İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/564 K.2024/500

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/564Karar2024/500Tarih17 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.049 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Temmuz 2024
Esas no
2023/564
Karar no
2024/500
Dava
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
Dava tarihi
23/08/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.049 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile dava dışı ... arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve adı geçen borçluya krediler kullandırıldığı, davalının kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak ...-TL. kefalet limiti ile

imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine Beyoğlu ...Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesi vermemiş ve bu suretle davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.

Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.

Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).

Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ilgili icra dosyası, uyap sistemi üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirilmiştir.

Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Bilirkişi raporunda özetle. Davacı ..., davalı ..., dava dışı ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... tarih, ... sayılı ilamsız takip dosyası ile takip başlatıldığı, Davalının, bankaya kefillikten ayrıldığını bildirdiği gerekçesiyle takibe, faize ve ferilerine itiraz ettiği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği, Takip ve dava konusu krediler ile kredilerin kaynağı olan sözleşmelerin incelenmesi neticesinde;

dava ve takip konusu kredilerin davacı ... ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... arasında imzalanan ... tarih ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve eki niteliğinde Cari Hesap Kredi Sözleşmesi ile ... tarih ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve eki niteliğinde Cari Hesap Kredi Sözleşmesine bağlı olarak açıldığı ve kullandırıldığı, bu sözleşmelere bağlı olarak düzenlenen davalının imzasının olduğu herhangi bir kefaletnamenin dosyada bulunmadığı,

Davalı ...’ın ise açıkça ve sadece ... tarihli, ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine bağlı ... tarihli kefaletname ile Kredi alan ...’ın ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine kapsamında kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlara ...-TL. limitle müteselsil kefil olduğu, kaldı ki ..., ... ve ... tarihli çerçeve sözleşmeleri ve ticari kart sözleşmesiyle taraflar arasında yeni bir kredi ilişkisi kurulduğu, ... tarihli sözleşmeden devam eden bir borç bulunmadığı,

dava ve icra takiplerine konu ... ayrı kredinin de ... ve ... tarihli sözleşmelerin bağıtlanmasını takiben ... ve ... yıllarında kullandırıldığı, Yargıtay kararlarında çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmelerine dayalı olarak kredi kullandırımında sözleşme tarihini takiben ikinci bir veya daha fazla kredi sözleşmesi düzenlendiği tarihe kadar açılan ve devam eden kredilerden limit ve temerrütleri dâhilinde müteselsil kefillerin sorumlu olacağının belirtildiği, sonuç olarak,

davalı ...’ın ise açıkça ve sadece ... tarihli, ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine bağlı ... tarihli kefaletname ile Kredi alan ...’ın ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine kapsamında kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlara ...-TL. limitle müteselsil kefil olduğu, ancak bu sözleşme kapsamında açılan ve kullandırılan dava ve takip konusu kredi olmadığı, bu durumda, davalı ...’ın, davaya ve takibe konu banka alacaklarından müteselsil kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, rapora karşı itirazlarını sunmuş ve ek rapor talep etmiştir.

Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen).

Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).

Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı itirazları ek rapor alınmasını gerektirmeyecek itirazlardır ve bilirkişi raporu açıklayıcıdır.

Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki tespitler göz önüne alınarak. Davacı ..., davalı ..., dava dışı ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... tarih, ... sayılı ilamsız takip dosyası ile takip başlatıldığı, Davalının, bankaya kefillikten ayrıldığını bildirdiği gerekçesiyle takibe, faize ve ferilerine itiraz ettiği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği, Takip ve dava konusu krediler ile kredilerin kaynağı olan sözleşmelerin incelenmesi neticesinde;

dava ve takip konusu kredilerin davacı ... ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... arasında imzalanan ... tarih ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve eki niteliğinde Cari Hesap Kredi Sözleşmesi ile ... tarih ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve eki niteliğinde Cari Hesap Kredi Sözleşmesine bağlı olarak açıldığı ve kullandırıldığı, bu sözleşmelere bağlı olarak düzenlenen davalının imzasının olduğu herhangi bir kefaletnamenin dosyada bulunmadığı,

Davalı ...’ın ise açıkça ve sadece ... tarihli, ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine bağlı ... tarihli kefaletname ile Kredi alan ...’ın ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine kapsamında kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlara ...-TL. limitle müteselsil kefil olduğu, kaldı ki ..., ... ve ... tarihli çerçeve sözleşmeleri ve ticari kart sözleşmesiyle taraflar arasında yeni bir kredi ilişkisi kurulduğu, ... tarihli sözleşmeden devam eden bir borç bulunmadığı,

dava ve icra takiplerine konu ... ayrı kredinin de ... ve ... tarihli sözleşmelerin bağıtlanmasını takiben ... ve ... yıllarında kullandırıldığı, Yargıtay kararlarında çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmelerine dayalı olarak kredi kullandırımında sözleşme tarihini takiben ikinci bir veya daha fazla kredi sözleşmesi düzenlendiği tarihe kadar açılan ve devam eden kredilerden limit ve temerrütleri dâhilinde müteselsil kefillerin sorumlu olacağının belirtildiği, sonuç olarak,

davalı ...’ın ise açıkça ve sadece ... tarihli, ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine bağlı ... tarihli kefaletname ile Kredi alan ...’ın ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine kapsamında kullandığı ve/veya kullanacağı nakdi ve/veya gayri nakdi kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlara ...-TL. limitle müteselsil kefil olduğu, ancak bu sözleşme kapsamında açılan ve kullandırılan dava ve takip konusu kredi olmadığı, bu durumda, davalı ...’ın, davaya ve takibe konu banka alacaklarından müteselsil kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığı hususları kabul edilerek; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Son olarak belirtmek gerekir ki; davalı zorunlu arabuluculuk görüşmesine katılmamıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin (11) numaralı fıkrası şöyledir:

“(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.”

Anayasa mahkemesi 2023/160 E, 2024/77 K sayılı ilamı ile; 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen 18/A maddesinin (11) numaralı fıkrasının; Birinci cümlesinin “...bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” bölümünün iptaline, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince kararın resmî gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Henüz yürürlüğe girmeyen iptal hükmü gereği, yürürlükte olan hükme göre, yargılama giderlerinin, davanın reddine karar verilse dahi davalı üzerine yüklenmesi gerekir. Burada, hüküm iptal edilse de anayasaya aykırılığın tespitine rağmen hükmün mahkememizce uygulanıp uygulanmayacağının tespiti gerekir.

Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Yasa maddelerinin uygulamaya etkileri konusunda yüksek mahkeme kararlarına bakıldığında;

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı açıktır. (Yargıtay İçtihatları Birleştirme 10.03.1969 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçe bölümünden)

Yargıtay Dairelerinin geriye yürümez cümlesinin nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin dayanak olarak gösterdikleri Anayasa Mahkemesinin 12.12.1989 gün ve 1989/11 Esas, 1989/48 sayılı Kararı aynen şöyledir: "...Aynı durum, itiraz yoluna başvurmayan mahkemeler yönünden de geçerlidir. İptal davası veya itiraz üzerine bir kuralın iptali sonucu, mahkemeler bakmakta oldukları davaları bu karara göre çözmekle yükümlüdürler.

İptal kararlarının ileriye yönelik "derhal" etkisi tartışmasız biçimde ortaya çıkar. Böylece, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen bir yasanın geleceğe yönelik tüm etkilerinin kaldırılması ve iptal kararına uyulması tüm devlet kuruluşlarınca kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasanın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulanma alanı bulmasını kesinlikle önler. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının zaman içerisindeki etkisi böylece ortaya çıkmakta ve "İptal kararları geriye yürümez." kuralı belirtilen anlamı taşıyarak geçerli olmaktadır.

Anayasanın 153 üncü maddesinde "iptal kararları geriye yürümez" hükmü, iptal kararlarının kesinleşen işlemlere etki etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda "geriye yürümeme kuralı" uygulanamaz. Diğer bir anlatımla; bir davada uygulanması gereken Kanun maddesi başka bir dava vesilesi ile iptal edilmiş ise, bu madde artık eldeki davada da uygulanamaz. Zira davanın yasal dayanağı kalkmıştır ve davacının iptal edilen maddeden dolayı sağlayacağı hukuki yararı da kalmamış olur (Hukuk Genel Kurulunun 17.05.1989 tarihli ve 1989/10-250 Esas, 1989/361 Karar)

Anayasanın 153/5 inci maddesi uyarınca "iptal kararları geriye yürümez" hükmü kesinleşen işlem ve kararlara ilişkin olup elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda "geriye yürümeme kuralı" uygulanmaz. Diğer bir deyişle, bir davada uygulanması gereken bir kanun maddesi iptal edilmiş ise eldeki davada artık uygulanmaz. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 01.03.2017 tarihli 2016/12107 Esas, 2017/3022 Karar )

Anayasanın 153 üncü maddesine göre yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerekmektedir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 29.04.2015 tarihli ve 2013/826 Esas, 2015/1654 Karar )

Danıştay uygulamasında yerleşik içtihat, yürürlüğü ertelenen iptal kararlarının, erteleme süresi dolmadan uygulanmaya başlanması yönünde olmuştur. (ÖZVERİ, Kübra Cemre, Anayasa Mahkemesi İptal Kararlarının Zaman Yönünden Uygulanması

, Yüksek Lisans Tezi, s. 71 ve devamında anılan Danıştay kararları, ...)

Yine emsal olarak bakıldığında; Anayasa Mahkemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemlere ilişkin 20. maddesinin 1. fıkrası birinci cümlesinde yer alan “bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten” ibaresinin, mahkemeye erişim hakkını ve dolaysısıyla hak arama özgürlüğünü, amacını aşacak şekilde sınırlandırdığına ve bu nedenle Anayasa’nın 13 ve 36. maddelerine aykırı olduğuna karar vermiştir. Kararın iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

İptal kararından sonra Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin iptal kararının uygulanmasına ilişkin ilk kararları, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmadan önce uygulanmaya başlayacağı yönünde olmuştur. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/32782, K. 2017/243, T. 11.1.2017, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/8156, K. 2018/8050, T. 17.9.2018; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/13573, K. 2019/703, T. 22.1.2019//Anılan makaleden; s. 78'den dipnotlardaki içtihatlar)

Bu açıklamalar ışığında, somut olayda 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen 18/A maddesinin (11) numaralı fıkrasının.

Birinci cümlesinin “...bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” bölümünün iptaline karar verilmiş ve henüz iptal kararı yürürlüğe girmemiş ise de sonuçta anayasaya aykırılık hüküm altına alındığından, bu tespiti yapılan kanun hükmünün uygulanmasının hak kaybına neden olacağı anlaşıldığından.

Anayasa mahkemesi tarafından verilen sürenin , kanun koyucuya anayasaya uygun yeni kanun maddesi hazırlanması için verilmiş süre olduğunun kabulü ile, mahkememizce iptal hükmünün uygulanması gerektiği, genel kurallar gereği somut dava reddedildiğinden, zorunlu arabuluculuk ücretinin de davacıya yükletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davacı tarafça yatırılan harçların mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ...'nun yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2024

Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/564, K. 2024/500, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/564
Karar No
2024/500
Tarih
17 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/564 K.2024/539
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/565 K.2024/413
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/566 K.2024/384
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/566 K.2024/582
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/566 K.2024/524
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/566 K.2024/396

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.