KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/810
- Karar no
- 2024/591
- Dava
- İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/02/2023
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı borçlu ile dava dışı ... arasındaki borç ilişkisine kefil olduğunu, davalı tarafın bankaya olan borçlarını ödememesi nedeniyle müvekkilinin, davalının borçlarını ödemek zorunda kaldığını, banka ödeme dekontlarında da görüleceği üzere; müvekkilinin ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplam ...
TL ödemede bulunduğunu, genel kredi sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin kefalet sözleşmesinden doğan yükümlülüğünün ... tarihinde, asıl borcun tamamen ödenmesiyle sona erdiğini, müvekkilinin alacağını tahsil için ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası ile ... tarihinde ilamsız icra takibi başlattığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davalı tarafın ... İcra Dairesi'nin ...
E. Sayılı takip dosyasına ilişkin yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası yönünden İİK 'nın 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir Dosyada tüm deliller toplanmış, dava dışı bankaya müzekkere yazılarak dava konusu kredi sözleşmesi, hesap hareketlerinin, borç ve ödeme bilgilerinin, davaya delil teşkil edebilecek bütün bilgi ve belgelerin birer suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenmiş, müzekkere cevabı dosyaya konulmuş, icra dosyası sistem üzerinden celbedilmiştir. ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlusunun davalı ... olduğu, toplam ... TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, anlaşılmıştır.
Dosyamız bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarihli bilirkişi raporlarında özetle; "davacı tarafın iddiasına uygun olarak altı kalemde toplam ... TL'nin davacı tarafından kefil sıfatıyla davalının kredisine yatırıldığı, beş kalemde ...
TL'nin kredinin vadesi geçen ... ve ... vadeli taksit ve gecikmeleri için davacı tarafından ...-... tarihleri arasında ödendiği, tek kalemde ... tüm krediye muacceliyet verilmesini takiben ... tarihinde davacı tarafından karşılandığı anlaşılmakta olup, davalı tarafın icra takibinde ileri sürdüğü zamanaşımı definin değerlendirilmesi Mahkemenin takdirine bırakıldığını, davacı tarafından yapılan her bir kalem için davaya konu icra takibinde ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar yasal faiz işletilmiş olup, ödenen tutarlara işletilen %9 yasal faiz işletildiğini, davacı tarafın talebi olan 6 kalemde toplam asıl alacak tutarı ...
TL olup, ödeme yapıldığı tarihten takip tarihine kadar her kalem için işletilen %9 yasal faiz tutarı ... TL olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam ... TL olarak davacı tarafın işleyen faiz kalemi talebinin cüzi tutar kadar fazla olarak hesaplandığı" şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlık; dava dışı ...'tan çekilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun, kefil ... tarafından ödenmesi üzerine asıl kredi borçlusundan rücuen tahsili talebinin yerinde olup olmadığı ve miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Akdi ilişkinin incelenmesinde; dava dışı ... şubesi ile davalı ... arasında ... tarihli ... TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacı ...'ın çerçeve kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatı ile kefalet sözleşmesini imzaladığı görülmüştür.
Kredi sözleşmesinin imza tarihi itibariyle Kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.
TBK'nın 596. maddesi uyarınca; "Kefil alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur..." düzenlemesi mevcuttur.
Davalı taraf her ne kadar takibe itiraz dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, davaya cevap dilekçesi sunmamış ve davada zamanaşımı def'ini ileri sürmemiştir. " Borçlunun takibe itirazında zamanaşımı definde bulunup açılan itirazın iptali davasında aynı def'iyi ileri sürmesinin gerekip gerekmiyeceği de önemlidir.
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımını bildirmiş olsa bile açılan itirazın iptali davasında da esasa cevap verirken yukarıda açıklanan gerekçeler nedeni ile süresinde zamanaşımını tekrar ileri sürmelidir. Aksi halde davaya bakan mahkeme, zamanaşımını kendiliğinden nazara alarak inceleme konusu yapamaz. (Prof. Dr. Baki Kuru- Adnan Degnekli İti. İpt. Sayfa 120- Prof. Dr. Baki Kuru HUMK.
2 cilt 1766 sayfa), (4.HD 17.5.1966-5948/5772), 2 cilt 1806 sayfa) (HGK-22.9.1971 Baki kuru İcra ve İflas Hukuku.)" Açıklanan gerekçe ile davalı borçlu tarafından süresinde ve usulüne uygun zamanaşımı def'i ileri sürülmediğinden yargılamaya esas yönünden devam edilerek karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; TBK'nın 596. Maddesi uyarınca borcu alacaklıya ifada bulunan kefilin onun haklarına halef olduğu, davacı kefil tarafından kredinin ... TL borcunun ödemesinin yapılarak, davalı ...'e rücu talep edildiği, mahkememizce de itibar edilen bilirkişinin raporunda hesaplandığı üzere icra takip tarihi itibariyle davacının ödeme yaptığı asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının ...-TL olduğu ancak takipte talp edilen miktarın ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL olduğu ve bu borcun tamamını davalı borçluya rücu edebileceği sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile davalı borçlunun icra dosyasındaki borca yönelik itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen,
harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihad doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlu aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/810, K. 2024/591, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama