KÜNYE
T.C. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/89
- Karar no
- 2026/46
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/06/2020
Karar Metni
1.246 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı ... ... ' a karşılığı olmaya ve herhangi borç ilişkisine dayanmayan ... ... ... düzenleme, ... ... ... ödeme tarihli ve ...
TL bedelli senet keşide edip teslim ettiğini, senedin düzenleme amacının o dönem ekonomik olarak sıkıntı yaşayan davacının malları üzerine 3.kişiler tarafından haciz konulmasının bir nebze önüne geçilmesi ve ekonomik sıkıntı bitene kadar mallarının haraç mezat satılmasını önlemek için olduğunu, bahsi geçen senedin ... tarafından Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... /...
Esas sayılı dosyası ile ... ... ... tarihinde takibe konulduğunu, taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığından icra dosyasının kesinleşmesi için gereken tebligat işlemlerinin alacağı sürelerin bertaraf edilmesi için ödeme emrinin müvekkili tarafından ... ... ... tarihinde elden, icra müdürlüğü kaleminden bizzat tebliğ alındığını, bu sayede 3. Kişilerden evvel müvekkilinin mallarına haciz konulmasını sağladığını ve hatta aynı gün borçlu görünen müvekkilinin Konyaaltı ve ...
Tapu Müdürlüklerinde kayıtlı iki taşınmazının haczedildiğini, davacının ekonomik yönden sıkıntılarını atlattıktan sonra ve piyasaya olan borçlarını ödedikten sonra alacaklı görünen davalı ...'ı4n taşınmazların satışından vazgeçmiş ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğini, bunun üzerine haricen tahsil harcı ödenerek dosyanın ... ... ... tarihinde işlemden kaldırıldığını, müvekkili ... ... tarafından ...'a ait yahut icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadan, ...'ın satıştan ve hacizlerden vazgeçmesinin haricen tahsil harcı ödenip,
hacizlerin kaldırılması sonrasında icra takibi üzerinden hiçbir icrai işlem yapılmamış olmasının senedin karşılıksız olduğunu ortaya koyduğunu, her ne kadar bahsetmiş oldukları şekilde aslında senet bir borç ilişkisine dayanmasa da davalı tarafından takibe konulmuş, icra dosyası üzerinden uzunca bir süre işlem yapılmadan beklenilmiş ve en nihayetinde davacı tarafından haricen tahsil harcının ödenmesi ile dosyanın infaz edildiğini, haricen tahsil harcının ödenmesi senet dolayısı ile borç ilişkisinin ortadan kalktığını,
dava konusu bononun konu edildiği takibin 2 yıl işlemsiz bırakıldığını ve yine işlemsiz bırakılan dosyanın yaklaşık 2 yıl sonra yenilenmek istendiğini, bu da bononun aslında karşılıksız olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davalının herhangi bir mal yahut hizmet alışverişine dayanmayan bono nedeniyle alacaklı olmadığını ortaya koyduğunu, bu sebeplerle, davanın kabulü ile, davacının davalıya Antalya .... İcra Dairesinin .../...
Esas sayılı doyasına konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, ve takibin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, takip tarihinin ... olduğunu, borçlunun hem ... hem de ... ilçelerine bağlı tapu müdürlüklerindeki taşınmazlarına haciz konulduğunu, çünkü borçlunun borç isterken bu gayrimenkullerinin bulunduğunu, paranın teminatı anlamında haciz konulabileceğini bildirdiğini, bu şekilde tarafınca borç verildiğini, zaten kendisinin de dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere o dönem banka vs, büyük borçlar altında hiçbir kredisi kalmadığını ve bu şekilde kendisiyle irtibat kurarak borç istediğini, zaten bu sebeple de haciz işlemlerinin hızlanması,
paranın teminatı olarak taşınmazların gösterilmesi sebebiyle dairede tebligat yapıldığını ve taşınmazlara haciz konulduğunu, İcra İflas Kanunun açık hükümleri dairede tebligat yapılması, sürelerden feragat edilmesi vs, hususlar sanki suçmuş gibi ifade edildiğini, bunun dahi, borçlunun kötü niyetini gösterdiğini, hacizlerden sonra her iki taşınmaz için de satış talep edildiğini, daha sonrasında borçlunun taşınmazlardan birini satacağını, her türlü bağlantıyı anlaşmayı yaptığını hemen satış sonrası paranın ödeneceğini söyleyerek ödeme teklifinde bulunduğunu, aradaki başka iş ilişkileri ve bir tane yenilenmesi düşmesi vs,
hususların icra dairesinin işlemi olduğunu, kaldı ki bu hususta, dosyasının hacizli gayrimenkul nedeniyle satış talebinin de olduğunu diğer taşınmazında satış avansının yattığını, satış talebi de devam ettiğini ve halen devam etmekte olduğunu, borçlunun taşınmazın satışı sonrası taraflarına para ödemediği gibi, türlü bahanelerle şahsını işlerini takip eden oğlunu sürekli oyaladığını, borçlunun bir dönem oğlu ile ortak işleri bulunması ve bu para alışverişi dahil işlerinin oğlu tarafından takip edilmesi sebebiyle uzun süre parayı süresinde tahsil edilemediğini bilmediğini,
dosyada alacağın garantisi sayılabilecek bir haciz baştan beri bulunmakta olup bunun da yasal haciz ve satış koşullarını yerinde getirildiğini ve ödemenin beklendiğini, uzun zaman sora parayla ilgili tahsilatta problemler yaşanınca haciz işlemleri olduğunu ve kötü niyetli davacının iş bu davayı açtığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... . İcra Müdürlüğünün ... /... Esas sayılı doyası celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava; ödeme nedeni ile menfi tespit isteminden ibarettir. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Mahkememizin ... /... Esas ... /... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı kanunun 201.maddesi uyarıncada senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından yukarıdaki belgeler dışında herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, davacının başvurduğu yemin delili neticesinde de davacısını ispat edemediği anlaşılmakla kesin delillerle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen karar istinaf edilmesi üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş, Antalya BAM. ... .HD'nin ... /... esas ... /... karar sayılı ilamı ile, mahkemenin, somut dosyada ispat külfetinin davalıda olduğunu gözeterek, deliller ışığında yargılama yapıp, karar vermesi gerekirken, ispat külfetini yanlış tarafa yükleyerek, davanın reddine karar vermesi hatalı olduğuna yönelik karar verilerek dosyamız mahkememiz ... /... esas sayılı dosyasına tevzi olunduğu anlaşılmıştır.
Kaldırma ilamı doğrultusunda mahkememizce davalı vekiline yazılı delillerini bildirmek üzere süre verilmiş, yazılı delillerini bildirmemesi üzerine yemin metni sunmak üzere süre verilmiş, verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davalı tarafın yemin metni sunmadığı anlaşılmıştır. Alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat külfeti kural olarak davacıdadır.
Ancak, beyan dilekçelerinde de geçtiği üzere, davalı/icra dosyası alacaklısı, icra dosyasında haciz kaldırma talep etmiş, bunun üzerine icra müdürlüğünce haciz kaldırma yazısı yazılmış ve ... de haricen tahsil harcı alınmıştır. Borçlu taşınmazlarından bir kısmının dahi üzerindeki hacizlerden vazgeçilmesi alacağın haricen tahsil edildiğine karinedir.
Uyuşmazlığa konu dosyada da icra takibine konu bonodan kaynaklı alacağın tahsil edildiğine yönelik karine mevcut olduğundan, uyuşmazlıkta ispat külfeti yer değiştirerek davalıya geçmiştir. Davalının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği kanaatine varılmakla Davanın kabulü ile; davacının Antalya .... İcra Dairesinin ... /... esas sayılı dosyasında takibe dayanak ... keşide tarihli, ... vade tarihli, ...
TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının kötü niyeti sabit olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin ve HMK 329 maddesi gereği vekalet ücreti talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸E- İmzalı Hakim ... · ¸E- İmzalı
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/89, K. 2026/46, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama