KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/120
- Karar no
- 2025/702
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/02/2024
Karar Metni
1.247 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... tarihinde ... Mahallesinde davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkilinin idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını ve kaza sonrasında ... Hastanesine götürüldüğünü, ... Hastanesi tarafından düzenlenen ... tarihli sağlık kurulu raporunda müvekkilinin %2 maluliyetinin bulunduğunu, kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle şimdilik ... TL geçici iş göremezlik ve ... TL sürekli iş göremezliğin tüm davalılardan tahsili ile ... TL manevi tazminatın ise sadece davalılar ... ... ve ...'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ...
Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun dikkate alınmaması gerektiğini, yeniden ATK'dan kaza tarihi olan ... yılına ilişkin olarak Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre aldırılması gerektiğini, davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden esas alınması gerektiğini, meydana gelen kazada davacının emniyet kemeri takmadığını ve %20 oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini,
yine davacının talep ettiği manevi tazminat taleplerinin haksız ve mesnetsiz ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kazanın ... yılında meydana geldiğini ve yaklaşık ... sene geçtiğini, bu süre içinde davacının başka kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini davacının taleplerinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... şirketinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davalı ... şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ile hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
SGK'ya müzekkere yazılarak meydana gelen kaza sonrasında davacılara toptan ödeme veya maaş bağlama şeklinde gelir bağlanıp bağlanmadığı ve varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler istenmiş, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti hususunda Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan ... tarihli raporunda sonuç olarak; " davalı sürücü ...'nin %80 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Tarafların ATK kusur raporuna itiraz etmeleri üzerine Mahkememizce trafik bilirkişisi eşliğinde mahallinde keşif yapılmış, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle; "davacının meydana gelen kazada kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı, davalı sürücü ...'nin ise kavşak yaklaşımında hızını azaltmadığı" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile mahkememizce alınan bilirkişi kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşıldığından çelişkilerin giderilerek dosya kapsamı ile tarafların iddia ve savunmaları kapsamında değerlendirme yapılarak kazaya karışan araçların kusur durumlarının tespiti için ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna tevdi edilmiş, ... tarihli raporda özetle; "davalı sürücü ...'nin %80 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu" hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talepleri yönünden davanın konusuz kaldığını ve maddi tazminat talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, manevi tazminat talepleri yönünden ise taleplerinin devam ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazası nedeniyle kazaya karışan aracın ZMMS 'ine, maliki ve sürücüsüne karşı açılan maddi ve maliki ve sürücüsüne karşı açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur.
Dosyamız arasında bulunan ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu dikkate alınarak davalı araç sürücüsü ...'nin %80 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin ... tarihli beyan dilekçesi ekinde gönderdiği ibraname ile ... TL ana para, ... TL dava vekalet ücreti, ... TL yargılama gideri olmak üzere toplam ... TL üzerinden mutabakat sağlandığı anlaşıldığından davacının geçici ve daimi iş göremezlik talebi hakkında sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesine göre ''Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır.
Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır.
Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır.
Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların kusuru, davacının kaza tarihindeki yaşı ve maluliyet oranı, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile davacı için ...
TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/120, K. 2025/702, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama