KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2021
- Esas no
- 2020/211 Esas
- Karar no
- 2021/271
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/06/2020
Karar Metni
993 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde. Davacı- alacaklının sahibi olduğu ..., davalı – borçlu ... şirketine ... tarihinde domates taşıdığını, nakliye irsaliyesi karşılığında ... sayılı nakliye bedeli faturası düzenlendiğini, Toplam ... TL nakliye bedeli ödenmediğinden davalı- borçlu hakkında ... tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../...
E. sayılı icra takibi başlatıldığını, Ödeme emrini tebliğ alan borçlu yasal süresi içerisinde takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, takibe itiraz eden davalı, ticari kayıtlarında davacıya borcu olmadığını, iddia ettiğini, ancak buna ilişkin hiçbir belge sunmadığını, ... tarihli ve ... seri numaralı veresiye kayıtlı fatura olan irsaliye ile taşıma hizmetini alan davalının, bu hizmetin karşılığında müvekkile yaptığı herhangi bir ödeme olmadığını, taşıma konusu domates ürününün ... ...den, davalı ... ...
A.Ş.'ye ... tarihinde çıkışına dair kayıtlarda mevcut olduğunu, ... tarihinde arabulucu görüşmesi gerçekleştirilmiş ve anlaşmaya varılamadığını, davalının itirazı haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Davacı, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../...
E sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirket aleyhine ilamsız takip başlattığını, haksız ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil eden bu takibe tarafımızca ... tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, takip durduğunu, Davacı ile müvekkil şirket arasında sözlü olarak bir nakliye sözleşmesi kurulmuş olup; bu sözleşme uyarınca davacı taraf özen yükümlülüğünü yerine getirmek sureti ile kendisine teslim edilen ürünleri taşımak ile yükümlü olduğu halde, özensiz yükleme ve taşıma yapması sebebi ile müvekkil şirket zarara uğradığını, Davacı taraf ... tarihinde ... plakalı araç ile müvekkil şirkete ait tonlarca domates ürününün "...
Mh. ... Sk. N: ..." adresindeki manav deposuna nakliyesini gerçekleştirmiş, müvekkil şirketin mal kabul elemanlarınca mal kabulü yapılmak üzere taşıma yapılan kamyonun kapakları açıldığında 4 ton domates ürününün ( yaklaşık ... tl değerinde) yanlış yüklenmiş ve yanlış taşınmış olmasından kaynaklı olarak zayi olduğu anlaşılmıştır.
Bu hususa hem davacı tarafın aracını kullanan şoför hem de müvekkil şirket çalışanları birebir şahit olduğunu, müvekkil şirket yetkilileri davacı tarafa hatalı taşıma sebebi ile ...
TL civarında zarara uğrandığını ifade ederek bu konu hakkında mağduriyetini dile getirdiğinde davacı taraf kusurlu taşıma yaptığını kabul etmiş ve taşıma bedeli talep etmeyeceğini şifahen ilettiğini, müvekkil şirket de verilen bu söz ve taraflar arasındaki ticari hukuka binaen davacı tarafın hizmeti kusurlu ifası sebebi ile doğan zararını davacı taraftan talep etmemiş, davacının sulh teklifi kabul edildiğini,
Davacı tarafından gönderilen faturanın ise verilen söze binaen işlevsiz hale geldiği düşünüldüğünden taraflar arasındaki güven ilişkisi sebebi ile sadece faturanın üzerine iptal yazılmakla yetinildiğini ve başkaca bir işlem yapılmadığını, Davacı yan; tamamen kötü niyetli olarak, öncesinde vermiş olduğu söze riayet etmemiş ve fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile davaya konu icra takibine girişmiş olup; bu nedenle davacının haksız davasının reddi gerekmektedir.
Ayrıca davacının tamamen kötü niyet ile hareket ederek adeta müvekkil şirketi güven telkin etmek sureti ile kasten yanılttığı ve sonrasında alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle davacı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, aynı zamanda davacı tarafın kusurlu ve kötü niyetli fiilleri sebebi ile müvekkil şirketin uğramış olduğu zararlara ve fazladan ödemek zorunda kalacağı her türlü alacak, icra masraf, harç ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davalı tarafın ise ... tarihli dilekçesi ile yargılama gideri vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 307. Maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " hükmü gereğince; davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.).
6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. Maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
6100 sayılı HMK'nın 311/1 fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve aynı sayılı yasanın 309/2 maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ve davalı tarafın yapılan yargılama nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücret talebi bulunmadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E imzalı Hakim ... · E imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/211, K. 2021/271, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama