KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2020
- Esas no
- 2020/172
- Karar no
- 2020/445
- Dava
- Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/02/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/07/2020
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket çalışanlarından ... ile davalı arasında 01/09/2018 tarihinde araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme gereğince ilk ay nakit ve daha sonra banka yolu ile kira bedellerinin ödendiğini, kiralamanın 6.ayında araçta hasar oluştuğunu ve akabinde sözleşme sürecinin 6.ayında hasarlı aracın davalıya teslim edildiğini ve yerine başka araç temin edildiğini, yeni aracın temin edilip teslimi esnasında sözleşmenin müvekkil şirket yetkililerinden ... adına 04/03/2019 tarihinde düzenlendiğini ve sözleşmenin tarafı müvekkil şirket ve yetkilisi ... olarak devam ettiğini,
taraflar arasında düzenlenen sözleşme esnasında araç sözleşmesinin ekiymişçesine senet imzalatıldığını, bu senedin müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan sözleşmenin eki olarak düzenlenen ve o şekilde imzalatılan bir belge olduğunu, kabul anlamına gelmediğini, taraflar arasındaki araç kiralama süresi bitttikten sonra taminat senedi olarak imzalatılan kıymetli evrak icra yolu ile takibe konulduğunu, her ay düzenli olarak ödenen araç kiralama bedellerine karşı davalı tarafça kötü nitetli olarak icra takibinin durdurulması gerektiğini, haklı davasının kabulüne ve akabinde icra takibinin iptaline,
müvekkillerin davalı tarafa borcunun olmadığının tespitine, teminatsız bir tedbir kararının verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, göreve ilişkin itirazlarının olduğunu, dava dilekçesinin esaslı unsurlarında eksiklik bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete cari hesaptan kaynaklı 23.676,00-TL kadar borcu oluştuğunu, icra takibine konu olan senedin davacı tarafın toplam 23.676,00-TL borcu nedeniyle düzenlenerek icra takibine konulduğunu, davacının borçlu olmadığına ilişkin iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, işbu davayı açtığını, kötüniyetli bir tutum sergilediğini ileri sürerek, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar mahkememizce dosyasının duruşması 07/10/2020 tarihine bırakılmış ise de dosya re'sen ele alındı.
HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 4/1-a madesi ile "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği" hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; dava, ARAÇ kira sözleşmesi uyarınca verilen bono nedeniyle istemiyle başlatılan icra takibine borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemesinin görevini düzenleyen 4/1-a maddesi tüm kira ilişkilerini kapsayan yasal düzenleme niteliğini taşıdığından davacı ile davalı arasındaki motorlu araç kiralama sözleşmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılan menfi tespit davasının Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/2830 esas ve 2016/16023 karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup duruşmasız olarak yapılan ön incelemede,HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/172, K. 2020/445, 14 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama