KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/736
- Karar no
- 2019/893
Karar Metni
2.130 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
Ana dava dosyasında; Birleşen dava dosyasında;
DAVA
Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 14/10/2015
KARAR TARİHİ : 27/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Ana dava dosyasında;
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının ... 'nin ...'dan intikal eden pay hariç 500 payına sahip hissedarı olduğunu, şirketin en son genel kurul toplantısının ... tarihinde yapıldığını, bu genel kurulda ...'ın yönetim kurulu başkanlığına ... ve ...'ın şirket yönetim kurulu üyeliğine seçildiklerini, aynı zamanda ...'ın şirketi resmi dairelerde, bankalarda, kamu kurum ve kuruluşlarında, tapuda vb. Her türlü işlemleri yapmak üzere şirketin ünvanı ve kaşesi altında temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılındığını,
davacının babası şirketin yönetim kurulu başkanı olan ve şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili ...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, bu tarihten itibaren şirket genel kurulunun toplanamadığını, davacının babası ...'ın vefatından sonra kardeşi ve yönetim kurulu üyesi olan ...'a şirketin toplanması konusunda ... tarihinde ihtarname çekildiğini, ihtarnameyi red ettiklerini, şirketin genel kurul toplantısının yapılamamasından dolayı şirketi zarara uğrattıklarını, ...'ye ait ...'nın en güzide yeri olan ...... de bir taşınmaz bulunduğunu,
şirket genel kurulu toplanamadığından şirkete ait taşınmaz ruhsat süresinin dolduğunu ve ruhsat yenilenmediği için şirketin zarara uğradığını, bu zarardan şirket yönetim kurulu üyesi ...'ın sorumluğu olduğunu beyanla ...'nin 6102 sayılı kanunda gösterilen şekillerde şirketin tasfiyesini, ... kullanımında olan ... plakalı aracın atanacak yetkiliye ivedi olarak teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında şirket yönetim kurulu üyelerinden ... vekili aracılığıyla ... tarihli asli müdahale talebini içerir dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir. Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile ; davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine şirkete kayyum atanması istemli açılan davanın Mahkememizde açılan şirketin tasfiyesine ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Birleşen dava dosyasında;
Davacı ... vekili tarafından Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; davacının ...'nin ...'dan intikal eden pay hariç 500 paya sahibi hissedarı olduğu, şirketin en son genel kurul toplantısının ... tarihinde yapıldığı, genel kurulda ..., ... ve ...'ın yönetim kuruluna seçildikleri, yönetim kurulunun kendi arasında yaptığı görev dağılımında yönetim kurulu başkanlığına ...'ın seçildiğini, ...'ın aynı zamanda şirketin resmi dairelerde, bankalarda kamu kurum ve kuruluşlarda, tapuda, ahzu kabza ve her türlü işlemi yapmak üzere şirketin unvanı ve kaşesi altında temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılındığını,
yönetim kurulu başkanlğına seçilen ve şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınan ...'ın diğer yönetim kurulu üyeleri olan ... ile davalı ...'ın babası olduğunu, ...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, geride kalan iki yönetim kurulu üyesi kardeşlerin miras nedeniyle aralarında çıkan ihtilaflar sonucu mahkemeye intikal etmiş davalar bulunduğunu, ...'dan boşalan yönetim kurulu üyeliğine Mülga TTK'nın 315. Yeni TTK'nın 363/1.
Maddeleri uyarınca geçici yönetim kurulu üyesi seçemedikleri gibi, bir araya gelerek şirket genel kurulunu toplantıya çağırıp, yeni yönetim kurulunun da seçilmesini sağlayamadıklarını, esasen yönetim kurulu üyelerinin yasal 3 yıllık sürelerinin dolduğunu, şirketin 5 yıldır genel kurul toplantısı yapamadığını, şirketin yönetimsiz kaldığını, TMK'nın 427/4.
Maddesinde bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yollardan sağlanamamışsa kayyum atanmasının öngörüldüğünü, şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanının vefat etmiş olması, boşalan yönetim kurulu üyeliğinin tamamlanmaması, mevcut yönetim kurulu üyelerinin sürelerinin dolmuş olması, süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin bir araya gelerek şirket genel kurulunu toplantıya çağırmamaları, bu nedenle yeni yönetim kurulunun seçilememesi,
dolayısıyla şirketin yönetim organından yoksun kalmış olması nedeniyle şirkete kayyum tayin edilmesini, şirkete öncelikle kayyum olarak davacının atanmasını, mahkemece bunun uygun görülmemesi halinde ehil bir kişinin belirtilen görevleri yapmak üzere şirkete kayyum olarak atanmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı ... vekili Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın kötüniyetli ve yersiz olduğunu, davalınında ortağı olduğu ...'nin genel kurul toplantısının en son ... tarihinde yapıldığını, şirket yönetim kurulu başkanlığına ...'ın seçildiğini, ...'ın başkan yardımcısı, ...'ın ise yönetim kurulu üyesi seçildiğini, ancak ... tarihinde şirketin en büyük hissedarı ve yöntim kurulu başkanı ...'ın vefat ettiğini, bu tariten beri süre gelen ...'ın uzlaşmaz tutum ve davranışları yüzünden şirket genel kurul toplantısının yapılamadığını,
toplantı yapılamadığı gibi davacı tarafın uzlaşmaz tutum sergileyip kardeşine ve annesine birçok dava açtığını, tüm bu olumsuzluklara rağmen davalının şirketin toplanması ve özellikle şirket adına olan arsadaki otel ruhsatının ölmemesi için ... tarihli Antlaya ...
Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şirketin genel kurul toplantısının yapılması çağrısında bulunduğunu, ancak ...'ın ihtarı dikkate almadığını, ayrıca Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde davalı hakkında haksız ve hukuksuz bir çağrı yaptığı gerekçesiyle talebin kabul edilmediğini, bu nedenle şirkete ait otel arsasının alındığını, otel ruhsatı 5 yıl geçmekle geri dönülemez olduğunu, şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracı davacının haksız ve usulsüz yere özel hayatında kullandığını, şirkete bu haliyle de zarar verdiğini,
davacının uzlaşmaz tutumundan dolayı miras nedeniyle ihtilaf baş gösterdiğini ve mahkemeye intikal etmiş davalar bulunduğundan şirketin fiilen ve hukuken toplanma olasılığının bulunduğunu, bu şekilde ortaklığın sürdürülmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, bu aşamadan sonra davacının şirkete kayyum atanmasına muvafakatinin olmadığını, bu konuda bilgi birikimi ve vasfı bulunmadığını belirterek, davacı tarafın talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak şirkete ait sicil dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz ana dava dosyası yönünden;
Şirketin haklı sebeple feshine ilişkin şartların oluşup oluşmadığı konusunda şirket ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... ve ticaret hukuku mevzuatında uzman akademisyen bilirkişi ... tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle;
"davalı şirketin en son genel kurul (GK) toplantısının ... tarihinde yapıldığını ve toplantıda ..., ..., ...'ın yönetim kuruluna (...) seçildiğini, davacının babası ... ... tarihinde vefat ettiğini ve şirketin bu tarihten itibaren GK'nun toplanamadığını, geriye 2 ... üyesinin kaldığını ve ihtilaf olduğundan ...'nun toplanıp karar alamadığını, ... tarafından karar alınamadığından GK'un toplantıya çağrılamadığını ve dolayısıyla toplanamadığını, bu hallerin haklı sebep teşkil edebileceğini, organ eksikliği ve toplanamama - karar alamama nedeniyle kanunda öngörülen fesih kararının tali (ikincil) nitelikte değerlendirildiğini;
bu dosya içinde birleştirilen ve diğer ... üyesi tarafından açılan Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasında sayın mahkemece GK'un toplantıya çağırmak ve gerekli işlemleri yapmak üzere yeni ... seçimi gündemini de içeren yetkilerle 6102 sayılı TTK m.1 gereği TTK'nun 4721 sayılı TMK'nun ayrılmaz bir parçası olduğu gözetilerek TMK m.403/2 vb. Hükmü kapsamında kayyım atanması halinde şirketin fesih ve tasfiyesinin önüne geçilebileceğini, organ yokluğu veya boşluğunun aşılması imkanı olabileceği ve feshin önlenebileceğini" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizin ... tarih .../... Esas, .../...
Karar sayılı ilamı ile; şirketin fesih talebinin reddine, ...'nin genel kurulunun yönetim kurulunu seçmek üzere toplantıya çağırma ve bu amaçla gerekli işlemlerin ikmal etmek, şirket genel kurul toplantısını yapmak ve yeni yönetim kurulu seçilmesini sağlamak amacı ile sınırlı olmak üzere davalı şirkete ...'in kayyım olarak atanmasına karar verildiği, verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ... tarih .../...
Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile; "...bu durumda mahkemece 6102 Sayılı TTK 531.maddesi uyarınca şirketin feshi yerine davacı pay sahibine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına karar verilebileceği gözetilerek, davacının çıkm isteğinin olup olmadığı yönünden beyanın alınması, sonucuna göre çıkma payının belirlenmesi için şirket kayıtlarının incelenmesi,
şirketin hak ve borçları, demirbaşları, taşınır ve taşınmaz mal varlığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yasanın bu hükmü değerlendirilmeksizin davacının fesih talebinin reddi ile şirkete kayyum atanmasına karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabuül ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6.
Maddesi uyarınca esastan kabulüne, mahkemenin bu hatasının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeni ile duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesinin kararının .../... Esas sayılı dosya yönünden kaldırılmasına, birleşen .../... Esas sayılı dava dosyasında verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilerek, dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiş, .../...
Esas sırasına kaydı yapıldıktan sonra yeniden yapılan değerlendirmede;
Davalı şirketin SGK ve vergi borcunun bulunup bulunmadığı hususunda Kurumlar Vergi Dairesi ve SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili tarafından ... tarihli oturumda davacının şirketten çıkma isteğinin bulunduğu belirtilerek çıkma akçesininde şirketin aktif ve pasifleri dikkate alınarak hesaplattırılması ve sonucuna göre davacıya ödenmesi talep edilmiştir.
Mahkememizin aynı tarihli oturum ... nolu ara kararı ile davalı şirketin aktif ve pasif mal varlıklarının tespiti ile karar tarihine en yakın tarihi içerecek şekilde mal varlığının ve davacı payına düşen çıkma akçesinin güncel rayiç değere göre tespiti amacıyla şirkete ait ticari defter ve belgeler ile banka hesapları da incelenmek suretiyle şirkete ait taşınmaz başında keşif yapılarak rapor tanzimi, ayrıca şirkete ait aracın değerinin tespiti açısından rapor tanzimi için dosyada bir mali müşavir, bir gayri menkul değerleme uzmanı, inşaat mühendisi, makine mühendisi bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmış,
keşif sonucunda bilirkişiler tarafından ibraz edilen ... havale tarihli raporda özetle; "... ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... m2. Alanlı "arsa" olarak davalı şirket adına TAM hisse ile ... tarih ... yevmiye nolu "Ticaret Şirketlerine Ayni Sermaye Konulması" işlemi ile tescilli olduğu, taşınmazın güncel toplam rayiç değerinin: ... TL olabileceği, Davacı şirkete ait olan ... plaka sayılı aracın güncel değerinin ...
TL olabileceği, şirkete ait arsa ve taşınmaz demirbaş toplamının: ... TL olabileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında, şirketin rayiç değerlere göre oluşturulan bilançosuna göre davacının hissesine isabet eden çıkma akçesinin ... TL olduğu ." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce dava dilekçesinde dava değerinin belirtilmediği, davacı tarafça ... TL peşin harç yatırıldığı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere, çıkma payına ilişkin davaların maktu harca tabi olmayıp nispi harca tabi olması, davacının çıkma payı olarak ... TL talep etmiş olması nedeniyle bu değer üzerinden hesaplanan ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'yi tamamlaması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksik harcı tamamlandığı anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, 6102 Sayılı TTK 531.maddesi uyarınca anonim şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
TTK 531.maddesinde; " Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." düzenlemesi mevcuttur.
TTK'nın 531. maddesinin olaya uygulanabilmesi için, haklı neden kavramının öncelikle tespiti şart olup; Yasada haklı nedenler açıkça belirtilmemiş ise de, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının bulunmadığı durumların varlığı halinde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir.
Ancak, davacı ortağın/ortakların, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendilerinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla çıkmaya dayanak gösterilen haklı nedenlerin kendisinden kaynaklanmayan nedenler olduğunun kanıtlanması gerekir. "Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz." ilkesi de bunu gerektirmektedir. Bu anlamda ayrıca, davacı tarafın somut olmayan ya da ticari hayatla ilgisiz bir takım sebeplerden dolayı, şirketten uzaklaşması, günlük hayattaki deyimle şirketten soğuması gibi kavramların da haklı neden olarak kabul edilmeyeceği açıkça anlaşılmaktadır.
Somut olayda, tüm dosya kapsamından; ... mirasçısı olan ortaklar arasındaki görüş ayrılıkları miras paylaşımı nedeniyle çıkan anlaşmazlıklara dayalı çok sayıda davanın açılmış olması gibi nedenlerle ortakların bir araya gelmesinin mümkün olmadığı, genel kurulun yapılamayacağı, bu haliyle haklı sebebin davacı yönünden gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
TTK'nın 531. maddesinde Hakime takdir hakkı tanıyan, fesih yerine çıkma veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceği düzenlenmiştir. Öncelikle bu hükmün dahi uygulanabilmesi için, haklı nedenin varlığının şart olması gerekir. Somut olayda, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı yönünden haklı haklı nedenlerin varlığının kabulü gerekmiştir. birleşen dava dosyasında diğer şirket ortağı olan asli müdahil ...'ın şirketin varlığını sürdürmesini temin amaçlı genel kurulu toplantıya çağırmak ve yönetim kurulunu oluşturmak için kayyım atanmasını talep etmekle şirketin varlığını sürdürme amacında olduğunun kabulü gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından yargılama sırasında çıkma talebinde bulunulmuş ve çıkma payının ödenmesi talep edilmiş olmakla şirketin feshi yerine davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin çözümün somut olaya uygulanması gerektiği kabul edilerek Mahkememizce istinaf kararında belirtildiği şekilde şirketin aktif ve pasiflerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin tespitine yönelik keşif icra edilerek çıkma akçesi hesaplattırılmış, davacının ...
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ortaklığından çıkmasına, şirketin rayiç değerlerine göre hesaplanan davacı hissesine isabet eden çıkma akçesinin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacının hisselerinin şirket üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸E- İmzalı · Üye ... · ¸E- İmzalı · Üye ... · ¸E- İmzalı · Katip ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/736, K. 2019/893, 27 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama