KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/809 Esas
- Karar no
- 2021/125
- Dava
- Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
- Dava tarihi
- 30/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/03/2021
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirketin müflis ... Vana San. Ve Tic. Ltd. Şti. Şirketinden alacaklı olduğunu, hakkında iflas kararı verilen şirketin ...
İflas sayılı dosyasına alacağının bildirildiğini, İflas Masası , masaya kaydedilen toplam 211.503,84-TL tutarındaki alacağa dair belgelerin alacağı tesvik edici nitelikte olmadığı gerekçesi ile yargılamayı gerektirdiğinden tamamının reddine karar verdiğini ve karara karşı dava hakkımızı kullanmak için 15 günlük süre verdiğini, alacağın gerek müvekkili şirketin gerekse borçlunun ticari defter ve evrakı müsbitesi ile sabit olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesiyle anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin müflisten olan 211.503,84-TL alacağın iflas masasına / sıra cetveline kaydına karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis vekili cevap dilekçesinde özetle.
TTK 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davacının arabuluculuğa başvurmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, iflas idaresiin ret kararlarına ve sıra cetveline itiraz davalarının tebliğden veya sıra cetvelinin ilanı tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddinin gerektiğini, alacağın varlığını ve tutarını kanıtlama yükünün davacı şirkete ait olduğunu,
iflas masasına başvuru sırasında sunulan belgelerde alacağın varlık ve tutarının kesin olarak kanıtlanamadığını, müflisin ticari defter ve kayıtlarının davacı tarafın borçlarıyla örtüşmediğini, müflis şirket yetkilisinin beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu, iflas dairesinin red kararının haklı olduğunu, iflas idaresinin red kararındaki haklılığı ve işbu davanın açılmasına davacının iflas masasına eksik bilgi ve belge sunmuş olmasının sebebiyet verdiğinin tespiti ile davalı aleyhine herhangi bir yargılama gideri veya avukatlık ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Bakırköy ... İcra ve İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği, incelenmesinde; ... İflas sayılı dosyadan müflis ... Vana San. Ve Tic. Ltd. Şti.hakkındaki tasfiye işlemlerin adi tasfiye usulünce yürütüldüğü bildirilmiştir. Bakırköy ... ATM'nin .... Esas sayılı dosyasından verilen iflas kararının kesinleştiği bildirilmiştir.
DELİLLER VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; İİK'nun 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının kayıt kabul talebine konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Hem sıraya hem de alacağın esas ve miktarına yönelik istem bulunduğundan mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki dava İİK. 235 ve devamından kaynaklanan, kabul edilmeyen alacağın iflas masasına kaydını amaçlayan ve uygulamada kayıt kabul davası olarak nitelendirilen bir davadır.
Davalı müflis şirketin iflas müdürlüğünde bulunan ticari defter kayıt ve belgeleriyle dosya kapsamı üzerinde mali müşavir bilirkişi ... tarafından inceleme yapılarak bilirkişinin 30/10/2020 tarihli raporunu dosyamıza sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde özetle; davacı şirketin 2018 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirket ile müflis şirketin aralarında bir ticari ilişki mevcut olduğu, davacı şirket kayıtlarına göre müflis şirketten taleple bağlılık ilkesi gereği 211.503,83-TL alacaklı olduğu anlaşılmış, ispat yükü davalı üzerine geçmiş olup, defterlerini incelemeye esas olacak şekilde sunmaması nedeniyle davacı defterlerinde tutulan kayıtlara itibar edilmiştir.
Gelinen aşamada davacının alacaklı olduğu kanaatine varılmış davalının borcu olmadığını ya da ödediğini kanuni delillerle ispatlaması gerektiği buna ilişkin herhangi bir delil ileri süremediği dikkate alınarak tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/809, K. 2021/125, 8 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama