KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/851
- Karar no
- 2024/605
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2022
Karar Metni
1.663 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ce ...'da bulunan ... işinin 2020 yılı sonlarında ihale edildiğini ve ihalenin davalı tarafından alınmış elektrik ve mekanik tesisat tadilat yapım işi kısmında müvekkili firmaya taşeron olarak verildiğini, müvekkili şirketten fatura karşılığı aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, bunun üzerine Antalya Genel Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacı ile sözlü anlaşmaya varıldığını, avans mahiyetinde davacıya ... TL'nin çek marifetiyle ödeme yapıldığını, ... tarihinde ... tarafından düzenlenen hakedişte ... TL elektrik, ... TL mekanik imalatlarının gerçekleştiğinin belirlendiğini, faturada belirtilen alacak kalemleri yönü ile alacak doğmadığını, dava konusu faturanın da davalı şirkete bildirilmediğini belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu ... aleyhine ...-TL bedelli ilamsız icra takibi olduğu, takip dayanağının ... tarih, ... ... nolu faturaya dayandığı görülmüştür.
İİK'nın 50/1. maddesi uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun'un 10. maddesinde de sözleşmeden doğan davalar için, ayrıca, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda, aksi kararlaştırılmadıkça para borcu, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Yasal dayanakları ortaya koyularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya dönülecek olursa, davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmemiştir. Faturaya dayalı alacak için alacaklının ikametgahında da takip yapılabileceğine göre, Antalya İcra daireleri ve Antalya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varılarak davalı borçlunun hem icra dairesinin yetkisine hem de mahkememiz yetkisine itirazları reddedilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Tarafların ticari defter ve belgeleri istenilmiş tarafların ticari defterleri sunması üzerine tarafların ticari defterleri incelettirilmiş, deliller toplanmış ve bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, Mali Müşavir bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak;
Davacı şirket ticari defterleri yönünden;
-... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı davacı ...'nin tarafıma incelemeye ibraz ettiği 2021 yılı Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı,
- Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere bu haliyle Davacının 2021 yılı Ticari Defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,
- Davacının 2021 yılı Ticari Defterlerinde Davalı şirkete ait carisinin muavin kaydını ... Alıcılar Hesabından takip ettiği,
-Yukarıda yer alan muavin kaydından görüleceği üzere davacının 2021 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL Alacaklı gözüktüğü,
- Davacı taraf ticari defter kayıtlarında Davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer alan ... nolu ... TL, ... nolu ... TL ve ... nolu ... TL tutarlı toplam ... TL tutarında 3 adet çekin kayıtlı olmadığı (Davacı tarafça ... yazışmasında Davalıdan alındığı belirtilmektedir),
-Ancak davacı tarafça Davalı aleyhine ... tarihinde girişilen Antalya Genel İcra ... Esas sayılı dosyasında Davacı tarafça Davalıdan ... tarih ve ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı Faturadan kaynaklı alacağın talep edildiğini,
Davalı şirket ticari defterleri yönünden;
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı davalı ...'nin incelemeye ibraz ettiği 2021 yılı Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı,
-Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere bu haliyle Davalının 2021 yılı Ticari Defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,
-Davalının 2021 yılı Ticari Defterlerinde Davacı şirkete ait carisinin muavin kaydını ... Alıcılar Hesabından takip ettiği,
-Yukarıda yer alan muavin kaydından görüleceği üzere Davalının 2021 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacı tarafa takip tarihi itibariyle herhangi bir borcunun olmadığı gözüktüğü,
-Davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer alan ... nolu ... TL, ... nolu ... TL ve ... nolu ... TL tutarlı toplam ... TL tutarında 3 adet çekin Davacı taraf ticari defter kayıtlarında kayıtlı olmadığı (Davacı tarafça ... yazışmasında Davalıdan alındığı belirtilmektedir),
-Davacı tarafça Davalı adına düzenlenen ... tarih ve ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı Faturanın Davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer almadığını, belirterek, mahkememizce davacı tarafından davalı adına düzenlenen ... tarih ve ... nolu KDV dahil ... TL tutarlı faturada yer alan hizmeti verdiği kanaatin oluşması halinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğu, mahkememizin fatura konusu hizmeti vermediği kanaatinin oluşması durumunda ise davacının davalıdan takip tarihi itibariyle herhangi bir alacağının olmadığı sonuç ve kanaatine vararak görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı tarafından fatura konusu hizmetin verilip verilmediğinin tespiti ile davalının itirazlarında haklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Taraflar arasındaki takip dayanağı faturanın düzenlenme sebebinin eser sözleşmesine dayandığı görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir.
Ancak eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak, akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yine yapılacak işte gerekli olan ürün ve malzeme tedarikinin de aksine anlaşma yoksa yüklenici tarafından temin edildiği kabul edilmelidir.
Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da ... olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir.
Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye aittir. Sözleşmenin feshedilmediği ve eksik teslim hususunun da kanıtlanamadığı hallerde kural olarak bitmiş olan işin yüklenici tarafından yapılıp teslim edildiğinin kabulü gerekir.
Buna göre teslimden sonra eksik işlerin varlığı ve kendisi tarafından tamamlandığını ispat yükü iş sahibine aittir. Ancak teslimin eksik yapıldığının yasal delillerle ispatlanması halinde kanıtlanan eksiklerin giderildiğini ispat yükü yükleniciye geçecektir. (Yargıtay 15.HD. 10.02.2014 gün 2013/626 Esas, 2014/801 Karar sayılı ilâmı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/2331 E, 2021/739 K).
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7.HD Esas No : 2019/1049 Karar No : 2021/79 sayılı ilamında" davalının da kabulünde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda işe davacı yüklenici tarafından başlanıldığının ihtilafsız olduğu, karine olarak işin yüklenici tarafından yapılıp bitirildiğinin kabul olunacağı, karinenin aksini ispat yükünün davalı iş verene ait olduğu, davalının, savunmasının ispatına yönelik olarak üçüncü kişi tarafından kesilen fatura suretini delil olarak sunduğu, bunun yanında tanık ve keşif delilline dayandığı,
davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını savunan davalı tarafın, basiretli bir tacirden beklenenin aksine bu konuda ne bir ihtarname çektiği, ne tespit yaptırdığı, ne de sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle savunmanın ispatına yönelik olarak sunulan tanık delilinin ve üçüncü kişiler tarafından düzenlenen fatura gibi delillerin her zaman düzenlenebilecek ve elde edilebilecek nitelikte olduklarından fesih ihtarnamesi veya tespit raporu olmaksızın tek başlarına anlam ifade etmeyecekleri, (Yargıtay 15. H.D 2015/2802 Esas - 2015/5758 Karar)" şeklinde karar vermiştir.
Eldeki dava dosyası yönünden; davacı tarafça ... tarih, ... nolu faturaya dayalı takip başlatıldığı fatura konusunun malzeme ve işçilik olduğu görülmekle, tarafların ticar defter ve belgelerinin incelenmesi gerekmiştir. Davacının ticari defterlerine ...
TL'lik düzenlenen fatura kaydının yapıldığı, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun düzenlenip, sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafından ise takip konusu faturanın ticari deftere işlenmediği görülmektedir. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve emsal içtihat doğrultusunda davacı yüklenici tarafından işin yapıldığının karine gereği kabulü gerekmektedir.
Davalı tarafça işin 3. Kişilere yaptırıldığına ilişkin yazılı delil ve belge ibraz edilememiştir. İşin yapılmadığı, noksanlığına dair davalı iş sahibi bu konu ile ilgili olarak davacı yükleniciye herhangi bir uyarı veya bildirimde bulunmamış, yükleniciye ihtarname keşide etmemiştir. Aynı şekilde davalı iş sahibi, işin yüklenici tarafından noksan yapıldığı konusunda mahkemeye başvurup bir delil tespiti de yaptırmamış, bu konuda bilirkişi raporu aldırmamıştır.
Bu hususta davalı tarafça 3. Kişi tarafından düzenlenen faturalar dosyaya ibraz edilmiş ise de, mahkememizce bunlara itibar edilmemiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı çekişmesiz olduğuna göre, sözleşme konusu (fatura konusu) işlerin davacı tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmelidir.
Bu karinenin aksini ispat yükü davalı iş sahibine ait olup, davalı iş sahibi sözleşme konusu işlerin davacı tarafından yapılmadığı yönündeki iddialarını kanıtlayamadığı kanaati ile, davacının davasının kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Takibe ve davaya konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden likit nitelikte olmadığından, davacı yararına icra inkar tazminatının koşulları mevcut olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/851, K. 2024/605, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama