KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Asıl Davada Birleşen Davada
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2019
- Esas no
- 2016/710
- Karar no
- 2019/619
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/10/2016-05/12/2017
Karar Metni
1.541 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Noter Satış Sözleşmesi ile ... tarihinde ... plakalı ... tipi ... aldığını, aracın trafik muayenesi için gidildiğinde , koltuk sayısı farkı, üst yapı değişikliği, vs hususlarda gerekli şartları taşımadığı gerekçesiyle muayeneye uygun olmadığının belirtildiğini, bunun üzerine aracın üretici ve satıcı davalı şirkete götürüldüğünü, davalı şirketin hiçbir açıklama yapmadan hatasını kabul ederek hatayı düzelteceklerini beyanla aracı aldığını, araçtaki eksikliklerin bugüne kadar giderilmediğini, davacının ... tarihine kadar bekletildiğini,
davacıya hiçbir yazılı cevap verilmediğini, söz konusu aracın trafikte kullanılma ihtimalinin kalmadığından bahisle, aracın rayiç bedeli olan ... TL'nin ve davacı şirketin araçsız kaldığı dönemde araç kiralamak zorunda kalması nedeniyle ... TL araç kiralama bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının ... markası ile üretilmiş aracı ... isimli şahıstan aldığını, davalının üretici veya satıcı sıfatı bulunmadığından davanın husumet dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği eksikliklerin ... model aracın ... yılında muayenesi sırasında ortaya çıktığını, dava konusu aracın önceki muayenelerinde araç özelliklerinde herhangi bir sorunun tespit edilip edilmediğinin irdelenmesi gerektiğini,
davacının sunmuş olduğu araç muayene raporundan da görüleceği üzere ağır kusur olarak tespit edilen hususların herhangi bir oto sanayide bizzat araç sahibi tarafından da gerçekleştirilebilecek hususlar olduğunu, koltuk sayısının farklılığı, ilk yardım çantası yokluğu, camlarda filtre olmaması ve lastiklerde çatlaklar olması gibi hususların üretici firma ile ilişkisinin dahi anlaşılamadığını, ayrıca işbu davanın müvekkili şirkete karşı sehven açıldığı kanaatinde olduklarını, zira dava konusu araç ile herhangi bir münasebetlerinin olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı birleşen davada davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; yetkili servis olan ...'ye Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dava açıldığını, davacının noter satış sözleşmesi ile ... tarihinde ... plakalı ...- ... ... tipi ... satın aldığını, söz konusu aracın tarfik muayenesi bitince aracın muayenesi için gidildiğinde , koltuk sayısı farkı, üst yapı değişikliği, vs hususlarda gerekli şartları taşımadığı gerekçesiyle muayeneye uygun olmadığının belirtildiği,
bunun üzerine aracın üretici ve satıcı firma olan davalı şirkete götürüldüğünü, davalı şirketin hatasını kabul ettiğini ve aracı aldığını, ancak bugüne kadar araçtaki eksiklikleri gidermediğini, aracın ... ... ... na çekildiğini, şirketin araç ihtiyacı için ... şirketinden araç kiralandığını, faturanın ekte sunulduğunu, aracın rayiç bedeli olan ... TL'si ve ... TL kira bedeli tutarında davacının zararı olduğunu beyanla bu tazminat kalemlerinin tahsili için Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında açılan dava ile bu dava dosyasının birleştirilmesi ile yukarıda belirtilen araç bedeli ve kira bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dava dosyasında davalı ... vekili dilekçe ve duruşmadaki beyanlarında; davalı ... hakkında açılan davanın reddini istemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Makine mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen ilk bilirkişi raporunda özetle "...Dava konusu ... plaka nolu aracın olay tarihi itibari ile piyasa rayiç değerinin ... TL olduğu, davacı tarafın 153 gün araç kiralama zorunda kalması nedeni ile talep edebileceği tazminat miktarının (araç kiralamaktan kaynaklanan zarar) ... TL (KDVdahil ) olduğu ..." kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dosyası İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek re'sen seçilecek İTÜ Motor Kürsüsünde görevli makine mühendisi bilirkişi ile 1 hukukçu bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile davacı şirketin aracındaki ayıpların gizli ayıp olup olmadığı, gizli ayıp ise davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise davacı tarafın talep edebileceği alacak miktarı konusunda rapor aldırılmış, bilirkişi ... tarafından sunulan ... tarihli raporunda özetle;
"...Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi ... üretimden kaynaklanan nedenlere dayalı bir ağır kusur halinin mevcut olmadığı ve bu nedenle aracın trafiğe çıkamamasından dolayı aracın üreticisinin kusurlu bulunmasının mümkün olmadığı, davacının aracın üreticisinden, ithalatçısından, satıcısından veya bayisinden talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı" kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava konusu ... plakalı aracın motor ve şasi numaraları belirtilmek suretiyle trafiğe çıkış tarihinden dava tarihine kadarki araç muayenelerine ilişkin kayıt ve belgelerin gönderilmesi için ... na müzekkere yazılmış, gelen kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce Dava konusu ... plakalı aracın başında ... tarihinde makine mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif yapılmış, keşif sonucu bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "... ... plakalı kamyonetin incelenmesinde; ... tarihinde ve ... tarihinde olmak üzere 2 kez aracın ... tarafından yapılan fenni muayene kontrolünde, ağır kusurlu olması nedeniyle ağır kusurlu-muayene onaylanmadı diye belirtildiği ve ağır kusur için nedenleri kalem kalem belirtmiş ve tarafımdan da yukarıda gösterilmiştir.
Aracın şasi nosuna ait bilgiler fotoğraflanarak aşağıda gösterilmiş ve yukarıda da raporda belirtilmiştir. Aracın ağırlığına ait trafik tescil belgesinde yazılan ... kg yazısı ile aracın fabrikada imal edildikten sonra sağ kapı direğine yapıştırılan etiket değerlerinde belirtilen ... kg ağırlığında olduğu belirtilen etiketin fotoğrafları çekilerek aşağıda fotoğraflarda gösterilmiş ve yukarıdaki inceleme kısmında da yazılmıştır" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinden sonra dosya önceden rapor tanzim eden bilirkişininde içinde bulunduğu 3 kişilik İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden dava konusu araçta bulunduğu ileri sürülen ayıbın aracın trafiğe çıkışını engeller nitelikte olup olmadığı, söz konusu ayıbın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında rapor tanzimi için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, bilirkişiler ..., ..., ... tarafından ... tarihli heyet raporunda özetle;
"...Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi ... üretimden kaynaklanan nedenlere dayalı bir ağır kusur halinin mevcut olmadığı ve bu nedenle aracın trafiğe çıkamamasından dolayı aracın üreticisinin kusurlu bulunmasının mümkün olmadığı, davacının aracın üreticisinden, ithalatçısından, satıcısından veya bayisinden talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı" kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı araçtaki ayıp nedeniyle araç bedeli ile aracın trafiğe çıkamaması sebebiyle araç mahrumiyetine ilişkin tazminatın satıcı ve üretici firmadan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Buna göre uyuşmazlığın; öncelikle satılıp teslim edilen ... km aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, ayıp varsa niteliği ile üretci ve satıcı firmanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
6102 Sayılı TTK. 23. maddesinde; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkanı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.
b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
6098 Sayılı TBK. 223. Maddesinde de; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesi mevcuttur.
Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafça araçtaki koltuk sayısı farkı, üst yapı değişikliği, vs hususlarda aracın üretimden kaynaklanan gizli ayıp bulunduğu ve bu gizli ayıp nedeniyle aracın trafiğe çıkamadığı gerekçesiyle araç bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemiyle dava açılmış ise de, alınan bilirkişi raporlarında ve ... tarafından gelen kayıtlarda aracın ilk trafiğe çıkış tarihinden ... yılına kadar muayenelerinin yapıldığı, bu dönemde araçta bir eksikliğin olmadığı,
sonradan araç üzerinde yapılan değişikliklerin aracın üretim aşamasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olmadığı, dolayısıyla davalı ve birleşen dava dosyasındaki davalının sorumluluklarının bulunmadığı görülmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸E- İmzalı Hakim ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/710, K. 2019/619, 7 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama