KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/231
- Karar no
- 2020/445
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarih
- 23/05/2019
Karar Metni
2.428 kelime·12 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde. Antalya ... .İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosya borçlusu ... tarafından ... tarihinden... tarihine kadar ... ..... Şti adına davalı bankadan birden fazla kredi kullanıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Antalya ....İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalı banka tarafından ... ....
Şti aleyhine takip başladığını, ardından davacının hukuka aykırı şekilde borçlu tutularak aleyhine alınan ... TL rehin açığı belgesi ile Antalya ....İcra Müdürlüğü’nün .../...
Esas sayılı dosyasından davacı hakkında ilamlı takip yapıldığını, İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen icra emrinde bankanın dayanak olarak ... ve ...tarihli genel kredi sözleşmelerini gösterdiğini, ... tarihli ...’de davacının isminin geçmediğini, .. tarihli ...’de ise davacının müteselsil kefil olduğunun kardeşi ...’un tarafından belirtilerek kredi sözleşmesinin imzalandığını, davacının borcun tamamından sorumlu tutulduğunu, ancak davacının ...’a Isparta ... .Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ... tarihli vermiş olduğu vekaletnamede yalnızca ...
İli, ... Mahallesinde bulunan taşınmazın ipotek tesis edilmesine ilişkin olduğu, kredi borcuna müşterek borçlu müteselsil kefil olma yetkisini vermediğini, davacının şirket adına yeni kredilerde alındığını bildiği için kendisi adına... tarihinde ihtarname ile davalı bankaya “şirketten ayrıldığını ve kefillik adı altında herhangi bir borçtan sorumlu olmayacağına” dair ihtarnameyi gönderdiğini, bankanın ... tarihide davacının taşınmazını ...
TL’lik 1. dereceden ipotek tesis ettiğini, ... tarihinde ise yine ... tarihli 1. dereceden ipotek tesisine izin veren vekalet ile ... TL’lik 2.dereceden ipotek tesis ettiğini, bankaların genel uygulamada taşınmaz değerinin en fazla 2 katı kredi vermeyi hedeflediğini ve .... TL si değerle satılan, bahsi geçen ipotek edilen ev için toplamda ...
TL’lik miktarya yani 4 katından da fazla bir miktarla kötüniyetli ipotek tesisine izin verdiğini, böylelikle davalı bankanın yetkisiz vekaltenameyle kredinin geri döşünü davacının kefaletiyle teminat altına almak suretiyle kötü niyetle hareket ettiğini, davacının hukuka aykırı şekilde borçlu tutalarak, aleyhine alınan .... TL’lik Rehin Açığı Belgesi ile Antalya ... .İcra Müdürlüğü’nün .../...
Esas sayılı dosyasından tarafına ait ailecek oturmakta olduğu başka bir taşınmazında haksız ve hukuka aykırı şekilde satışının talep edildiğini, ileride telafisi mümkün olmayacak zararların önüne geçebilmek adına takibin dururulması yönünden tedbir kararı verilmesini, davacının davalı bankaya Antalya ... .İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasından ve Antalya ....İcra Müdürlüğü’nün .../...
Esas sayılı dosyasından müteselsil kefil sıfatı ile borçlu olmadığının tespitine, davalının haksiz ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bu durumun tespiti ile Antalya ....İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasında takip çıkışı miktar olan ... TL’sinin %40’ı üzerinden haksız ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Antalya ....İcra Müdürlüğü’nün .../...
Esas sayılı dosyasından davacının tarafına ait bulunan satışı talep edilen taşınmaz yönünden tedbir kararı verilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçeside özetle; dava dışı borçlu ... Ltd Şti ile davalı banka arasında imzalanan.... , ..., ... ve ... kredi sözleşmeleri uyarınca davalı bankanın dava dışı ... ....
Şti firmasından alacaklı olduğunu, kredi sözleşmelerini ..., ... l ve ...’un müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve kefiller aleyhine Antalya ... .Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edildiğini, buna rağmen kredi borcunu ödemeyen borçlular hakkında davalı bankanın alacaklarının tahsilini teminen Antalya .... İcra Müdürlüğü .../...
Esas sayılı dosyasından ... tarihinde ...
TL alacağın ödenmesi talepli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takip işlemlerinin başlatıldığını, ipotek takibinde asıl boçlu şirket ile birlikte davacı aleyhine de takip yapıldığını, borçlu şirket ile davacı arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmakta olup her ikisine de ayrı ayrı icra emri-kıymet takdir raporu-satış ilanı tebliğ edildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi takibinde ipotekli taşınmazın cebri icra yolu alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edildiğini, işbu ihalenin kesinleştiğini, taşınmazın alacaklı banka adına tescil edildiğini,
satış neticesinde dosya borcu kapanmadığından icra müdürlüğünce borçlu şirket ile birlikte İİK 152.maddesi uyarınca davacı hakkında rehin açığı belgesi düzenlendiğini, Antalya ... .İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibin kesin rehin açığı belgesi ile kapandığını, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
E. sayılı takip dosyasında kesin rehin açığı belgesine dayalı olarak ilamlı takip başlatıldığını, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, dava konusu ... icra dosyasının da ilama dayalı alacak nedeni ile başlatıldığını, davacı borçlunun ilama karşı menfi tespit iddiasında bulunamayacağını, davacı tarafça Antalya ... İcra Müdürlüğü .../...
E. Sayılı icra takip dosyası hakkında, Antalya ....İcra Hukuk Mahkemesi’nin .../...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibin iptali istemi ile memur işlemine karşı şikayet davası ikame edildiğini, bu davanın derdest olduğunu, bu dava sonuçlanmadan iş bu davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kamu bankası niteliğinde olan davalı banka alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamlı icra takip dosyalarına karşı davacı borçlunun alacağın tahsilini geciktirmek maksadı ile bir çok dava ikame etmesi ve davaların aleyhine sonuçlanması akabinde huzurdaki davayı ikame etmesi sebebi ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
davacının asıl borçlu firmanın kurucu ve yetkilisi olan ...’un kardeşi olduğunu, kefalet tarihlerinde borçlu şirketi ortağı ve hissedarı oduğunu, bu tarihte akdedilen genel kredi sözleşmesinde davacı tarafça imzalandığını, tüm yasal şartlara uygun bir şekilde müteselsil kefil ilişkisi kurulduğunu, davacının tacir olarak Genel Kredi Sözleşmelerinde açıkça müteselsil kefillikten kaynaklanan sorumluluğa ilişkin hükümleri kabul ettiğini, davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğu, derdestlik ve kesin hüküm sebebi ile öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine,
takip dayanağının ilam niteliğinde olması ve davalı bankanın kamu bankası niteliğine haiz olması sebebi ile davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacının, davaya konu alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... Esas ve ....İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyaları dosyamız arasına alınmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen .../.../... tarihli, .../.../... tarihli, .../.../... tarihli ve .../.../... tarihli sözleşme asıllarının ve hesap bildirim cetvelleri ile sair kayıtların getirtilerek dosya arasına alınmıştır.
.../.../... tarihli kredi sözleşmesinde taşınmaz maliki olarak ... ... ’un adının yazılı olduğu kısmın alt kısmında vekil yazılarak imzalandığı, yine müteselsil kefil bölümünde de davacı isminden sonra vekil yazılarak imzalandığı, imzaların çıplak gözle müteselsil Kefil ...’un imzası ile benzerlik taşıdığı görülmüştür.
Isparta ... .Noterliği’nin ..../.../... tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesi getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında;
Dosya dava dışı şirket ile düzenlenen kredi sözleşmeleri, özellikle .../.../... tarihli kredi sözleşmesi, hesap bildirim cetvelleri, hesap özetleri, varsa borçlu ve kefilleri tarafından yapılan kısmi ödemeler ve gerekirse banka sistem ve kayıtları da incelenmek suretiyle Antalya ....İcra Müdürlüğü'nün ..../... Esas ve ....İcra Müdürlüğünün .../...
Esas sayılı takip dosyaları birlikte değerlendirilerek dava tarihi itibari ile davacı ... ... yönünden Isparta ...Noterliği’nin .../.../... tarih ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesi de dikkate alınarak borç miktarının hesaplanması hususunda rapor aldırılmak üzere bilirkişiye banka kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle dosya tevdi edilmiş, bankacı bilirkişi ... tarafından ibraz edilen .../.../... tarihli raporda özetle;
"...dava dışı şirketle ile davalı banka arasınd...., ..., ...., ... tarihlerinde bağıtlanan çerçeve kredi sözleşmelerinden ... ve ... tarihli kredi sözleşmelerinde davacı ...'un müteselsil kefalet imzalarının bulunduğu, ayrıca ... tarihli sözleşmede ki kefalet imzasının ... tarihli vekaletnameye dayalı olarak ... tarafından temsilen atılı olmasının itirazlı ve tartışmalı olduğu, anılan sözleşmeler dışında... ve ... tarihli çerçeve sözleşmelerde davacının müteselsil kefil imzasının bulunmadığı,
ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve kat ihtarnamesine konu banka alacağının .... ve ... tarihli sözleşmelere dayalı açılan ve devam eden kredilerden kaynaklandığı hususunun yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı dikkate alındığında, davacı ...'un davalı banka alacağına karşı sorumluluğunun ipotek sözleşmelerinden doğan ipotekle sınırlı üçüncü kişi sıfatıyla doğduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, İcra Mahkemesi hükmü ve Yüksek Mahkeme .....
Hukuk Dairesinin emsal kararları dikkate alındığında davacı ... hakkında borçlu sıfatıyla rehin açığı belgesi düzenlenemeyeceği ve rehin açığı belgesiyle hakkında takip yapılamayacağı aksi halde ise, davacı taraf Antalya ... .İcra Müdürlüğünün .... tarih ... Esas sayılı ilamlı icra emri dosyasından dava tarihi itibariyle icra vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra masrafları hariç yukarıda hesaplanan tutardan sorumlu olacaktır^" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafça Antalya ... ...İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasında ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemi ile ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan ilamlı takipte alınan rehin açığı belgesine dayalı olarak Antalya ... .İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan ilamlı takipte davacının ipotek maliki olmak dışında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumluğunun bulunmadığı iddia edilmiştir.
Antalya ....İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasında asıl borçlu ile ipotek maliki davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri düzenlenerek ilamlı takip başlatıldığı, davacının ipotek maliki sıfatıyla zorunlu dava arkadaşı olduğu anlaşılmıştır.
Antalya ....İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasında ise Antalya ... .İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasından düzenlenen .../.../... tarihli rehin açığı belgesine dayalı olarak davacı, dava dışı şirket ve ... aleyhine .... TL asıl alacak ve ferilerine ilişkin olmak üzere ilamlı takip başlatıldığı görülmüştür.
Isparta ....Noterliği'nin ..../.../... tarih ... yevmiye nolu vekaletname aslının incelenmesinde; davacı ...'un "..... Bankası A.Ş.... Şubesinden kendi nam ve hesabına alacağı krediye teminat olarak malik ve mutasarrufu bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... bağımsız bölüm numaralı bir parça taşınmaz malının dilediği bedellerle mezkur banka lehine birinci derece, birinci sırada veya serbest dereceden yararlanmak kaydıyla müteakip derece ve sırada ipotek etmeye, ipotekle ilgili bütün işlemleri yapmaya, gerektiği takdirde ipotek baki kalmak kaydıyla borcu ertelemeye ve taksitlendirmeye, erteleme ek süre ve taksitlendirme ile ilgili sözleşmeleri imzalamaya..." ifadeleri ile ...'u vekil tayin ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalardan sonra mahkememizce uyuşmazlığın çözümünde incelenmesi gereken hususun davacı ...'un Antalya ... .İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas ve Antalya ....İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyalarında ipotek maliki sıfatıyla mı yoksa müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla mı sorumlu olduğu, imzası bulunan kredi sözleşmelerindeki sorumluluğunun kapsamının belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 26/05/2015 tarih 2014/19214 Esas -2015/7694 Karar sayılı emsal içtihatında; "...davaya konu edilen kredilerin hangi sözleşmeden kaynaklandığına dair bankacılık pratiği esas alınarak denilmek suretiyle ve kanaat şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkemece üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak kullandırılan kredilerden dava konusu edilen alacağın hangi sözleşmeden doğduğu ve davalının kefalet borcu olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu hususlarında ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi..."
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/05/2019 tarih 2017/4153 Esas - 2019/3302 Karar sayılı emsal içtihatında; "...Alacaklı tarafından takip talebinde birden fazla genel kredi sözleşmesine yer verilmiş, Mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek icra takibine konu kredi alacağının hangi genel kredi sözleşmesinden kullandırıldığının tespit ettirilip, icra takip tarihi itibariyle davalı kefil ... ’in kefalet miktarı olan ... TL limit de dikkate alınarak hesaplama yaptırılıp toplanacak deliller doğrultusunda varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken,bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..."
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 19/12/2019 tarih 2017/4953 Esas - 2019/5618 Karar sayılı emsal içtihatında; "... Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletini geri alamaz. Bu şekildeki bildirim akdin diğer tarafça açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz. Nitekim davacı banka ... tarihli cevabi ihtarı ile davalının kefaletten vazgeçme talebini kabul etmemiştir. Kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu tarihte cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin sıfır olması da sonuca etkili değildir. (HGK. 23.10.2002 19-866/845).Borç sıfırlandıktan sonra borçluya tekrar kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığından, sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle davacı banka ile kredi borçlusu arasındaki kredi ilişkisinin henüz tamamen sona ermediği hallerde, sözleşmede belirtilen limitle sınırlı kalınmak kaydıyla borca kefalet etmiş ve B.K.'nun 493. ve 494. maddesinde yer alan haklardan feragat etmiş bulunan kefil bir tarihte hesabın sıfırlanması nedeniyle sorumluluktan kurtulmaz.
Somut olayda davalı tarafından imzalanan... tarih ve ... .-TL tutarlı kredi sözleşmesi süresiz genel kredi sözleşmesi olup, bu kredi sözleşmesine istinaden dava dışı borçluya kredi kullandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece davalı kefilin, kefalet limiti gözetilerek takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu borç miktarı saptanarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi ve bölge adliye mahkemesince değişik gerekçe ile istinaf talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen emsal içtihatlar doğrultusunda; Mahkememizce yapılan değerlendirmede;
Antalya ... .İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasında borcun kaynağının ... ve... tarihli genel kredi sözleşmeleri olduğu anlaşılmıştır.
Dosyamız içerisine getirtilen sözleşme asıllarının incelenmesinde; ... tarihli genel kredi sözleşmesinde taşınmaz maliki olarak ... ... isminin yazılı olduğu, vekil sıfatıyla da ...'un imzasının bulunduğu görülmüştür. Yine aynı sözleşmede müteselsil kefil /kefiller kısmında da davacının isminin bulunduğu ve vekil olarak ...'un imzasının bulunduğu görülmüştür.
Dosya içerisinde mevcut kredi sözleşmelerinde davacının sadece .../.../... tarihli sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla bizzat imzasının bulunduğu, diğer kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporundan kat ihtarnamesi ve davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ilamlı takibe konu kredi borcunun dava dışı şirkete .../.../... tarihinden itibaren açılan ve kullandırılan kredilerden oluştuğu, .../.../... ve .../.../... tarihli dava dışı şirket ve davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde ... ve ...'un geçerli müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, davacının ise müteselsil kefaletinin bulunmadığı görülmüştür.
Isparta ... .Noterliği'nin .../.../... tarih ... yevmiye nolu vekaletnamesindeki davacının vekaletinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe konu ... nolu bağımsız bölümün ipotek verilmesine ilişkin olduğu, dava dışı ...'un vekil sıfatıyla imzasının bulunduğu .../.../... tarihli kredi sözleşmesinde vekaletin kapsamını aşarak müteselsil kefil sıfatıyla da ...'a vakeleten imza attığı, bu hali ile müteselsil kefalete ilişkin iradesi bulunmayan davacı yönünden vekilin bu yöndeki imzasının sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, sorumluluğunun vekaletnamede belirtildiği şekilde ipotek maliki sıfatıyla olduğunun kabulü gerekmiştir.
İpotek maliki sıfatıyla ve ipotek bedeli ile sınırlı olmak üzere sorumlu olan davacı yönünden müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğa ilişkin yasal koşulların bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
İİK 72/5.maddesinde; "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." düzenlemesi mevcut olup davacı tarafça banka aleyhine kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de ; davalı banka yönünden kötü niyete ilişkin yasal koşullar oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/231, K. 2020/445, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama