KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/630 Esas
- Karar no
- 2020/483
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/12/2019
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ‘Davacı Banka tarafından ...' ‘e yapılan Bankacılık İşlemleri sırasında borçluya hatalı ödeme yapıldığını, sistem tarafından müvekkili bankanın kayıtlarından ... nolu hesabına ...-TL hatalı ödeme gönderildiğini, yapılan hatalı ödemenin müşteri tarafından tekrar çekilmesi sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili banka tarafından yapılan hatalı ödemenin her ne kadar iadesini istemiş ise de geri ödenmediğini, ara buluculuğa başvuruluğunu, hatalı ödemenin yapıldığı tarih olan ... tarihinden itibaren bu güne kadar asıl alacak ...-TL üzerinden banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan temerrüt faizi oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı davaya cevap vermemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Dava, davacı banka tarafından davalıya hatalı ödeme yapıldığı iddiası ile alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davacı banka tarafından davalı hesabına sehven ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme mevcut ise ödeme miktarının belirlenmesi ve sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 77 inci maddesinde, " Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” hükmü yer almaktadır.
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.
818 sayılı BK nun geri verilmesi gereken tutarın belirlenmesinde genel hüküm niteliğindeki 63. maddesi uyarınca iyi niyetli zenginleşen, sebepsiz zenginleşme konusunun kendisinden istendiği tarihten önce elinden çıktığını iddia ve ispat ettiği miktar oranında ret ve geri vermeyle yükümlü olmayacaktır.
Buna karşın; zenginleşen, zenginleşme anında veya sonrasında mal varlığındaki artışın geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığını biliyor veya bilmesi gerekiyor ise, kötü niyetli sayılacağında kuşku bulunmamaktadır. Şu da ifade edilmelidir ki sebepsiz zenginleşmenin kanunda düzenlenmesinin amacı, iki mal varlığı arasındaki sebepsiz değer kaymasının geri verilmesinin sağlanmasıdır.
Sebepsiz zenginleşmenin işlevi uğranılan kayıpları gidermek değil hukuki bir sebebe dayanmaksızın başkası sayesinde elde edilen menfaatleri bu kişiye nakletmektir. Zenginleşenin geri verme borcunun doğumu için kusurlu olması şartı aranmamaktadır. Aksi takdirde bu kurum kusur şartı aranmayan bir haksız fiil türü halini almış olurdu.
Bu doğrultuda banka kayıtlarının incelenmesi ve davalının hesabına hatalı bir işlemle para yatırılıp yatırılmadığı, davalı tarafından paranın çekilip çekilmediği hususlarında inceleme yapılmak üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; ... tarihinde ... tarafından Mahsup Sistemi ile mükerrer olarak ‘’iade’’ açıklaması ile Banka’nın Geçici alacaklı (... Diğer Bloke Paralar, ... Komisyon, ...
Bsmv) Muhasebe Tek Düze Ana hesaplarına borç verilmesi suretiyle. Davalı hesabına ... TL’nin alacak kayıt edildiğini. Davalı ... tarafından ... nezdindeki hesabından ... tarihinde ... ...’sinden ... ... no’lu Bankamatik Kartı ile ... Nakit Çekmiş olup; ... tarihinde mükerrer yatan ikinci ... TL meblağdan da ... TL ...’sinden Bankamatik kartı ile Nakit Çekmiş olduğunu sonuç ve kanaatine varmıştır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı banka tarafından davalının nam ve hesabına ... TL'nin sehven havale edildiği, davalı tarafın bu oranda sebepsiz olarak zenginleştiği, davalının yapılan işlem yönünden kötü niyetli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle davalının hesabına havale edilen ... TL bedeli iade etmekle yükümlü olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın kötüniyetli olduğu hususu davacı tarafça ispat edilemediğinden davacı tarafın faiz talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalı Hakim ... · E imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/630, K. 2020/483, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama