KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/113
- Karar no
- 2024/717
- Dava
- İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2024
Karar Metni
1.033 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İ tirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile dava dışı ...'nin arasında Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'nin müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine dava dışı şirkete ve davalı kefil aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlunun dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli itirazları ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalının haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyelerin tebliğ edildiği, taraf teşkilinin sağlandığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlularının ise ... ile ... olduğu, ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ... TL işlemiş faizin gider vergisi, ... TL masraf tutarı olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilip, davalı/borçlu ...'nin ... tarihli dilekçesi ile takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bankacı bilirkişi raporunda sonuç olarak; "davalının ... takip tarihi itibariyle ... temerrüt tarihi dikkate alınarak sorumluluğunun hesaplanması ile;
... Kat tarihi itibariyle asıl alacak ...
...-... 7 günlük %25,56 akdi faiz ...
...-... 3 günlük %29,16 temerrüt faizi ...
...-... 6 günlük %37,32 temerrüt faizi ...
Gider vergisi ...
Masraf ...
... Takip tarihi itibariyle toplam alacak ...
Özetlersek takip tarihinde banka alacağı; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi ve ... TL masraf toplamı ... TL bulunmaktadır.
Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı;
... TL Asıl Alacak,
... TL İşlemiş Faiz,
... TL İşlemiş Faizin Gider Vergisi ve
... TL Masraf Tutarı toplamı ... TL olmaktadır.
Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %37,32 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine tabi bulunmaktadır." şeklinde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredi kartının ödenmeyen borcunun tahsili istemi ile müşterek borçlu müteselsil kefil olan davalı hakkında yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı banka tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının kefaletinin geçerli olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede ;
6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.
Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.
Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur.
Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında ... tarihli ...-TL limitli Kredi Kartı sözleşmesi bağıtlandığı, davalı ...nin sözleşme limiti dahilinde ... TL yönünden müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının alındığı, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar kanununun 583 maddesine uygun olarak düzenlendiği ve geçerli olduğu, davalı borçluya ... tarihli kat ihtarnamesinin ve hesap özeti gönderilerek temerrüde düşürüldüğü mahkememizce sabit görülerek davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 589/1. maddesi gereği kefil; asıl borç ve borçlunun kusur ve temerrütünden kefalet limiti ile, kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından ise kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın sorumludur (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 07.03.2017 tarihli 2016/13721 E., 2017/1838 K. sayılı ve 21.12.2016 tarihli 2016/6502 E., 2016/16085 K. sayılı emsal kararları). Davacı kefilin kredi sözleşmesinde kefalet limitinin ...-TL olduğu, dava dilekçesinde de ...-TL dava değeri belirlendiği dikkate alınarak; borcun kefalet limiti ve talep miktarı dikkate alınarak, davalı yönünden ...-TL olarak devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtildiği üzere hükmoluna alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/113, K. 2024/717, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama