KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/667 Esas
- Karar no
- 2021/471
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/12/2020
Karar Metni
1.059 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, Davalı ile müvekkili arasında yapılan ticari alım satım sözleşmesinden kaynaklı borç ilişkisi bulunduğunu, borca ilişkin faturaların mevcut olduğunu ve maliyeye ve defterlere kayıt edildiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk kurumuna başvurduklarını ve ... tarihinde olumsuz olarak sonuçlandığını, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, takip dosyasında belirtilen %9 faiziyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporda,
1-Taraflar arasında e-arşiv fatura ile 'Yüksek Basınç Pompası' alımı / satımına ilişkin ticari ilişkinin kurulduğu,
2-Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defterlerinin birbirini doğruladığı, TTK ve HMK. 222/2. maddesine göre 2020 yılı ticari defterlerinin davacı lehine davalarda delil vasfına haiz olduğu,
3-Davalı tarafın mahkemece tayin edilen defter inceleme gününde ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği,
4-Davacının ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihinde davalıdan alacağının ... TL olduğu, takipte talep ettiği alacak tutarının ... TL olduğu,
5-Tarafların bağlı vergi dairelerine “Form Ba ve “Bs” beyanlarının incelenmesinde davalı tarafın vergi dairesinden cevap gelmediği, davacının ise .../2020 döneminde davalı adına düzenlediği faturasını .../2020 döneminde Form BS ile beyan etmediği tespit edildiğini bildirir rapor sunulmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava; ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; borcun varlığı , miktarı ve ferileri noktasında toplanmaktadır.
Her iki tarafın tacir olduğu davada ticari defter incelenmesi yapılması mahkememizce uygun görülmüştür.
Ticari defterlerin hangi şartlarda sahibi lehine delil olacağı HMK’nun 222. Maddesinin üçüncü bendinde düzenlenmiştir. Üçüncü bentte 22.07.2020 Tarihli 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile önemli bir değişiklik yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 maddesinin önceki hali “ İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz..” şeklinde iken.
Hukuk Muhakemeleri Kanunun (Değişik 22.07.2020-7251-23) 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi 22.07.2020 Tarih 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile HMK 222.
Maddesinin üçüncü bendinde “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” cümlesi eklenmiştir.
Bu durumda üçüncü bendin yeni hali ile her iki tarafın ticari defterlerinin delil olarak gösterildiği durumlarda mahkemece ticari defterlerin ibrazına karar verilmiş, ispat yükü kendisinde olan taraf ticari defterlerini ibraz etmiş ve ibraz edilen ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, uyuşmazlık konusu kayıtların defterlerinde yer aldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiğinin anlaşılması halinde karşı taraf kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmemiş ise ispat yükü kendisinde olan tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar lehine delil olarak kabul edilecektir.
Somut uyuşmazlığın çözümü amacıyla taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin mehil verilmiş ,kesin mehil içerisinde davacı taraf defterlerini sunmuş ,davalı taraf ise defterlerini sunmamıştır. Davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davalıdan alacağının ... TL olduğu, takipte talep ettiği alacak tutarının ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce sahibi lehine delil teşkil eden davacı tarafın defterleri ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli, oluşa ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının defter kayıtlarına göre davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/667, K. 2021/471, 8 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama