KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/472 Esas
- Karar no
- 2020/620
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/10/2020
Karar Metni
1.243 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İSTEM
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; davalı bankanın müvekkilinden hizmet bedeli ücreti ve sigorta ücreti için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını davalının haksız itiraz ettiğini, davalı bankanın müvekkilinden ticari hesabından ...-TL hizmetbedeli adı altında kesinti yaptığını, davalı bankanın zaten post hizmet bedeli ve üye iş yeri hizmet bedeli adı altında kesintilen yatığını, ayrıca hizmet bedeli adı altında ne hizmeti belli olmayan müvekkili ile müzakere edilmediğini, bankanın yapmış olduğu tüm işlemlerden ücret aldığını,
yine davalı bankanın müvekkilinin talebi ve isteği olmadan ...-TL sigorta ücreti adı altında tek taraflı kesintiler yaptığını, ...-TL nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile iadesine yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Genel yetki kuralı gereği davacının ikametgahı yer mahkemesinde açılmamış olan davanın yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davalı müvekkil Banka ticari merkezi olan .../... bölgesi yetki alanını kapsayan ... (...) Mahkemeleri’ne gönderilmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımı süresi 2 yıl olduğunu, bu süre sona ermiş olduğundan, talep edilen alacak kalemlerinin tümü zamanaşımına uğradığını, Müvekkil BANKA’ nın,
işbu davaya konu edilen davacıdan kesildiği iddia edilen tutardan sorumlu olması mümkün olmadığını, davacı dava dilekçesinde yer aldığı üzere, ...
Sigortanın ... ... ( ...) tarafından yapılan kesintinin sigorta şirketi tarafından yapıldığını bilerek, yine de taraf olarak Müvekkil Bankaya yönelttiğini husumet itirazlarının olduğunu, Müvekkil Banka’ya husumet yöneltilemeyeceğini, Müvekkil Banka ile davacı arasında “Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesİ” imzalandığını, imza altına alınan kredi sözleşmesinin 6.1 maddesinde;
“banka’nın bu sözleşme’ye dayanarak açtığı veya açacağı her türlü nakdi ve gayri nakti krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara taraflar’ın mutabakat ile belirlenmiş olan ve kredi kullanım talimatı’nda ve işbu sözleşme’nin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda/tutarlarda komisyon uygulayacağını; komisyonların azami, kredi kullanım talimatı’nda belirlenen komisyonun %100 fazlası olabileceğini; komisyonların bu azami orana kadar, banka tarafından, fon maliyetlerindeki değişimler dikkate alınarak artırılabileceğini; artırım halinde müşteri’ye banka tarafından yeni komisyonların bildirilmesinin yeterli olacağını;
azami komisyonun ise ancak taraflar’ın mutabakatı ile artırılabileceğini taraflar kabul ve beyan ederler. müşteri, bu maddeye göre kendisine bildirilen yeni komisyon oranını kabul etmemesi halinde; banka’ca kendisine herhangi bir bildirim yapılmasına gerek kalmaksızın, banka’ca kendisine yapılan komisyon değişikliğine ilişkin bildirimi izleyen 3 iş günü içinde tüm kredi borcunu, tüm ferileriyle birlikte, banka’ya nakten ve defaten ödeyerek, kredisini kapatacaktır. aksi halde; başkaca bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş sayılacaktır.” davacıya açmış olan her kredinin komisyonlarının alınacağını, 6.2.maddesinde ;
“taraflar ipotek, rehin tesis ve fek ücretlerinin, ekspertiz ücretlerinin, hesap özeti ücretlerinin, sigorta ücret ve primlerinin ve bunlarla sınırlı olmamak üzere krediden kaynaklanan tüm masraf ve ücretlerin ve sair giderlerin işbu Sözleşmenin ekinde liste halinde yer aldığını ve Taraflar’ca kabul edildiğini beyan ederler. taraflar, ek listede yer alan masraf ve ücretlerin, azami, %100 fazlası olabileceğini; bu azami orana kadar, BANKA tarafından, fon maliyetlerindeki değişimler dikkate alınarak bu tutarların artırılabileceğini; artırım halinde müşteri ve banka tarafından yeni tutarların bildirilmesinin yeterli olacağını;
azami tutarların ise ancak taraflar’ın mutabakat ı ile artırılabileceğini TARAFLAR kabul ve beyan ederler. “ kredinin tüm masraf ve ücretlerinin davacıdan tahsil edileceği düzenlemeleri mevcut olduğunu, Davacı ile imza altına alınan Kredi Sözleşmesine ilişkin Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi Ön bilgi formu da imza altına alındığını Genel Kredi Teminat Sözleşmesi Ön bilgi formunda, açıkça kredi sözleşmesinde yer alan ve davacı aleyhine durumları içeren Kredi Sözleşmesi maddeleri tek tek sayılarak davacı bilgilendirildiğini davacı tarafın tacir olduğunu,
müvekkil bankanın da tacir sıfatında olduğu gözetildiğinde T.T.K.20.maddesi kapsamında müvekkil bankanın kredi kullandırılmasına ilişkin işleminde ücret istemesinde yasaya aykırı bir yön bulanmadığını davacı ile Müvekkil banka arasında, “üye işyeri sözleşmesi” imzalandığını, imza altına alınan Üye İşyeri Sözleşmesine ilişkin Üye İşyeri Ön Bilgi Formu ve Başvuru Formu da imza altına alındığını, Üye İşyeri Sözleşmesinin Ön Bilgi formunda, açıkça Üye işyeri sözleşmesinde yer alan ve davacı aleyhine durumları içeren maddeleri tek tek sayılarak davacı bilgilendirildiğini,
Davacıdan tahsil edilen ücret Müvekkil Bankanın “Hizmet Komisyon Çizelgesine” uygun ve dayanak, davacının yararlanmaya devam ettiği Bankacılık Hizmetleri bedeli olduğunu, dosyanın Yetkili ... (...) Mahkemelerine Gönderilmesini talep etiklerini,.
Mümkün olmadığı takdirde, Sigorta primlerinin iadesine ilişkin taleplerin sigorta şirketi muhatap olup, bu yönüyle Bankaya husumet yöneltilemeyeceği dikkate alınarak, husumetten reddine karar verilmesini, Davacının taraf olduğu, yasa ve mevzuat hükümlerine uygun Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ve Üye İşyeri Sözleşmesinde düzenlenmiş olan hükümler doğrultusunda, müvekkil banka tarafından verilen hizmetler karşılığı olarak tahsil edilen tutarların usul, yasa ve mevzuata uygun olduğu dikkate alınarak, işbu nedenle haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
KANITLAR VE GEREKÇE
Mahkememizce dava dilekçesi incelenmiş ve davacı vekiline ... tarihli tensip ara kararın ... nolu bendi uyarınca "Dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119/1.
Maddesinde belirtilen unsurları haiz olmadığı anlaşılmakla; dava dilekçesinde gösterilen dava değeri ile netice-i talep kısmında belirtilen talep miktarının çelişkili olması ve dava dilekçesi başlığında davanın niteliği itirazın iptali olarak belirtilmesine rağmen netice-i talep kısmında alacak davası şeklinde talepte bulunulması nedeniyle dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/1-ğ maddesinde belirtilen şartları taşımadığı anlaşıldığından, davacı vekiline HMK'nın 119/1-ğ ve 119/2 maddesi uyarınca açık bir şekilde dava değerini ve talep sonucunu bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine,
süresi içerisinde beyanda bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına" karar verildiği, davacı vekiline tensip zaptını içerir ihtaratlı davetiyenin ... tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Bir dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’nun “Dava dilekçesinin içeriği” başlıklı 119 uncu maddesinde belirtilmiştir. İlgili maddede;
“(1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası.
(2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinin başlığında dava konusu olarak "itirazın iptali" isteminde bulunduğu ve dava değerini ... TL olarak gösterdiği, dava dilekçesinin sonuç ve istem başlıklı kısmında ise davasını alacak davası olarak belirterek ... TL bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği görülmektedir. Buna göre dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1.
Maddesinin d ve ğ başlıklı maddelerine uygun olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesi ile talep ve sonucunu açık olarak belirtmediği ve dava değeri bakımından dava dilekçesinde açık çelişkilerin olduğu kuşkusuzdur.
Buna göre Mahkememizce davacı vekiline dava dilekçesindeki eksikleri ve çelişkileri gidermek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen eksikliğin ikmal edilmediği anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu 119/2.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/472, K. 2020/620, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama