KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2021
- Esas no
- 2019/715 Esas
- Karar no
- 2021/563
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 01/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/06/2021
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin kargo hizmeti almak üzere davalıyla temasa geçtiğini, davalı tarafından nakledilen kargonun davalının uhdesindeyken zayi edildiğinden maddi zarara uğradıklarını, davalının kargoyu kendi şubelerinde arattığını fakat kargo bulunamadığını, müvekkilin davalıdan uğradığı maddi zararın tazminini talep ettiğini davalının da müvekkilin kendisine kargo bedelini fatura etmesi halinde müvekkilin zararını tazmin edeceğini bildirdiğini, bu görüşme üzerine müvekkilin kargo bedelini fatura ederek davalıya gönderdiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ihtarname gönderilerek talep edildiğini,
buna cevaben davalının ihtarname neticesinde şirket nezdinde hasar tazmin dosyası oluşturulduğunu ve bu hususun Hasar Komisyonunda ele alınacağını bildirdiğini, cevap alınamadığından müvekkilin ilamsız icra takibine başladığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa gidildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin KHK ile TMSF'ye devredildiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının somut olaydaki konumunun tüketici statüsünde olduğunu, davanın görevli tüketici mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu yürürlükte bulunan HMK 119 ve 121.maddeleri gereğince davacının dayandığı tüm delilleri iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini dava dilekçesi ile birlikte tebliğ ettirmesi gerektiğini,
davaya konu kargonun içeriğinin bilinmediğini bu nedenle kargo bedelinin 5.900,00 TL olduğunun kabul edilemeyeceğini, kaybolan kargonun ağırlığının 4 KG olduğunu, kaybolan kargonun ağırlığına göre SDR hesaplaması yapılması gerektiğini, davacının SDR bedelinin ödenmesini kabul etmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, icra takibinin iptaline, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra dosya ve zayi ürünleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; davacının davalı tarafından taşıma sürecinde zayi olan emtiadan kusurlu olduğu, TTK'nın 880.maddesi gereğince davacının kayıp olan emtia sebebiyle uğradığı zayi zararının 179,70 TL olduğu, ürünleri kullanmasının mümkün olmadığı belirtmişlerdir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Tüm dosya kapasımına göre; davacı tarafından onarımı yapılan 1 adet audi cd çaların müşteriye davalı aracılığıyla gönderildiği, gönderinin davalı tarafından taşıma sırasında kaybedildiği, davalının emtianın nasıl zayi olduğuna dair herhangi bir açıklamada bulunamadığı, bu nedenle davalının TTK'nın 886.maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk hükmünden yararlanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle TTK'nın 880.maddesi hükmü gereğince eşyanın taşıma için alındığı yer ve zamandaki değerinin esas alınması gerektiği, bu kapsamda söz konusu audi cd çaların değerinin 4.000,00 TL olarak tespit edildiği,
ayrıca davacının TTK'nın 883.maddesi gereğince taşıma ücreti ile vergi resimleri ve diğer taşıma giderlerini de davalıdan talep etmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda davacının taşıma bedeli talep etmediği, sonuç olarak davacının talep edebileceği tazminat tutarı aldığı sonucuna varılarak bu tutar üzerinden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamında davalının aksine bir delilinin bulunmadığı, neticeten davacının taşımadan kaynaklı alacaktan dolayı takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 4.000,00 TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile takibin 4.000,00 TL açısından iptaline, takibin 4.000,00 TL alacağa takip tarihinden itibaren alacaklının talebi aşılmamak koşuluyla değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile devamına, karar vermek gerekmiştir.
Davacının işlemiş faiz talebinin ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun Borçlunun Temerrüdü başlıklı 117'nci maddesine uygun olarak takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve belirli bir vade de olmadığından, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığından işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
İcra takibine itiraz edilmesinde davalının kötüniyetinden bahsedilemeyeceği gibi alacağın varlığının yargılamayla belirlenmesi nedenleriyle davacı yararına icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı kabul edilmiş, yargılamaya son verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/715, K. 2021/563, 31 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama