KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/276
- Karar no
- 2024/477
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 20/03/2024
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının, üç ortaktan oluşan ...’nin % 40 hissesi olan ortağı, davalılardan ... nın şirketin hem ortağı hemde yönetim kurulu başkanı, davalı ...'ın şirketin hem ortağı hemde yönetim kurulu üyesi, diğer davalı ...'nin ise ...'nın damadı ...'nın eşi olan ...'ın iş ortağı olduğunu, ... ve...'ın baba kız olup, ... yılından beri şirket yönetim kurulunda bulunduklarını, davacının ... ve ... ile birlikte ortak olduğu ...nin ...'nin % 32 hissesine sahip olduğunu, ...nin ...'nin en büyük ... alanlarından birisi olan ... alanının mülkiyetinin sahibi olup, ayrıca işletme hakkına da sahip olduğunu,
...'nin yönetim kurulu başkanı ...'nın aynı zamanda ...'nin de yönetim kurulu başkanı, ...'nin sermaye artırımı teklifini ...'ın genel kuruluna getiren ve sermaye artırımı kararı alınmasını sağlayan kişinin de davalı ... olduğu, ...'nin ... tarihli genel kurulunda ...'nın teklifi olan şirket sermayesini %... artırılarak ... TL den ...
TL'ye yükseltilmesi kararı alındığını, sermaye artırımı yapıldığında ortakların ana sözleşmede ve Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen rüçhan hakkı mevcut olup, belirli bir sürede bu hakkın kullanılması ve arttırılan sermayenin yine genel kurul kararı uyarınca şirkete yatırılması gerektiğini, ...'nin yönetim kurulunu oluşturan davalılar .. ve kızı ...'ın, davacının % 40 hissedar olduğu ...'nin genel kurulunu toplamadan ve bu konuda herhangi bir genel kurul kararı almadan, ...'nin artırılan sermayesine dair rüçhan hakkını kullanmayıp, sermaye artırımına konu ...'nin % 16'lık hissesini ...'nın damadı ve ...'ın eşi olan ...'ın iş ortağı ...'ye,
...-TL'ye temlik ederek rüçhan hakkını devrettiklerini, yani ...-TL karşılığında, ...'nin ...'deki %16'lık hissesinden vazgeçildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında bu durumun denetim kayyımı olarak atanan ...'un 04/05/2023 tarihli raporunun ... sayfasında açıkça belirtildiğini, ...'nin gerek arazisinin, gerekse işletme hakkının piyasa değerinin ...
TL'nin üzerinde olduğunu, yani sermaye artırımına iştirak edilmeyen %16'lık hisseye tekabül eden hisse değerinin işlem tarihi itibariyle en az ...
TL olduğunu, dava tarihi itibarıyla değerinin ise bu tutarın yaklaşık iki katı kadar olduğunu, buna karşılık ... tarihli kayyım raporunun ... sayfasında belirtildiği üzere ...'nın hisseyi ...-TL'ye satarak ...'yi zarardan kurtardığını denetim kayyımına beyan ettiğini, hissenin temlik edildiği ...'nin ekonomik durumu hiçbir şekilde sermaye artırımı için yatırılması gereken ...- TL'yi nakit olarak temin edip yatırmaya elverişli olmadığını, davacının harici duyumu ve olayın gelişiminden, göstermelik olarak şirket hesabına geçen ...
TL'nin ve sermaye artırımına tekabül eden ...
TL'nin ... tarafından karşılandığı, aradan bir süre geçtikten sonra ... tarafından bu hisselerin ... ve ...'ya devredileceğinin açıkça anlaşıldığını, aslında davacının ortak olduğu şirketin yönetim kurulunun yapmış olduğu bu işlemin ...'nin malvarlığını hukuka aykırı ve muvazaalı bir şekilde eksiltilerek haksız kazanç sağlamak amacı yanında, ...'nin malvarlığını eksilterek davacının tasfiye veya çıkma payına tekabül edecek miktarın mümkün olduğu kadar azaltılmasına yönelik olduğunun açıkça ve alenen belli olduğunu, satışı yapılan rüçhan hakkına tekabül eden hissenin değerinin, en ...
TL olup, bu tutarın yaklaşık olarak şirketin mevcut malvarlığının 2/3' ne tekabül ettiğini, dolayısıyla bu konuda genel kurul kararı alınmasında yasal zorunluluk bulunduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun bu yasal zorunluluğu da yerine getirmediğini, yine, TTK'nın 18/2. maddesinde her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli tacir gibi davranmak zorunda olduğunun hüküm altına alındığını, yönetim kurulu üyesi olan davalıların,
en basiretsiz sıradan bir insanın dahi yapmayacağı bir işlem yapmak suretiyle davacının % 40 hissedar olduğu şirketi açıkça zarara uğrattıkları ve özen ve dürüstlük yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiklerini, davalıların ... hisselerinin tamamını muvazzalı işlemlerle ele geçirmek amacıyla gayret gösterdiklerini, öncelikle rüçhan hakkına konu hisselerin üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
yargılama sonunda davanın kabulü ile davalılar arasında yapılan rüçhan hakkı devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti/ iptali ile davalı ...'ye intikal eden hisselerin ...'ye iadesine karar verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise rüçhan hakkının devri nedeniyle ...’nin uğradığı zararın rayiç değerinin bilirkişi incelemesi ile tespiti ile tespit edilecek bu zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...'ye verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; açmış bulundukları davadan taraflar arasındaki sulh sözleşmesi gereğince feragat ettiklerini beyan etmiş, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragate yetkisi olduğu görülmüştür. Davalılar ... ve ... vekili ... tarihli dilekçesi ile; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, feragat sebebiyle davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı ... vekili ... tarihli dilekçesi ile; davacının feragati nedeniyle lehlerine hükmedilecek yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, rüçhan hakkının devri sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti/ iptali ile rüçhan hakkına konu payın dava dışı şirkete iadesi, olmadığı takdirde davalıların dava dışı şirkete verdikleri zararın sorumluluk davası kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt:4, 2001 Basım, sf:3618)
Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/276, K. 2024/477, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama