KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Esas no
- 2022/1129 Esas
- Karar no
- 2024/317 Karar
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26.04.2024
Karar Metni
1.590 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkiline ait olan .... plakalı araç ile sürücüsü ... olan ... plakalı araç arasında 09/06/2021 tarihinde maddi hasarlı bir kaza yaşanadığını, kazada kaza tutanağından da anlaşılacağı gibi ... %100 kusurlu olduğunu, davalı ...'un sigorta şirketi olan Davalı ....
Sigorta A.Ş.'ye bu değer kaybı için 17/09/2021 tarihinde başvuru yapıldığını ve 7.195,98-tl ödeme alındığını, müvekkili şirket aracı olan .... plakalı .... zarar gördüğünü, maddi hasar giderilmişse de araçta oluşan değer kaybı için Sigorta şirketinin ödemesinin yetersiz olduğunu, yerleşik yargıtay kararlarına göre gerçek değer kaybı aracın kazasız hali ile kaza sonrası piyasa değeri arasındaki fiyat farkı olduğunu, taraflar 22/07/2022 tarihinde arabuluculuğa davet edilmiş fakat anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile,
Taleplerinin belirsiz alacak davası hükümlerine göre değerlendirilmesi ve Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olarak. Kaza nedeniyle oluşan değer kaybının tespiti ve bu değer kaybının 1,00-TL'sinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili için karar verilmesi ile mahkeme avukatlık ücreti ve masrafınında davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde.
Müvekkili Şirket genel müdürlük adresinin Sarıyer/ İSTANBUL olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracının ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesinin değil,
Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 27/11/2020 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının zmms genel şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket,
sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, taraflarına ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, arz ve izah edildiği üzere davacı taraf, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötü niyetli olduğunu, davacının amacı haksız kazanç sağlamak ve müvekkili zarara uğratmak olduğunu,
müvekkili şirket hukuki sorumluluğunu ifa ettiğini, bu kapsamda davanın reddedilmesini talep ettiklerini, mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine ,yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Müvekkilinin karışmış olduğu kaza nedeniyle davacı tarafça Sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ve sigorta şirketince değer kaybına istinaden ödeme yapıldığını, söz konusu ödeme aracın değer kaybına ilişkin eksper tespiti sonucu çıkan meblağ olduğundan başkaca bir değer kaybının olduğunun bildirilmesi ve bu yönde talepte bulunulmasının haksız olduğunu, yerleşik yargıtay İçtihatlarına göre trafik kazası sonrası oluşan değer kayıpları “maddi zarar” kapsamında olduğunu, bu sebeple ZMSS teminatları bu zararları da kapsadığını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91-101. maddelerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlendiğini,
bu sigortanın amacı trafik kazaları nedeniyle 3. kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesini sağlamak olup, kişilerin mağduriyetini en aza indirmek amaçlandığını. bu durumda söz konusu bir trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatına ilişkin olan iş bu davada sorumluluk aracın ZMSS’si olan sigorta şirketine ait olduğunu, nitekim Sigorta şirketince de değer kaybı tazmin edildiğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve veklaet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/07/2023 havale tarihli ön raporda.
"Sayın Mahkemece 28.02.2023 tarihinde verilen ara karar ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliler ,dosya kapsamı belgeler incelenmek suretiyle dosya kapsamında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalının (dava dışındakilerin ) kusur oranlarının tespiti ve var ise davacının değer kaybı miktarı ile değer kaybı miktarının belirlenmesi ve hesaplanması açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
1-Dosyada bir adet fatura mevcut olup bu faturada kaporta işlemi yapıldığı belirtilmiştir. Yapılan işin muhteviyatı belli değildir. Mevcut fotoğraflar üzerinden hasar tespitinin doğru olmayacağı kanaatinde olduğumuz için yapılan tamiratın hangi parçalar üzerinde ne gibi işlemler yapıldığı açıkça belirtilen bir belge dosyaya sunulması halinde değer kaybı hesabının yapılabileceği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/10/2023 tarihli raporda; "Sürücü .... ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Sürücü ... ve idaresindeki .... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın Anayasa Mahkemesi iptal kararına göre değer kaybı hesaplaması neticesinde isteyebileceği tazminat miktarı ( 60.000,00 değer kaybı- 7.195,98 ZMM. Ödenen miktar )= 52.804,02-TL X % 100= 52.804,02.-TL kadri marufunda olduğu kanaatine varılmıştır.
-Davalı sigorta şirketinin kalan poliçe teminat limitinin 31.471,77 TL olduğu ve bu limit ile sınırlı olarak davacıya karşı sorumluluğunun bulunacağı, Diğer davalı sigortalının kaza tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte 52.804,02 TL'den sorumluluğunun bulunacağı, Davalı sigorta şirketinin davadan önce davacı tarafça yaptırılan ekspertiz raporuna istinaden rapordaki rakamı ödediği bu nedenle dava ile talep edilen kısım yönünden dava tarihinden itibaren temerrüdünün oluşacağı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davacı vekili 07/12/2023 tarihli uyap üzerinden gönderilen dilekçesi ile dava değerini artırmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu, davacıya ait .... plakalı araca, sürücüsü .... olan ... plakalı aracın 09.06.2021 tarihinde çarpmasından kaynaklı olarak davacıya ait araçtaki değer kaybının tespiti ve tüm davalılardan tahsili istemli alacak davası olduğu görülmüştür.
Dava konusu miktar 52.804,02-TL 'dir.
Taraflar arasında tartışma konusu olan husus, davaya konu araçtaki hasarı oluşumunun nedeni, hasar oluşumunda kusur durumu, davacının davalılardan talep koşulları oluşup oluşmadığı ve talep edilebilecek kalemin ne olduğu ve bedel tutarının ne kadar olduğu noktasındadır.
Dosya içerisine celp edilen tescil kayıtlarından anlaşıldığı üzere, kaza ve dava tarihi itibariyle ... plakalı araç davacıya aittir.
Dava dışı şirkete ait kazaya karışan ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde 27.11.2020 - 27.11.2021 tarihleri arasını kapsar şekilde, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin
mevcut bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Kaza sırasında, ... plakalı aracın şoförü davalı ...' tur.
Zararın değerinin tespiti açısından malzeme konusunda ehil bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu amaçla bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 04/10/2023 tarihli rapor içeriğine göre, dava dosyasında yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda ... plakalı araçtaki değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan 7.195,98 TL ödemenin düşülmesi halinde bakiye değer kaybı bedelinin 52.804,02 TL olduğu görülmüş olup, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamanın yargıtay içtihatlarına, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple bu rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama neticesi davacının uğradığı zarar dosya kapsamındaki 04/10/2023 tarihli bilirkişi raporuyla birlikte gözetildiğinde; ... plakalı sayılı araç şoförü davalı ...' un şerit değiştirmeden önce sol şeritte bulunan davacıya ait aracın emniyetle geçişini bekleyerek sol şerite geçmesi gerekirken trafiği aksatacak ve tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmesi ve davacıya ait araca çarpması sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın şoförünün kusurlu olmadığı anlaşılmıştır. Olayın oluşuna göre belirlenen kusur dosya kapsamına ve hakkaniyete uygundur. Bu sebeple bu rapor hükme esas alınmıştır.
Faiz başlangıcı yönünden; haksız fiil tarihi itibariyle davalı ...' un sorumluluğu oluştuğundan, bu davalı yönünden kaza tarihi itibari ile davalı sigorta şirketi yönünden ise, davadan önce sigortaya başvuru neticesinde kısmı ödeme yapıldığından, bakiye kalan kısım açısından da ihtilafın ve temerrüdün arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle oluştuğundan, arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren faiz sorumluluğuna hükmedilmiştir.
Toplanan deliller ve yapılan açıklamalar gözetilerek, dava ve talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak, davacının değer kaybı bedeline hak kazandığı anlaşılmış, açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1129, K. 2024/317, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama