KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/36
- Karar no
- 2024/734
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/01/2024
Karar Metni
1.792 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ile davacı arasında davacı adına kayıtlı ... Plakalı aracın satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, araç satımından kaynaklı düzenlenmiş bulunan ... TL Miktarlı ... Tarihli ... Nolu E-Faturadan kaynaklı ... TL bakiye alacağının kaldığını, kalan borcun kendisine ödenmesi için davalı borçlu ile iletişime geçse de hiçbir şekilde sonuç elde edilemediğini, bu sebeple Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davacının iş bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, itirazın iptali davası açmak için yasal ön şart olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, Antalya Arabuluculuk Bürosu aracılığı ile tanzim edilen arabuluculuk görüşmesinin taraflar arasında gerçekleştiğini, ancak arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını, yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, itirazın iptalinin akabinde takibin devamına,
haksız ve kötü niyetle olarak zaman kazanmak için yapıldığı aşikar olan itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazları olduğunu, tarafların gerçek kişi olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, yine zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu, itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla iş bu davanın yukarıda bilgileri yer alan ...’a ihbar edilmesini, davacı ile ...'ın ortak olup;
davalının dava konusu aracı ...'dan satın aldığını, ancak aracın ... adına kayıtlı olması nedeniyle noter satışını onunla yaptığını, karşı tarafın iki ortak olması sebebiyle de ödemeleri talep ettikleri şekilde ikisinin hesabına yaptığını, davanın neticesine bağlı olarak ...'a rücu etme ihtimalleri bulunduğundan işbu davanın ...’a ihbarına, davalının Antalya ...
Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesiyle ... plakalı aracı satın aldığını ve bedelin tamamını noter devrinden önce ödediğini, nitekim noter senedinde de aracın bedelinin ödendiği satıcı tarafından da beyan edilerek imzalandığını, buna rağmen davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak araç bedelinin ...
TL kısmı ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz etmeleri neticesinde ise işbu davanın açıldığını, davalının, alacaklı görünen tarafa iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, ...'ın mülkiyeti kendisine ait olan ancak ruhsatı ... adına kayıtlı bulunan aracı ... ‘ın talimatıyla ... ‘un davalıya noterde devrettiğini, davalı bu aracın ödemelerinin bir kısmını (... TL) ... hesabına bir kısmını (...
TL kısmını) ise ... hesabına gönderdiğini, ...’a hiçbir borcu bulunmadığını, ...’un vergi borcu olduğundan bahisle kalan ... TL ödemeyi davalıdan, ... hesabına göndermesini istediğini, nitekim ...’ın hesabına davalının ...
TL yi gönderdiğini, akabinde ... bu parayı ... hesabına gönderdiğini, aracın mülkiyetinin gerçekte ...’a ait olduğunu, bu şekilde davalının 3 tane daha araç satın aldığını ve hepsinin bedelini eksiksiz bankadan ödediğini, davalının ... ve vekillerin katılımı ile yaptığı ... tarihli sözleşme ile davalının ... ve ...’a bu araçlarla ilgili borcu olmadığının sabit olduğunu, davalının ... ve davacı tarafa bu nedenle güvendiğini, mülkiyeti ...’a ait olduğu için davalının ...’a gönderdiği tüm araç bedellerinin anında ... tarafından ...’a gönderildiğini,
aracın noter satış sözleşmesinde araç bedelinin tamamının banka havale yoluyla alındığı ve alacağının kalmadığı ... tarafından açıkça beyan edilerek imzalandığını, ..., ... ile olan iç ilişkisinin bozulmasından kaynaklı olarak kötü niyetli şekilde davalıdan haksız olarak ödenen parayı tekrar talep ve tahsil yoluna gittiğini, senetle ispat kuralının istisnalarından birisi yazılı delil başlangıcı olması hali olduğunu, bir belgenin delil başlangıcı olabilmesi için, kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması gerektiğini, aleyhine delil olarak kullanılmak istenen tarafın,
imzasız el yazısı ile mektupları , herhangi bir şekilde bir kağıda yazılmış el yazısı ile notları delil başlangıcı sayılabileceğini belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın ve tüm taleplerinin reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacının en yüksek oranda kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara duruşma gün ve saati bildirir usulüne uygun tebligatların yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Başkanlığına, Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu faturalara ilişkin mal veya hizmet alımı ile ilgili beyannameli satış formları BA ve BS formları, bunlarla ilgili düzeltme beyannameleri ve diğer beyanname suretleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliğine, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak tacir araştırması yapılmış, tarafların gelen yazı cevaplarından tacir oldukları anlaşılmıştır.
Antalya ... Noterliğinin ... tarihli araç satış sözleşmesi celp edilmiştir.
Davalı tarafından ibraz edilen ... tarihli adi yazılı araç satış sözleşmesi dosyamız arasına alınmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki araç alım satımından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... plakalı aracın ... TL’ye satışı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın satış bedelinin ... TL’lik kısmının davacıya ödenip ödenmediği hususuna ilişkindir.
Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu satıcı ... ile alıcı ... arasında resmi şekilde düzenlenen ... plakalı aracın satışına ilişkin sözleşmede satış bedelinin ... TL olarak kararlaştırıldığı, satış sözleşmesi içeriğinde "...Satıcı, yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya hali hazır durumu ile satarak bedelini banka havale yoluyla aldığını ve aracı teslim ettiğini, alıcı bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini banka havale yolu ile ödeyerek teslim aldığını..." şeklinde imzalı beyanlarının bulunduğu görülmüştür.
Yine davalı tarafından araç satış bedelinin toplam ... TL'lik kısmının satıcı ... adına banka havalesi yoluyla, ... TL'lik tutarın da davalı ... tarafından dava dışı ... hesabına ödünç verilen nakit kaydıyla gönderildiği görülmüştür.
Davacı tarafından araç satış bedelinin eksik ödendiği iddia edilmiş ise de; resmi şekilde yapılan araç satış sözleşmesinde bedelin banka havalesi yoluyla alındığı kabul edilmiştir.
Davacı asil yargılama sırasında huzurda alınan beyanında, ... tarihli adi yazılı araç satış sözleşmesi başlıklı belgeden haberdar olmadığını, aracın mülkiyeti ve ruhsatının kendisine ait olduğunu, ... tarihli araç satış sözleşmesi kapsamında toplam ... TL ödemelerin tarafına yapıldığını, araç satış bedelinin ... TL'lik kısmının bu sebeple eksik ödendiğini beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK 200. Maddesinde; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir."
201. Maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13/03/2017 tarih, 2019/1053 Esas, 2019/1985 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir (HMK madde 190). Bu nedenle ispat külfeti öncelikle davacıdadır. Davacı ise hukuki ilişki gereği iddiasını ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur.
Somut olayda, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Davacı, harici satım sözleşmesi uyarınca davalıya aracı bedeli olarak ... TL ödediği iddiasını usulüne uygun şekilde ispat edememiştir. O halde mahkemece, ispat yükü üzerinde bulunan ancak davalının kendisine arac bedeli olarak ödendiğini kabul ettiği ... TL üzerindeki miktara yönelik iddiasını yazılı delillerle ispat edemeyen davacıya, davalının kabulünde olan miktar üzerindeki ödemeye ilişkin olarak yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır..." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 30/03/2011 tarih, 2010/10186 Esas, 2011/4097 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Taraflar arasında araç ve plaka satışı ve bu satışa ilişkin olarak davalının davacıya ... TL ödeme yaptığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, araç ve plaka satışı nedeniyle davalının davacıya bakiye borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde davalının ... TL olan araç ve plaka satış borcudan bakiye ... TL borcu olduğunu iddia etmiş, yargılama aşamasında bakiye borçtan ... TL’nin daha ödendiğini, borcun ... TL olduğunu belirtmiş, davalı ise davacıya borcunun olmadığını savunmuştur. Dosya içerisinde yer alan ... tarihli sözleşme başlıklı belgede plaka satışı nedeniyle kalan bedelin plakanın satışında verileceği belirtilmiştir.
Bursa ...Noterliğince düzenlenen ... tarihli resmi araç satış sözleşmesinde ise satıcının aracı alıcıya satarak bedelini tamamen aldığı, alıcının ise araç bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını kabul ve beyan ettikleri yazılıdır. Noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi aksi veya sahteliği ispatlanana kadar geçerli yazılı delil niteliğindedir.
Davacı satıcı araç satış sözleşmesindeki araç satış bedelini tamamen aldığına ilişkin beyanının aksini aynı kuvvette kesin delille ispatlamalıdır. Bu durumda mahkemece ispat külfeti kendisinde olan davacıya delilleri arasında bulunan yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir..."
Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Dava konusu somut olayda, davacı tarafından aracın mülkiyetinin ve kaydının kendi üzerine olduğu, resmi senette yazılanın aksine satış bedelinin eksik ödendiği iddia edilmiştir.
Satış bedelinin banka havalesi yoluyla alındığı hususu resmi şekilde yapılan araç satış sözleşmesinde kabul edilmiş, ancak eksik ödendiği hususu davacı tarafından yazılı delil ile ispatlanamamıştır. Dava dilekçesinde davacının açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmüş olmakla ispatlanamayan davanın reddine, koşulları ve yasal unsurları oluşmayan davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/36, K. 2024/734, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama