KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/864
- Karar no
- 2024/721
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
1.947 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun mevcut borcunun ... itirazlarından kaynaklandığı, konuyla alakalı firma sahibine bilgi verilmiş olup, iş yerinden herhangi bir bilgi ve belge gelmediği, yanıt gelmeyen işlemlerin olağan akışından olduğu üzere tutarların işyeri hesabına borç geçildiği, konuyla ilgili işyerine gönderilen ... ekte sunulduğu, bunun üzerine davalının bankaları ile akdettiği ticari bankacılık sözleşmesinin ilgili maddelerine istinaden ... tarihi itibariyle kredilerinin kat edildiği,
hesap kat tarihi itibariyle davalının kullandığı ... (...) kaynaklanan anapara faiz, BSMV dahil ve ihtarname masrafı hariç olmak üzere toplam ... TL. borcu bulunduğu, takibe konu asıl alacak ise takip tarihi itibariyle ... TL. olduğu, ... tarihli noter ihtarnamesiyle davalıya kat ihtarnamesi tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ihtarname masrafıyla birlikte ...
TL. nakdi borcun ihtarname tarihinden itibaren işleyecek kat tarihi itibariyle %65 olan temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi aksi halde nakdi borçların bankanın faiz genelgesine göre belirlenecek temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının bildirildiği, ihtarname süresinin dolmasıyla icra takibine geçildiği, Antalya Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyadan başlatılan icra takibine borçlunun ... tarihinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığı,
alacak miktarının likit ve yargılamayı gerektirdiği belirtilerek davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiş ve bu suretle davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).
Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ilgili icra dosyası, uyap sistemi üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirilmiştir.
Aşamalarda dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle. Taraflar arasında bağıtlanan ... tarihli “...” ve ... tarihli “Ticari Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi” olmak üzere bankacılık işlemlerine ilişkin düzenlemeleri içeren iki ayrı sözleşmenin dosyaya tevdi edildiği. Davalı şirketin ... işletilmesi konusunda faaliyet gösterdiği davacı bankanın ... numaralı müşterisi olarak davacı bankanın .../...
Şubesindeki ... numaralı vadesiz ticari mevduat hesabı üzerinden bankacılık hizmetleri yanı sıra davalı şirkete ibraz olunan kredi kartına dayalı satışları tahsil etmek üzere ... üye işyeri numarası tanımlanarak ... ... (...) tahsisiyle, davalı şirketin üye işyeri sıfatıyla üçüncü kişilere (müşterilerine) yaptığı satışların ... cihazından geçirilmek ve banka işlem komisyonu düşülmek suretiyle, bilgisayar ortamında üye işyerinin davacı banka nezdindeki hesabına aktarılmasının elektronik bağlantıyla sağlanmasının amaçlandığının anlaşıldığı.
Üye işyeri sözleşmesinin konuya ilişkin düzenlemeleri incelendiğinde özetle;
3.madde: ... üyesi işyerinin zözleşme uyarınca, mutabakat ve koşullar dahilinde ... kartların kullanılması, banka ve finans kuruluşları tarafından çıkarılan ... kartlarına taksitle ödeme imkanının tanınması,
5.madde: ... üyesi işyerinin toplam tutar üzerinden provizyon almak zorunda olduğu,
7.madde: üye işyerinin kredi kartı kullanımı nedeniyle kart hamillerine normal satış fiyatı üzerinde farklı fiyat uygulayamayacağı, satın alınan malın/hizmetin ayıplı olması veya herhangi bir nedenle iade edilmesi, belirlenen taksit sayısı ve satış tutarı konularında çıkabilecek her türlü uyuşmazlıkların üye işyeri ile kart hamili arasında çözümleneceği, üye işyerinin mal/hizmetteki ayıp nedeniyle bankanın kart hamiline ödeme yapmak durumunda kalması halinde bankanın bu hususu bildiren ilk talebi üzerine söz konusu tutarları bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği,
10/1 madde: üye işyerinin işbu sözleşmede yer alan hususların hiçbir zaman kredi kartı sistemlerinin mevcut veya ileride konulabilecek kurallarına aykırı olamayacağını, aykırılık halinde bu kuruluşlarca konulan kuralların geçerli olacağının kabul ve beyan edildiği,
10.3 madde: Gecikme faizi; üye işyerinin sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemede temerrüde düşmesi halinde, ödemekle yükümlü olduğu para cinsinden bankada kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının geçerli temerrüt faizi olduğunu kabul ve beyan ettiği,
10/4 madde: taraf ların işbu sözleşmede yer alan hususların hiçbir zaman kartlı sistemlerin mevcut ve ileride konulabilecek kurallarına aykırı olamayacağı konusunda mutabık oldukları,
10.5 madde: bankanın defter ve kayıtlarının, bilgisayar kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edildiği hususlarının yazılı olduğu. Davalı şirketin kredi kartı hamilleriyle yaptığı satış işlemlerinden işletim kuralları kapsamında kart hamillerince hizmet alınamadığı yönüyle yapılan itiraz sonucunda, kart hamilleri hesabına kaydedilemeyen davacı banka kaynağında kalan ve üye işyeri sıfatıyla davalı şirketten talep edilen işlemlerin raporda gösterildiği.
Kredi kartı işlemlerinde ... (...) işlemi uluslararası kural olarak 180 günlük belirli bir süreye tabi olup, işlemin ... olması ve/veya başka bir sebeple karşı bankadan tahsil edilememesiyle, söz konusu işlemin davalı banka kaynağından karşılanması halinde, davacı bankaca satış işlemi nedeniyle üye işyerinin hesabına geçtiği satış tutarını bloke etmesi ve/veya bu tutarın üye işyerince çekilmesi halinde, geri talep edilmesi yapılan uygulamanın doğal sonucu olup, taraflar arasındaki sözleşmede bu hususun ayrıntılı olarak düzenlendiği.
Bankanın kendi çıkardığı kredi kartı dışındaki diğer bankalara ait kredi kartlarının kullanımı halinde, ... de, ... ile yabancıların ülkemizde yaptıkları kredi kartı işlemlerine ilişkin hesaplaşma ise ... ve ... sistemlerinin ayrı ayrı hesaplaşma bankaları aracılığıyla yapıdığı.
Üye işyerinden ürün/hizmet alınamadığı hususunda kart hamillerinin itirazlarında, satış koşullarına ilişkin sözleşme yanı sıra, ürün/hizmetin teslim edildiğinin belgeye dayalı ispatlanabilir olmasının gerektiği, satış anında belirtilen zamandan geç teslim edilen ürünlerin sorumluluğunun üye işyerinde olup, kart hamilinin ürün/hizmeti teslim almasında dahi itiraz hakkına sahip bulunduğu.
Bu yönde kart hamilinin itirazıyla karşılaşılması halinde, üye işyerinin ileri tarihte teslim edilecek ürün ve/veya yapılacak hizmetlerde kart hamili ile anlaşılan tarihe ilişkin imzayı belgeyi, işlem anında kart hamilince teslim alınan ürün/hizmetlerde imzalı/... ve ... edilmiş ... ve fatura ile hizmetin verildiğini ispatlayan belgeleri üye işyerinin açıklamasıyla birlikte, talep edilen süre içerisinde bankaya ibraz etmesi gerektiği.
Davalı şirkete teslim edilen ... den gerçekleştirilen raporda gösterilen toplam ...
TL. tutarındaki 6 adet işleme kart hamillerinin ürün/hizmet alınamadığı itirazlarına davalı şirket tarafınca yanıt verilmemesi sonucunda sözü edilen işlemlerin banka kaynağında kaldığı ve davacı banka ... birimince davalı şirketten tahsil edilmek üzere banka şubesine aktarıldığı, dava dilekçesi ekinde sunulan iletilerden ve müzekkere üzerine davacı banka ... şubesince dosyaya gönderilen belge ve kayıtların incelenmesinden anlaşıldığı, Davalı şirket hesabından karşılanamayan 6 adette ...
TL. tutarındaki işlemlerin kat ihtarnamesi eki özet hesap özetinde görüldüğü üzere davacı bankanın ... şubesince ... (...) adı altında davalı şirket adı altında açılan ... hesabına kaydedildiği ve ... tarihli ihtarname ve icra takibine konu edildiği, kredi alacağı olmaması ve TTK hükümleri nedeniyle işleyen faizlerin kapitalize edilemeyeceği gözetildiğinde davacı bankanın işlemlerin banka kaynağından karşılandığı ... tarihi itibariyle ... TL. ve ... tarihi itibariyle ...
TL olmak üzere toplam ... TL. talep edilebilir anapara/asıl alacak tutarı bulunduğunun anlaşıldığı. Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin ... maddesine göre.
Gecikme faizi; üye işyerinin sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemede temerrüde düşmesi halinde, ödemekle yükümlü olduğu para cinsinden bankada kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının geçerli temerrüt faizi olduğunu kabul ve beyan ettiği yazılı olup, madde metninde kredi akdi faizinin temerrüt faizi olarak kabul edileceğinin açıkça belirtildiği; ayrıca, bankanın yükümlüsü olduğu faiz üzerinden %5 olarak tahakkuk edecek gider vergisinin üye işyerine yansıtılacağına dair bir hüküm de bulunmadığı.
Davacı banka tarafından kat tarihi itibariyle bankanı temerrüt faizini %65 olduğu açıklanarak, bu oranın banka alacağına işletildiği ve takip sonrası işletilmesinin talep edilmesinin sözleşme hükmüne uymadığı gibi davacı banka tarafından %65 temerrüt faiz oranını ve bankanın fiilen kredilerine uyguladığı faiz oranlarını gösterir tevsik edici herhangi bir belgenin ibraz edilmesi gereği duyulmadığı; ... yapılan araştırmada bankaların ticari kredilerde ... tarihi itibariyle ağırlıklı ortalama akdi faiz oranı %21,75 ve Kredili mevduat kredisi hesaplarına uygulanacak ...-... dönemi akdi faiz oranı ise %20,76 bulunduğu;
bu durumda mahkemenin taktirine göre %21,75 ticari kredi faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması yoluna gidileceği. Davacı bankanın üye işyeri sıfatıyla davalı şirkete tahsis ettiği ...den yapılan kredi kartlı satış işlemlerinde davacı banka kaynağından karşılanan işlemlerden doğan banka alacağının takip tarihi itibariyle hesaplanması gereği; banka alacağının takip tarihi itibariyle; ... TL Asıl alacak, ... TL İşlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam ... TL.
Bulunduğu, talep sınırları dikkate alındığında banka alacağının ... TL Asıl alacak, ... İşlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam ... TL. olduğu; asıl alacağın takip tarihinden itibaren %21,75 temerrüt faizine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, rapora karşı itirazlarını/beyanlarını sunmuştur.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen).
Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. İtirazlar yerinde bulunmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, Davanın kısmen kabulü ile; davalının, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda ... TL üzerinden devamına, asıl alacağın takip tarihinden itibaren % 21,75 temerrüt faizine tabi olmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;
İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.
Dosyaya baktığımızda; davacı bankanın alacak miktarı likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmektedir (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2017 tarih ve 2016/12900 esas 2017/994 karar sayılı içtihatı). Bu nedenle, inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının, Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda ... TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağın takip tarihinden itibaren % 21,75 temerrüt faizine tabi olmasına,
2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, hükmolunan miktarın % 20'si üzerinden hesaplanan ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin haklılık durumu gereği, ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/11/2024
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/864, K. 2024/721, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama