KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/867 Esas
- Karar no
- 2026/347
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/10/2025
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı aracın ... tarihli kazada davalının işleteni/sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, trafik kazasında hasara uğrayan aracın onarım/tamir süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zararın ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) ticari kazanç kaybı, ticari olmayan araçlarda ise araç mahrumiyet tazminatı (ikame araç bedeli) konusunu oluşturduğunu,
bu tazminatın/kazanç kaybının tazmini hususunda kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsünün müteselsil olarak sorumlu olduklarını, davacı ... plakalı ... model ... / ... ... olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa değerinin yüksek olduğunu, hasar fotoğrafları ve diğer belgelerden araçtaki hasarın tamir süresinin en az 20 gün olması gerektiğini,
bu nedenle davacının ticari nitelikte olan aracının tamir süresinin tespit edilmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davalarının kabulü ile mahkememizce ... tarihli kaza neticesinde ... plakalı aracının uğramış araç mahrumiyet bedelinin bilirkişi atanarak hesaplanmasına, şimdilik ...-TL'nin araç mahrumiyet bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara usulüne uygun davetiye çıkarıldığı görülmüş taraf teşkili sağlanmıştır. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu doğrultuda; dava. TTK.nun 4/1-a-f bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan (tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın) değildir. Davalı hakkında vergi dairesinden getirtilen yazı cevapları ile davacının işletme hesabına tabi olduğu, 1. Veya 2. Sınıf tacir ayrımına dahil olmadığı ve 2. sınıf tüccarlara (esnaf) ilişkin hükümlere tabi olduğu ikinci sınıf tüccarın, tacir sayılmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmaktadır.
Bir davanın ticari nitelikte kabul edilebilmesi için TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Davacının tacir olmadığı, davanın da hukuki niteliği itibariyle ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmıştır. Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir.
Bu durumda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/867, K. 2026/347, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama