KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Esas no
- 2024/886 Esas
- Karar no
- 2025/88
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 14/11/2024
Karar Metni
1.146 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil Banka tarafından borçlulardan ... lehine ... ticari kart kredi kartı ... / ... nolu Destek Kredisi Sözleşmesi ...- ... nolu kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, Borçlu tarafından kullanılan ürünlere ilişkin ödenmesi gereken borç tutarları ödenmediğinden. Kredi kart hesapları kapatılarak ... TL'nin. Destek kredisi sözleşmesinden kaynaklı ... TL'nin Kredili mevduat hesabından kaynaklı ...
TL'nin tahsili için ... tarih ve ... barkod nolu hesap kat ihtarnamesi ile ihtarname tarihi itibariyle ... TL tutarındaki Banka alacağının ödenmesi talep edildiğini, gönderilen ihtarın borçlu tarafa ... tarihinde tebliği yapılmış ise de müvekkili banka alacağının ödenmediğini, bankanın alacağının tahsili amacıyla Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin .../...
E. Sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, İhtarnameye ve takibe rağmen hiçbir ödeme yapmayan davalı tarafından takibe hiçbir gerekçe gösterilmeksizin itiraz edildiğini, davalı vekil eden bankaya böyle bir borcunun olmadığını belirterek icra takibine, ödeme emrine, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş.
Sayılı ... tarihli ihtiyati haciz kararının devamı ile; borçlunun Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi .../... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, borçlunun haksız itirazından dolayı %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, ... tarihli dilekçesi ile icra dosyasına yaptığı itirazından vazgeçtiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Antalya Banka alacakları İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılamanın devamı sırasında ... tarihli dilekçe ile davalı asil icra dosyasındaki itirazından vazgeçtiğini, davacı tarafça açılan itirazın iptali davasını kabul ettiğini imzalı beyanı ile bildirimiştir.
6100 sayılı HMK'nun 308. maddesinde "Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur"
311. maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davayı kabul, davalının mahkemeye ulaşması gerekli tek taraflı irade beyanı ile davacının dava dilekçesindeki talep sonucu kısmına kısmen veya tamamen muvafakat etmesi şeklinde tanımlanabilir (Kuru, B.; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C. IV., İstanbul 2001, s. 3674; Tanrıver, S.; Mahkeme Huzurunda Yapılan Kabuller, AÜHFD, 1995/I, s. 221). Kabul, davayı sona erdiren usul işlemi olmasının yanı sıra aynı zamanda davalı, davacının istemiş olduğu hakkın varlığını da kabul ettiğinden bir maddi hukuk işlemidir (Kuru, s. 3677). Davayı kabul, her şeyden önce bir usul işlemi olduğundan, kabulün şartları ve etkileri usul hukuku bakımından düzenlenir.
Davayı kabulden söz edilebilmesi için dört koşulun bir arada bulunması gerekir. Bunlardan ilkini; davalı tarafından mahkemeye yöneltilmiş bulunan tek taraflı ve varması gereken bir irade beyanının mevcudiyeti oluşturur. Bu irade beyanının kendisinden beklenen hüküm ve sonuçları doğurabilmesi mahkeme veya davacı tarafından kabul edilmesine bağlı değildir. Diğer bir koşul, davayı kabule ilişkin irade beyanının, kayıtsız, şartsız ve açık olması gereklidir (6100 s. HMK m. 309/4).
Usul işlemleri kural olarak şarta bağlı olarak yapılamayacağından, şarta bağlı olarak bir kabul beyanında bulunulmuş ise, davalının bu beyanının davayı kabul olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Davalının, davanın kabulüne ilişkin davayı kabul eden irade beyanının, kayıtsız, şartsız olmasının yanı sıra, açık ve tereddüte yer vermeyecek bir biçimde kesin olmalıdır. Zımni olarak davayı kabul de mümkün değildir (Kuru, 3692-3694).
Diğer taraftan, davalının kabule ilişkin irade beyanının davacının talep sonucunu konu alması gerekir. Davalı sözü edilen irade beyanı ile davacının dava dilekçesinin talep sonucu kısmına rıza gösterir. Davayı kabul davacının dava dilekçesinin talep sonucunun tamamına ilişkin olabileceği gibi, talep sonucunun bir kısmına ilişkin de olabilir ( HMK m. 309/3).
Son koşul olarak kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda hüküm doğurur (6100 s. HMK m. 308/2). Medeni Usul Hukukunda kural olarak tasarruf ilkesi (1086 s. HUMK m. 72, 6100 s. HMK m. 24) uygulandığından, bu ilkeden hareketle davalı da dava konusu üzerindeki tasarruf yetkisine dayanarak açılmış bir davayı kabul edebilir. Bu suretle davalının kabulü davayı sona erdirir.
Kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir ( 6100 s. HMK m. 309/1). Kabulün zamanı ise 6100 sayılı HMK'nın 310. maddesinde düzenlenmiş ve feragatta olduğu gibi hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği öngörülmüştür. Kabul, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Davayı kabul ile mevcut olduğu tespit edilen veya yeni doğan hak, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava konusu yapılamaz ( 6100 s. HMK m. 311). Davanın kabulü, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (6100 s. HMK 311/1, 1.c)
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” düzenlenmesine yer verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; Davalı ... tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan ettiğinden 6100 sayılı HMK'nın 311/1 fıkrası gereği kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve aynı sayılı yasanın 309/2 maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle, davanın kabul nedeniyle kabulüne, kabul beyanı ön inceleme duruşmasından sonra sunulduğundan harcın ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/886, K. 2025/88, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama