KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2021
- Esas no
- 2021/70 Esas
- Karar no
- 2021/406
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/05/2021
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun işletme kredi kartı şeklinde (ticari ) işletme kredi kartı sözleşmesi kullandırıldığını, müvekkili banka ile .....
BASKI HİZMETLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vergi no ... ticari işletme kredi kartı kullandırıldığını ve müvekkili banka ile davalı borçlular arasında ticari ilişki kurulduğunu, işletme ticari kredi kartının bağlı bulunduğu KMH hesabına ilişkin ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir ihtarnamesi ve eki hesap özeti ile ihtarname öncesi hesap kat edileceği bilgisini içerir ihtarname davalı-borçluya tebliğ edilmişse de verilen süre içerisinde borç ödenmediğinden borçlu hakkında Bakırköy ... icra müdürlüğü’ nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini,
başlatılan bu icra takibine davalı borçlunun haksız olarak itiraz itiraz ettiğini, ve bahse konu icra takibinin durmasına sebep olduğunu ve müvekkili bankanın alacağını tahsil edilmesini haksız bir şekilde geciktirdiğini, borçlunun itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligat yapılmasına rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, kredi sözleşmesi gereğince bankacılık işlemlerinden kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı tarafından borca itirazında ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olup, davanın esasından önce bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Zira bilindiği üzere itirazın iptali davalarının görülebilmesi için usulüne uygun bir takibin bulunması özel dava şartıdır.
Borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazı öncelikle irdelenir ve sonuca bağlanır. Bu husus mahkemenin yetkisine de itiraz olması halinde bundan da önce irdelenir. Çünkü mahkemenin yetkisine itiraz ilk itirazlardan olmasına rağmen, icra dairesinin yetkisine itiraz dava şartlarını kapsamaktadır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresinde hem borca hem de yetkiye itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
İtirazın süresinde olduğu ön sorunu aşıldıktan sonra araştırılacak husus takibin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı konusudur. İcra dairelerinin yetkisinin belirlenmesi konusu Hukuk Muhakemeleri Kanunun yetkiye ilişkin bölümlerine atıfta yapılarak çözülmelidir. Zira İİK'da bu konuda HMK'ya atıf yapılmıştır.
HMK genel yetki kuralına göre bir davada davanın açıldığı tarihte davalı yerleşim yeri mahkemeleri uyuşmazlığı çözmede genel yetkili mahkemelerdir. Bununla birlikte sözleşmeden kaynaklanan davalarda da sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Sözleşmede bu konuda hüküm yok ise yetkili mahkeme Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesine göre belirlenecektir. İlgili maddeye göre sözleşmede ifa yeri tespit edilemiyor ise para borçları götürülecek borçlardan olması nedeniyle alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri de davayı görmeye yetkili sayılacaktır. Yukarıda da belirtildiği gibi ilgili bu hükümler ayrıca kesin yetki halinin bulunmaması durumunda icra dairelerinin yetkisini tespitte de uygulanacaktır.
Somut olayımızda taraflar arasında akdedilen sözleşme içeriği incelendiğinde taraflar arasında uyuşmazlığın çözümünde yetkili merciler olarak İstanbul Mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere yetki sözleşmesi ya da sözleşme içeriğinde bulunan yetki şartının geçerli olabilmesi için tarafların tacir ya da kamu tüzel kişisi olmaları ve uyuşmazlıkta kesin yetki kuralının bulunmaması gerekmektedir.
Mevcut uyuşmazlığımızda tarafların tacir olduğu ve takibin yapıldığı Bakırköy İcra dairelerini kesin yetkili kılacak bir hâlin bulunmadığı görülmekle yetki şartının geçerli ve usulüne uygun olduğu anlaşılmış, davacı tarafından yetkili icra dairesi olan İstanbul İcra daireleri yerine Bakırköy icra dairelerinde takip yaptığı, davalının yetkiye itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Ara buluculuk Kanunu 18/A-11. maddesine göre, taraflardan birinin ara buluculuk ilk oturumuna mazeretsiz olarak katılmaması halinde, açılan davada kısmen ya da tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Yargılama giderleri bakımından her ne kadar davalı lehine karar verilmişse de, dosyanın incelenmesinde davalının ara buluculuk görüşmesi ilk oturumuna katılmadığı ve bu hususu mazeretlendirmediği anlaşılmış 6325 Sayılı Kanunun 18/A-11. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi noktasında da aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip .... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/70, K. 2021/406, 5 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama