KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/231 Esas
- Karar no
- 2020/400
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/09/2019
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile ; davalı ... Şirketi ile Davacı arasında 21/12/2015 tarihli 200.000,00 Euro bedelli kefalet taahhütnamesi gereği borçlu firmaya ... Bankası tarafından kredi verildiğini, diğer davalıların da müteselsil kefil olarak kefalet senetlerinin imzalandığını, davalıların borcunu süresinde ödememesinden dolayısıyla krediyi veren bankaya 588.029,34 TL ödeme yapıldığını ve davalılara hesap kat ihtarı gönderilerek nakit borcun ödenmesi, gayri nakdi borcun depo edilmesinin istendiğini, ancak davalarını ödeme yapmadığını bu nedenle ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, beyanla itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının sunduğu kefalet senetleri ödeme belgeleri kredi sözleşmesi örnekleri incelenmiş ve davacı tarafından hedef sentetik şirketinin kredi tazmini dolayısıyla 588.029,34 TL'nin 29/04/2019 tarihinde ... Bankasına ödemiş olduğu görülmüştür.
Kefalet senetlerin incelenmesine davacı kişilerinde kefil olarak asıl borçlu ile birlikte davacıya taahhüt verdiği ve müteselsil kefil oldukları görülmüştür.
Davalılara tebligat yapılmış davalılar vekili cevap için ek süre içinde talep etmiş ve mahkememizce iki haftalık ek süre verilmiştir.
Davalılar vekili cevabında; davanın haksız olduğunu, temerrütün gerçekleşmediğini, kefalet miktarının yargılamayı gerektirdiğini, ...'ın şirket hissedarı olmadığı dönemde verilen krediden sorumlu olmayacağına, kendisinin payını devrettiğini ve ortaklıktan çıktığını, asıl borçluya başvurulmadan kefilliğe başvurulamayacağını, kefaletin geçersiz olduğunu, ... Bankası lehine ipotekler olduğunu, ipoteğin borcu karşıladığını, aynı ipoteğe ilişkin icra takibinin de olduğunu, faizin fahiş olduğunu ve borçlar kanundaki sınırın üzerinde olduğundan geçersiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce ... Bankasında ilgili kredi belgeleri celp edilmiş incelenmiştir.
İcra dosya örneği dosyamız arasında alınmış incelenmiştir.
Dosyamız bilirkişiye verilmiş bilirkişi sunduğu raporunda davalıların temerrütte düştüğünü ve usulüne uygun hesap kat ihtarının yapıldığını ve davalı kefillerin de kefaletler dolayısıyla borçtan sorumlu olduğunu, takip talebindeki asıl alacak ve komisyon miktarının sözleşmeye uygun hesaplandığını, ... yönünden ihtarname tebliğ tarihi itibariyle temerrüt faizinin daha düşük olduğunu rapor etmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı tarafın rapora yönelik itirazı sonuca etkili görülmediğinden red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının garantör olduğu kredinin davalılarca ödenmemesi dolayısıyla krediyi veren kuruluşa davacı tarafça yapılan ödeme sonrası garantörlük ve kefalet senetleri uyarınca rücüen alacak istemli takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
Davalı şirketin kredi kullanan, diğer davalılar ise kefil olduğu, takip çıkışının asıl alacak, işlenmiş akdi ve temerrüt faiz, davacının komisyon alacağı ve komisyon alacağının faizinden ibaret olduğu, takip talebindeki miktarlar ile bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu bulunan miktarın uyuştuğu görülmektedir.
Davalıların temerrüde düştüğü, davacının ödeme yaptığı ve davalılara ihtar gönderilerek hesap kat ihtarının gerçekleştiği sabit görülmektedir.
Davalı ... vekili cevabında; ...'nın şirketteki hissesini devrettiğinden sonradan kullandırılan kredi nedeniyle borçlu olmayacağına ileri sürmüş ise de, ...'nın sorumluğunun şirket ortaklığından değil kefalet senedinden kaynaklandığı ve kredinin verildiği tarihten kefaletin devam ettiği anlaşıldığından itirazın yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı ... yönünden temerrüt tarihi farklı olarak belirtilmiş ise de, davacı tarafın talep ettiği temerrüt faiz oranı ile akdi faiz oranın aynı olduğu ve sonuca etkili olmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında davalıların temerrüdünün ve davacı alacağının sabit olduğu, itirazların yersiz, davanın haklı olduğu, bu nedenle davanın kabulüne, alacağın likit olması ve itirazın haksız bulunması nedeniyle davalıların takdiren %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/231, K. 2020/400, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama