KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
- Esas no
- 2017/699 Esas
- Karar no
- 2019/805
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/11/2017
Karar Metni
1.220 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... numaralı abonelikle internet hizmeti verdiğini, davalının borcunu ödemediğini, sözleşmesini fesih ettiklerini ve ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../...
E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçtiklerini, borçlunun süresi içinde itirazı ile takibin durduğunu, abonelik sözleşmesi bulunmadığım dayanarak göstererek borcu kabul etmediğini bildirdiğini; davalının ... tarihinde davaya konu internet hattına ilişkin olarak sözleşme imzalandığını, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcun dayanağı abonelik kayıtları ve abonelik süresince tahakkuk eden ücret kurum kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazının reddi ve davanın kabulü gerektiği,
haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... fatura alacağı ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığını davalı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür.
...'dan taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve faturalar celbedilmiştir.
SMMM Bilirkişi ...'ün ... tarihli raporunda özetle. "Taraflar arasında ... Hizmet alım sözleşmesi kurulduğu, Davacının .../... dönemine yansıttığı faturanın ... TL olduğu ödenmediği, Davacının Cayma Bedeli adı altında ödeme talep ettiği, bunun ispatına yönelik dosyada bir taahhüt görülmediği, Davalının 2006 yılından başlayarak ...
İnternet hizmet alım sözleşmesi imzaladığı ve ... tarihinde hizmet iptali yapıldığı, 60 günlük son iki fatura döneminde de internet hizmeti almadığı ve internet hizmetinin yansıtılmadığı (... nedeniyle iptal edildiği ) davacının faturada yansıtılan ... TL cayma bedelini ispatlaması halinde veya bilişim uzmanı bilirkişiden incelenmesi halinde hak kazanabileceği, kazanamayacağı anlaşılabileceği, davacının faturayı ve içeriğini ispatı halinde ...
TL asıl alacaklı olduğu, ispatlanamaması halinde ... TL alacaklı olduğu, davacının asıl alacağının sayın mahkemenizce ... TL olması kararı verilmesi halinde ... TL faiz talep edebileceği, asıl alacağının ... TL olması halinde ... Krş faiz talep edebileceğini" belirtmiştir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir.
İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı).
Davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayrimenkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun veya Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kaldığının tespit edilmesi halinde, mahkemece; esas (asıl talep) hakkında "Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir.
Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir.
Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 tarih, 2009/18-421E.
2009/526K. sayılı kararında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2013 tarih 2012/15553E.
2013/1371K. sayılı kararında; "...Mahkemece davanın açılmasından sonra davalı yanca icra dosyasına ödeme yapıldığı, borcun tamamen kapatıldığı, davanın bu nedenle konusuz kaldığı, icra inkar tazminatı talebinin şartları bulunmadığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına yöneliktir. Davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır. Dava konusu alacak, hizmet ilişkisine dayalı faturaya bağlanmış bir alacak olduğundan likit niteliktedir. Bu durumda mahkemece İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir..." denilmiştir.
Davamıza gelince, davacı faturalı alacağın tahsili istemi ile icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Yargılama devam ederken davalının borcu ödemesi nedeniyle icra dosyasına tahsil beyanında bulununmuştur. İcra dosyası ödeme nedeni ile davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır.
Dava konusu alacak, hizmet ilişkisine dayalı faturaya bağlanmış bir alacak olduğundan likit niteliktedir.
Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/699, K. 2019/805, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama