KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2021
- Esas no
- 2021/57 Esas
- Karar no
- 2021/404
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/01/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/05/2021
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Borçlu davalı ile müvekkili şirket arasında ".... Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi satışına ilişkin Perakende Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, ... abone numarası ile hizmet aldığını, sözleşme kapsamında elektrik aboneliğinin "... Mah. ... cad.
No:... ... ..." adresinde kullanılması amacıyla satış gerçekleştiğini, davalı borçlunun belirtilen adreste bulunan ticarethane vasıflı yerde elektrik enerjisi kullandığını, ancak kullandığı enerji bedelini ödememesi üzerine Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığı, ödenmeyen fatura borcu için düzenlenen icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının kendisine yapılan tebligata rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı bu kapsamda davayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı)
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza dönecek olur isek, yapılan araştırmalar neticesinde davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Elektrik aboneliğinin olduğu yerin ise iş yeri olması nedeniyle davalı tüketici sayılamayacak olup, bu haliyle davanın hem mutlak hem de nisbi ticari davalar kapsamına girmediği hususu da göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemesi olup, usulen aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip .... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/57, K. 2021/404, 5 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama