması ticari dava olması için yeterli olmayacağını, TTK ve aşağıda sunulan emsal karar uyarınca işbu davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli değil olmadığını davanın görev yönünden usulden reddini talep etmiştir.
Mahkememizce Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyası, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2025 yılına ait BA/BS formları celbedilmiş incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın itirazın iptali davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı,
dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Katip ... · ¸ e-imzalıdır Hakim ... · ¸ e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/792, K. 2026/159, 20 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama