KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/653 Esas
- Karar no
- 2023/387
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 14/09/2022
Karar Metni
1.469 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Şirketinin müvekkili banka ile imzaladığı ... tarihli kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandığı, diğer davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borçlarının - zamanında ödenmemesi üzerine kredi hesapları kat edilerek Üsküdar ...Norterliğinin ... tarih ... numaralı ihtarnamesi hesap özetlerinin gönderildiği ve Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalıların takibe itirazlarıyla takibin durulmasına karar verildiği, arabuluculuk başvurularının anlaşmama ile sonuçlandığı, itirazın mesnetsiz ve haksız olduğu,
9460 faiz talebinin sözleşmenin 2.7 maddesine göre kararlaştırıldığı, noter kanalıyla gönderilen hesap kat ihtarında anaparanın ödeme tarihine kadar işleyecek 9660 temerrüt faiziyle birlikte ödenmesinin talep edildiği, ihtarnameye itirazda bulunulmadığı belirtilerek Sayın Mahkemeden davalıların takip dosyasına yaptıkları itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;
; müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin uzun yıllar varlığını sürdürüp büyük projeler yaptığı, borcunu ödemek kaçınmadığı ve borcuna sadık kalarak ticari itibarine zarar vermekten kaçındığı, ülke genelinde yaşanan olumsuz gelişmelerin şirketi de olumsuz etkilediği ve alacakların tahsilinde sıkıntıya girildiği, yaşanan maddi sıkıntılar nedeniyle konkordato talebinde bulunma zaruriyeti hasıl olduğu, konkordato sürecinin devam ettiği, dosyasının mahkemeden celbini talep ettikleri, talep edilen alacağın gerçek ve mevcut bir alacak olmadığı, taraflarına gönderilen borç miktarının hatalı olduğu, kabul anlamına gelmemekle beraber konu hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep ettikleri belirtilerek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası yönünden İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklı banka tarafından davalı borçlular ..., ... Teknik Ürünler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Klima Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, 869,25-TL gider vergisi olmak üzere toplam ....-TL alacak için girişilmiş ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, davalı/borçluların ... tarihinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; "1- Davalı asıl kredi lehtarı ... şirketinin krediden doğan borcunun ... temerrüt tarihi ve kısmi ödemelerin ödeme tarihi itibariyle TBK 100 mahsubuyla ... takip tarihi itibariyle hesaplanması ve varılan somuç
¸Tablo özetlendiğinde davacı bankanın krediden doğan alacağı takip tarihi itibariyle;
159.926,59 Asıl alacak
11.328,13 İşleyen temerrüt faizi
566,42 Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Asıl alacak takip tarihinden itibaren *637,5 temerrüt faizi ve faiz üzerinden 9%5 gider vergisine tabi olmaktadır.
2- Davalı kefillerin sorumluluğu ve varılan sonuç:
Davalı ... şirketine kullandırılan borçlu cari hesap kredisinden doğan ... tarihi itibariyle ... TL. olan banka alacağı davalı kefiller ... klima şirketi ve ...'in sözleşmedeki kefalet limitleri içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerin banka alacağının tamamından ve kendi temerrütlerinden sorumlulukları doğmaktadır.
Tahsilde tekerrüre yer verilmemek kaydıyla ve her birinin ayrı ayrı olmak üzere, ... tarihinde temerrüt halinde bulunan davalı ... klima şirketinin kefalet sorumluluğu yukarıda asıl borçlu şirket ile yapılan hesaplama ile aynı olup, davalı ...'in ise ... olan temerrüt tarihi dikkate alınarak hesaplanan kefalet sorumluluğu aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
¸Tablo özetlendiğinde davacı bankanın krediden doğan alacağından davalı ...'in takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğu:
... Asıl alacak
... İşleyen temerrüt faizi
565,55 Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır.
Asıl alacak takip tarihinden itibaren %37,5 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olmaktadır. " sonuç ve kanaatine varmıştır.
Uyuşmazlık; davalı ... Teknik Ürünler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile imzalanan ... ve ... tarihli genel kredi sözleşmesine asıl borçlu ile kefil olan diğer davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu alacak miktarının tespitine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; Davacı Bankanın Antalya Şubesi ile davalı ... Teknik Ürünler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında imzalanan ... tarihli ...-TL limitli ve ... tarihli ...-TL limitli Genel kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... Klima Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...'in sözleşme tarihinden sonra kullandırılaracak krediler için süresiz olarak ve ...-TL limitle müteselsil kefil oldukları, Üsküdar ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği anlaşılmıştır.
Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583. Vd. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu görülmüştür.
Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalıların kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğunun anlaşılması, yapılan ödemelerin BK'nun 100 maddesi gereği mahsup işleminin yapılması ile ile mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen,
harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlular aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · E imzalı Hakim ... · E imzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/653, K. 2023/387, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama