KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/339 Esas
- Karar no
- 2024/266
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 20/04/2022
Karar Metni
1.935 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... - .../... E.K. Sayılı Dosyasında;
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/09/2022
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; ... tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı motosiklette çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca %100 kusur verildiğini, maluliyet nedeniyle dava dışı ...na hastaneye sevk yazısı verilmek üzere başvuru yapıldığını, ...nın sevk yazısı ile Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğunu, raporla davacının %39 maluliyeti olduğu tespit edildiğini, rapora dava dışı ... tarafından Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'ne itiraz edildiğini, itiraz üzerine davacının,
Antalya Atatürk Devlet Hastanesine sevk edildiğini ve alınan rapor da %29 maluliyeti olduğu tespit edildiğini, davacının genç yaşta bir ayağının sekerek yaşamına devam ettiğini, davacının kaza nedeniyle meydana gelen işgücü / meslekte kazanma gücü kaybının, gelir kaybının tamamının bu aşamada tespitinin mümkün olmadığını, gelir kaybı, kalıcı ve geçici iş görmezlik zararı taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürdüklerini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydıyla ...
TL (... TL geçici iş görmezlik, ... tl kalıcı iş görmezlik) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ...na başvurunun veya zarardan sorumlu tutulmasının ilk unsuru bir sigortanın tespit edilemediğini, kazaya ve davacının maluliyetine meçhul bir aracın sebebiyet verdiği iddiası ve kazanın kusur durumuna ilişkin ispat yükü davacıya ait olduğu ... ve sürücü ...'a ihbarını, kusur oranının ATK genişletilmiş uzmanlar heyetinden, maluliyet oranının ise ayrıntılı şekilde ATK üst kurulundan alınacak raporla belirlenmesini, ehliyetsiz veya alkollü kişinin aracına binilmesi,
istihap haddinin aşılması , koruyucu tertibat kullanılmaması gibi müterafik kusur hallerinin ve bunun yanı sıra hatır taşıması unsurlarının gerçekleştiği, dikkate alınarak TBK 51,52 anlamında tazminatta ayrı ayrı indirime gidilmesini, davacının kazaya ve maluliyete meçhul aracın sebep olduğu yönündeki iddiasının ve illiyet bağının araştırılarak sonuca göre karar verilmesini, meçhul aracın tespiti halinde ise zorunlu sigorta yaptırma zorunluluğu ve trafiğe çıkma yeterliliği olup olmadığının KTK 21 ve 23 kapsamında araştırılması ile bu tip araçlardan ... sorumlu olmadığından davanın reddini,
davacıya yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin tazminata mahsubunu, yargılama giderleri, arabulucu ücreti ile vekalet ücretinin davacıya tahmilini, ...nın davanın açılmasında bir kusuru olmadığından, ... aleyhine yargılama gideri, arabulucu ücreti ile vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin birleşen davada cevap dilekçesinde özetle.
Davacı , Sigortalı plakalı araçta yolcu konumunda olup ,kaskı takılı olmadığını, davacının zararın artmasında müterafık kusurunun bulunması sebebi ile belirlenecek tazminat miktarından ayrıca bu sebeple indirim yapılmasını, müvekkil şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını, dosya kapsamında alınan ATK raporunu kabul etmediklerini, davacının davasının yetki itirazları sebebi ile usulden reddine, davacının davasının zamanaşımı itirazımız sebebiyle reddine ,
davacının davasının görev itirazları sebebiyle reddine, kusur oranlarını ayrıntılı gösterir bilirkişi raporu alınması için dosyanın İTÜ'ye tevdine ,davacının maluliyetinin kaza tarihinde ki yönetmeliğe göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulundan rapor alınmasına , davacının davasının esastan reddine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf, asıl davada dava konusu trafik kazasında plakası tespit edilemeyen araç ile kendisine ait ... plakalı araca kusurlu biçimde çarpıldığını, davacı yolcunun kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan karşı yandaki aracın plakasının tespit edilmemesi nedeniyle davalının, davacının zararlarından sorumlu olduğunu iddia etmektedir.
Birleşen davada ise davacının kaza anında yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı aracı süren dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile ... plakalı aracın sigortacısına karşı aynı sebeplere dayalı olarak davalı sigortanın, davacının zararlarından sorumlu olduğunu iddia etmektedir.
Davalı ... cevap dilekçesinde davacının zararının tamamen karşılandığını, davacıya ödenmesi gereken bakiye tazminatın bulunmadığını savunmaktadır.
Birleşen davada davalı sigorta davanın reddini savunmaktadır.
Davacının Maluliyet Oranının Belirlenmesine İlişkin Olarak Yapılan Araştırmalarda:
Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi ... tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, ... tarihi ile ... tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, ...-... tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, ...-....tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
... tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir.
Davacının, dava konusu kaza nedeniyle İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu 22/03/2023 tarihli raporuna göre kaza tarihi olan ... tarihindeki kazaya uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre %8 oranında sürekli iş göremezlik oranının meydana geldiği, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay kadar olabileceği, tedavi süresi boyunca başka birinin yardımına ve bakımına muhtaç olmayacağı mütalaa olmakla hukuki denetime uygun olan raporda belirlenen %8 sürekli iş göremezlik oranının (maluliyetinin) olaya uygun olduğu takdiren kabul edilmiştir.
Dava Konusu Kazada Tarafların Kusur Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Olarak Yapılan Araştırmalarda:
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı 21/07/2022 tarihli raporunda dava konusu kazada davacının yolcu konumunda olduğunu, davacının bulunduğu araçtaki sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen diğer araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunu mütalaa etmiştir.
İtirazlar üzerine dosya İTÜ kürsüsünde görevli üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmekle, heyet 07/09/2023 tarihli raporunda davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsünün %75 oranında, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen diğer araç sürücüsünün ise %25 oranında kusuru bulunduğunu mütalaa etmiştir.
TBK 74 maddesi" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Şeklindedir.
"TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.
HMK 266 madde (HUMK 275 md.) hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır." (Yargıtay 17. HD'nin 2018/6414 2020/4951 Esas Karar sayılı kararı)
Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. Maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hâkim tarafından belirlenmesi gerekmektedir.
Kusur oranına ilişkin yapılan açıklamalar ve dosyada bulunan deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsü, yan yola sapmak için aracın hızını düşürmesi, arka trafiği kontrol etmesi, yaklaşan araçların uzaklığını ve hızını dikkate alması, trafiği tehlikeye düşürmeyeceğine kanaat getirince, önce yolun sağına yanaşıp, bilahare yan yola dönmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi, kontrolsüz bir şekilde sağa yönelmesi,
bu suretle, plakası belirsiz olan aracın yolunu keserek trafiği tehlikeye düşürdüğü kabul edilerek davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsünün %75 oranında, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen diğer araç sürücüsünün ise %25 oranında kusuru bulunduğu, davacının kaza esnasında yolcu konumunda bulunması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı takdiren kabul edilmiştir.
Tazminat Hesabına Yönelik Yapılan Araştırma:
Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davacının kaza öncesinde AGİ hariç aylık ortalama gelirinin 2.446,72 TL olduğu, aynı döneme isabet eden AGİ hariç ortalama asgari ücretin 1.920,67 TL olduğu, buna göre davacının geçici iş göremezlik dönemindeki ortalama gelirinin ortalama AGİ hariç asgari ücretin 1,2739 katı olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise 28/04/2022 tarihli SED araştırmasında davacının o tarihteki gelirinin asgari ücret düzeyinde (net 4.250,00 TL) olduğu, davacının davalı ... tarafından davacıya ... tarihinde ödeme yapıldığı tarihteki son brüt gelirinin brüt asgari ücret düzeyinde (5.004,00 TL) olduğu,
ödeme tarihi itibariyle bilinen son veri bu olduğundan, ödeme tarihine göre yapılacak hesaplamada, davacının işleyecek aktif dönem gelirine esas olarak, ödeme tarihinde bilinen net asgari ücret (4.253,40 TL) esas alınması, yıllar itibariyle bu ücret %10 artırım ve iskontoya tabi tutulması kabul edilmiştir.
Kusura ilişkin paragrafta açıklanan sebeplerle davacının yolcu konumunda bulunduğu araç sürücüsünün %75 oranında, kazaya karışan ve plakası tespit edilemeyen diğer araç sürücüsünün ise %25 oranında kusuru bulunduğu, davacının kaza esnasında yolcu konumunda bulunması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı kabul edilmekle davalının hesaplanacak tazminatın %25’inden, birleşen davada davalı sigorta şirketinin ise %75’inden sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu minvalde davalı ... tarafından davacıya ödemenin yapıldığı tarihe göre hesaplanan tazminat miktarına göre davalı ...nın davacının zararını tamamen giderdiği, ödemesi gereken başka bir bedelin bulunmadığı anlaşılmıştır. Birleşen davada davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2918 sayılı KTK’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Somut olayda, e posta yoluyla, ... tarihinde sigorta şirketine başvurulduğu anlaşılmakla, 8 iş günü sonrası ... dir ve sigorta şirketi yönünden bu tarih faiz başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/339, K. 2024/266, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama