KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2020
- Esas no
- 2017/714 Esas
- Karar no
- 2020/149
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 31/07/2017
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/02/2020
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptalidavasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01/12/2015 tarihli sözleme imzalandığını, sözleşmeye dayalı olarak davalı şirkete ait yurt içi gönderilerin müvekkili tarafından taşındığını, müvekkilinin ifa ettiği taşımalar sebebiyle tahakkuk eden 51.108,28 TL bedelin davalı tarafından ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıdığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkili olmadığını, yine ifa yeri nedeniyle icra dairesinin yetkili olmadığını, davacının takibe konu faturalarındaki hizmetin ifa edilmemiş olması nedeniyle davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, delil olarak sunulan yazışmalarda müvekkilinin borç ikrarına ilişkin bir beyanının bulunmadığını belirterek davanın reddi ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı .... tarafından borçlu .... hakkında 51.480,79 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme incelenmiş, taraflarca bildirilen tüm deliller toplandıktan sonra dosya ve tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 14/11/2018 tarihli raporda; davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 51.480,79 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya borçlu olmayıp davalının 11.827,36 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki tutar farkının davalı tarafından düzenlenmiş olan iade faturalarından kaynaklandığı,
davalı tarafından düzenlenmiş olan iade faturalarına ilişkin davacı tarafça da iade faturaları düzenlenmiş olduğu, davacının taşıma ve cari hesap sözleşmesi kapsamında vade farkı düzenlemesinin haklı olduğu, davacının yine sözleşme gereğince fiyat artışı yapmasının teamüllere uygun olduğu, davalının fiyat artışına rağmen yük vermeye devam etmesinin tarife artışları ile vade farkını kabul ettiği şeklinde değerlendirildiği, davacının bakiye alacağının 51.480,79 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 09/02/2018 tarihli dilekçesinde, davalının hasar-tazmin talebi doğrultusunda sınırlı sorumlulukları gereği 4.368,75 TL tutarı düşerek bakiye 47.180,10 TL alacak talep ettiklerini beyan etmiş, duruşma sırasında da bu hasar bedelini kabul ettiklerini beyan ettiği görülmüştür. Bilirkişi kurulu raporuna yönelik davalı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 22/07/2019 tarihli ek raporda; kök raporda varılan sonuç ve kanaatlerin aynen geçerli olduğu belirtilmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanmış olan taşıma sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından davalıya ait yurtiçi gönderilerin taşıması hizmetinin verildiği, bu kapsamda taşıma bedeli ve vade farkına ilişkin faturalar düzenlendiği, uyuşmazlığın esası para alacağına ilişkin olduğundan alacaklının yerleşim yeri itibariyle mahkememiz ve icra dairesinin yetkili olduğu, taşıma hizmeti verildiği hususu tarafların kabulünde olduğu gibi bu hususun dosya kapsamına sunulmuş olan taşıma belgeleri ile de kanıtlandığı,
taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 3.7.maddesi hükmü dikkate alındığında davacının vade farkı isteme hakkının bulunduğu, yine davacının fiyat artışı yapmasının sözleşme hükümlerine ve sektördeki teamüllere uygun olduğunun tespit edildiği, kaldı ki fiyat artışına rağmen sözleşme kapsamında yük vermeye devam eden davalının fiyat artışlarını kabul ettiğinin kabulünün gerektiği, davalının iade faturası düzenlemiş olmasının sözleşme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi davacının vade farkı talep hakkını da ortadan kaldırmadığı,
davacının ticari defter kayıtlarına göre bakiye alacak tutarı 51.480,79 TL olup bu tutardan davacı vekilinin de kabul ettiği 4.368,75 TL hasar bedelinin düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağının 47.112,04 TL olduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Alacak likit olup davalının itirazında haksız olması nedeniyle davacı yararına tazminata hükmedilmiş, reddedilen kısım yönünden ise davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/714, K. 2020/149, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama