KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2021
- Esas no
- 2021/67 Esas
- Karar no
- 2021/488
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/04/2021
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin borcunun da bulunmadığını, borçlu tarafından takibe konulan senet üzerindeki imzaların müvekkile ait olmadığını, bu durumun imza incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, müvekkil tarafından davalıya verilmiş bir senet olmadığını, düzenlenen senedin sahte olduğunu ve gerçek bir borç ilişkisini taşımadığını, ödeme beyanı bulunmadığını,bu nedenlerle icra takibinin tedbiren durdurulmasına, takibin iptaline, adli yardım talebinin kabulüne, davalı hakkında %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının piyasaya yüklü miktarda borcu olması nedeniyle zor durumda olduğunu, dava konusu senedi diğer borca karşılık verdiğini, senedi diğer dava dışı aile üyeleri ile imzalayarak müvekkile verdiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının zor durumda ve sıkışık olduğunu söylemesi üzerine bunun karşılığında müvekkilin söz konusu senet karşılığında bu parayı kendisine elden borç olarak verdiğini, bono üzerinde yer alan ve senedin malen veya nakden ödenip ödenmemesi konusunda boşluk bırakılan kısmın doldurulmasının zorunlu olmadığını,
davaya konu senet üzerindeki imzanın davacının el ürünü olduğunu ve yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda söz konusu imzanın davacının el ürünü olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının adli yardım talebinin reddine, davacı tarafından dava değeri gösterilmeden dava açılmış olması nedeniyle dava değerinin belirlenmesine ve eksik harcın tamamlattırılmasına, davalılar hakkında %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, senetten kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı ve davalı tacir olmayıp vergi mükellefiyetleri olmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığın bu niteliği ile de mutlak ticari dava niteliği bulunmadığı gibi, tarafların her ikisinin de ticari işletmeleriyle ilgili olmaması nedeniyle Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu kabule imkan bulunmamaktadır. (İstanbul BAM 37.HD'nin 2017/581 E. 2017/592 K ve 2017/623 E. 2017/649 K sayılı ilamları da bu yöndedir.)6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce yapılan araştırma sonucunda tarafların tacir olmadığı anlaşılmış olup, davanın da mutlak ticari dava niteliğinde bulunmaması nedeniyle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/67, K. 2021/488, 21 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama