KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/1138 Esas
- Karar no
- 2024/32
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/02/2024
Karar Metni
1.357 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin alacağına kavuşması amacıyla Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün .....
Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bu takipte ödeme emrinin borçluya 03/10/2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve borçlu tarafından herhangi bir borcun bulunmadığından bahisle takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında davalı / borçlunun borcunun sabit olmasına rağmen davalının kötüniyetli itirazlarının müvekkilinin alacağını elde etmesini sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeni ile itirazının iptal edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkil şirket tarafından davalıya mamul altın satışı birçok kez gerçekleştirilmiş olduğunu,
müvekkili ile davalının cari hesap çalışması mevcut olduğunu, taraflar arasında bir çok defa gerçekleşen ticari satım yokmuşçasına davalının borcunun bulunmadığı iddiasının gerçeklerden uzak olduğunu, yapılan itirazın tamamen kötü niyetli olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; takip konusu alacağın tamamına vaki itirazın iptaline, takibin 486.191,78 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz oranında faiz uygulanmasına, davalının %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafça müvekkili hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ......
E. Sayılı dosyası ile haksız bir takip yapılmış olması nedeniyle itiraz edildiğini, müvekkil ile davacı taraf arasında yapılan sözleşme yapılmış olmasına rağmen davacı taraf müvekkilinin onayı olmaksızın Aksaray ilinde başka bir kişi ile ........ ismi ile yeni bir sözleşme imzalandığını, bu nedenler ile müvekkili haklı gerekçeler ile davacı taraf ile alışveriş yapmamaya başladığını, davacı taraf ise 2021-2022 yılları içinde müvekkilinin borcu olmamasına rağmen ve davacı tarafça hiçbir ürün teslim edilmemesine rağmen, anladığımız kadarıyla arkalamaya fatura düzenlemiş olduğunu, müvekkilini zor durumda bırakmayı amaçladıklarını,
davacı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkilini baskılama amacı gütmekte olduklarını, davacı tarafın, dava konusu dayanak belgesi olarak gönderilmiş olan muavin defteri ile yine davacı tarafın müvekkiline 30/12/2021 tarihinde e-posta ile göndermiş olduğu muavin defterleri ile tutarlı olmadığını, karşı tarafaça müvekkiline e-posta ile gönderilmiş olan 30/12/2021 tarihli muavin defterinde müvekkilinin 2.142,72 USD borcu ve 8,07 HAS alacağı olmasına rağmen icra takibine dayanak gösterilmiş olan muavin defterinde 30/12/2021 tarihi itibari ile 428.719,66 TL borç gösterildiğini,
icra takibine dayanak gösterilmiş muavin defterini ve faturaları kabul etmediklerini, muavin defterinde oynamalar yapılarak, müvekkilinin bilgisi dışında faturalandırmalar yapılarak müvekkili borçlandırılmaya çalışıldığını, davacı tarafın, dava konusu dayanak belgesi olarak gönderilmiş olan muavin defteri ile yine davacı tarafın müvekkile 30/12/2021 tarihinde e-posta ile göndermiş olduğu muavin defterleri ile tutarlı olmadığını, müvekkili aleyhine açılmış olan haksız ve kötüniyetli davanın reddine,
haksız ve Kötü niyetli takip başlatmış olduğunu ve dava açmış olan davacı taraf aleyhine yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere Tazminat hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ...... İcra müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla, icra dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı sigorta şirketinin, davalı / borçlu şahıs aleyhine 484.310,93-TL asıl alacak, 1.880,85 -TL işlemiş faiz olmak üzere TOPLAM 486.191,78 -TL alacağının tahsilinin talep edildiği, asıl alacağa işleyecek % 15,75 avans faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir ...... 'ın 14/10/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı .... düzenlemiş olduğu ve davalı yan ticari defterlerinde
kayıtlı olmayan mal satışı faturalarına ilişkin fatura içeriklerinin davalı .... teslim edildiği yönünde kanaate varması halinde davacı
yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 484.310.92 TL alacaklı
olduğu,
aksi yönde kanaate varması halinde ise davalı .... 13.817,79 TL
alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği,
davacı ... takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarı;
Mahkemenin davacı .... takip tarihi itibariyle 484.310,92 TL
alacaklı yönünde kanaate varması halinde davacı .... talep
edebileceği faiz tutarının 2.507,80 TL olduğu,
mahkemenin davacı .... takip tarihi itibariyle 13.817,79 TL
alacaklı yönünde kanaate varması halinde davacı .... talep
edebileceği faiz tutarının 71,55 TL olduğu kanatine varılmıştır.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü davalıdan alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 484.310,92-TL alacaklı olduğu, davalının ise davacıya 13.817,79 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Kayıtlar her ne kadar birbirini teyit etmese de davalı defterlerindeki kayıtlara mahkememizce iki nedenle itibar edilmemiştir. İlkine göre, davalı defterlerindeki kayıtlar gerçeği yansıtmadığından mahkememizce değerlendirmeye alınmamıştır.
Şöyle ki, davalı tarafça tutulan kayıtlarda düzeltmelerin yapılmış olduğu, davalı tarafça yapılan ödemelere ilişkin kayıtların davalı defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen davacı defterlerinde davalı lehine kayıt altına alınmış olduğu, alacağa dair faturaların e fatura şeklinde düzenlendiği, bu faturaların davalı tarafça defterlerine kaydedilmemiş olduğu gibi, iade faturalarının da düzenlenmediği ve haliyle kayıt altına alınacak iade faturalarının bulunmadığı,
söz konusu faturalara süresinde itiraz edildiğine dair davalı tarafça somut delil sunulmadığı dikkate alındığında davalı defterlerindeki kayıtlara itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
İkinci olarak taraflar arasında akdedilen 04.01.2021 tarihli sözleşmenin 13. maddesine göre delil sözleşmesinin akdedildiği anlaşılmış, söz konusu delil sözleşmesine göre uyuşmazlık halinde davacı defter ve kayıtlarının kesin delil olarak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda tarafların tacir olduğu dikkate alındığında delil sözleşmesinin geçerli olduğu, davacı kayıtlarının değerlendirmeye esas alınması gerektiği, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın likit olduğu, lâkin işlemiş faiz talebi yönünden davalının daha evvel temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği, reddedilen kısma dair davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı dikkate alınarak dava ve tarafların tazminat talepleri hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ...... Hakim ......... · ¸e-imza ¸e-imza
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1138, K. 2024/32, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama