KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2021
- Esas no
- 2021/487 Esas
- Karar no
- 2021/625
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/06/2021
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından 27/11/2018-27/11/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı ..... adına ..... plaklaı araç için .... numaralı Kaskolay Hususi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, davalı ..... A.Ş'nin (önceki unvanı ....
Sigorta A.Ş) .... numaralı poliçesi ile sigortalandığını, ..... plakalı araç sürücüsünün 19/03/2019 tarihinde aniden aracın sol kapısını açmak sureti ile müvekkilinin sigortalısı ..... plakalı araçta hasar ayol açtığını, müvekkili şirket tarafından bu hasara ilişkin olarak eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırılarak 8.670,20 TL sigorta tazminatı ödemesi yapıldığını, iş bu tutara takip tarihine kadar 1.449,47 TL faiz işletildiğini, TTK'nun 1472 maddesi gereği müvekkili şirketin, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu,
davalı .....'nın sigortaladığı aracın sürücüsünün iş bu hazarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup davalının hasara sebep olan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olarak meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından oluşan hasarla ilgili rücu ihtarının davalıya gönderildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeni ile Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile borçlunun Bakırköy .....
İcra Müdürlüğünün ... esas numaralı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Davacının sigortalısı dava dışı .....'e trafik kazasından dolayı uğradığı hasarın davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiği bu nedenle eldeki davayı açtığı görülmüştür.
TTK'nın 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz'i halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsi ve rücu ödediği bedelli sınırlı olduğundan dolayı da cüz'i haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanuni halefi olacağı, ilke olarak 31/03/1954 gün ve 1953/18 E.-1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücu davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği;
sigortacının, sigorta ettirenin bütün def'ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve TBK m.52 maddesine dayanabileceği, tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2.maddesinde kanunun kapsamı "bu Kanun, her türlü tüketici işlemi tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "tanımlar" başlıklı 3.maddesinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73.maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83.maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda; uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, haksız fiile sebebiyet veren dava dışı ... sigortacısı davalı sigorta şirketinden trafik kazasından kaynaklanan zararın rücuen tahsili isteminden ibarettir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısına halefen açtığına göre görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Sigorta şirketi halefi olduğu sigortalısının aracı hasar gördüğünden sigortalı araca hasar vermekle araç sahibi dava dışı .....'in sigortalı tüketici kabul edileceği dikkate alınarak uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesine göre "görev" dava şartıdır. Dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. HMK'nın 4/1-a hükmü uyarınca işbu davada görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip .... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/487, K. 2021/625, 14 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama