KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Esas no
- 2022/205 Esas
- Karar no
- 2023/995 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/02/2022
- Ger. karar tarih
- 30/11/2023
Karar Metni
2.851 kelime·14 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkilinin davalı şirket ile sözlü olarak konuşması gereği cerrahi maske makinesi alımı ve 25.03.2020 tarihinde kadar müvekkili şirkete teslimi adına konuşma yaptığını, konuşma neticesinde .......
Bankası A.Ş. hesabından 11.03.2020 tarihinde 9.500,00 USD ve 12.03.2020 tarihinde 10.500,00 USD olmak üzere toplamda davalının hesabına 20.000,00 USD gönderdiğini, Müvekkilinin davalı ile anlaşma gereği ödeme yaparak tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının üzerine düşen teslim borcunu haklı bir neden olmaksızın yerine getirmediğini ve bundan ötürü müvekkilinin mağdur olduğunu ve ticari kimliğinin zedelendiğini, müvekkili şirketin, davalıya ifa etmesi gereken sorumluluğu ifa etmediğinden ve teslim tarihine kadar cerrahi maske makinesinin teslim edilmemesine yönelik Bakırköy ........
Noterliğinin 09.11.2020 tarih ve ........ yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarnameye müteakip 3 gün süre içerisinde cerrahi maske makinesinin zamanında teslim edilmemesi sebebiyle davalı şirkete gönderilen 20.000,00 USD ’ın iadesini aksi takdirde yasal yollara başvuracağını ve sarf ettiği tüm masrafların davalı tarafça karşılanacağını tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirtilmesine rağmen davalı üzerine düşen yükümlülük ve sorumluluğu yerine getirmek bir yana müvekkili ile hiçbir şekilde iletişime dahi geçmediğini, müvekkilinin,
davalı tarafa banka yolu ile göndermiş olduğu alacağını tahsil etmek amacıyla Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğü .......
E. Sayılı Dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı aleyhine başlatmış oldukları icra takibi, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle durduğunu, davalının itirazının mesnetsiz olduğunu, sadece müvekkilinin alacağını tahsilini geciktirmek amacı ile yapılmış bir itiraz olduğunu, davalı tarafın sözleşmeden doğan borcunu gereği gibi ifa etmemesinden dolayı ortaya çıkan zararın giderilmesi gerektiğini, müvekkilimize, ödeme emrinde yer alan borç ödenmediğinden,
icra dosyasına yapılan itirazın iptal edilerek takibin devam etmesine karar verilmesini, taraflara ait banka kayıtları incelendiği takdirde, davalının, müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığının tespit olunacağını, neticede Küçükçekmece ........ İcra Müdürlüğü .......
E. Sayılı Dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalıların kötü niyetli itirazından ötürü lehlerine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, borçlu tarafın itirazının iptaline, takibin devamına ve davamızın kabulüne, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu hakkında en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ile her türlü yargılama giderlerinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde. Açılan dava tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde müvekkili şirket ile davacı şirket şifahi bir sözleşme olmadığını, müvekkili şirketin ortağı........ ile ......... bir şekilde tanıştıklarını ve ........., hem ......... İhracat Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile ......... Cihazlar ve Alet. İth. İhr. Paz. San. Tic. Ltd.
Şti. için bazı makinelerin üretilmesi ve satışı için anlaştığını ve aracı olduğunu, yine ......... adına üretilmek üzere sipariş verilen maske makinelerinden bir tanesini ......... müvekkilinin adının sonradan ........ olarak öğrendiği (şirket yetkilisi) .........
Makine için üretmesini istediğini, müvekkili ile .........'ın bu konuda uzlaştıktan birkaç gün sonra müvekkili şirketin banka hesabına davacı şirket tarafından 12.03.2020 tarihinde 10.500,00 USD ve 13.03.2020 tarihinde ise 9.500,00 USD ödeme gönderildiğini, ödemelerin geldiği tarihte müvekkili şirket temsilcisi ile davacı şirket temsilcisinin hiçbir iletişimi ve yazılı ve şifahi sözleşmesinin mevut olmadığını, davacı şirket makine parasının 20.000,00 USD‘ını müvekkilinin hesabına yatırdığını, bakiye 10.000,00 USD ‘ını halen yatırmadığını,
müvekkili ise paranın büyük bir kısmını davacı şirket yatırdığı için davacı şirketin iş yerine kurulumunu yapmış ve çalışır halde teslimini yaptığını, zaten davacı şirket de makinenin ne zaman üretileceği ve ne zaman teslim edileceği ile ilgili hiçbir açıklama ve talepte bulunmadığını, bu konuyla ilgili hiçbir delil de sunmadığını, davaya konu maske makinesi davacı şirket tarafından maske üretimi için çok yoğun ve seri bir şekilde kullanıldığını ve bir zaman sonra artık maske kullanımının azalması,
maske satışlarının ve talebin azalması ve piyasa da çok fazla maske üreticisi olması sebebiyle maske satışları iyice azaldığından davacı şirket makine parasını ihtarname keşide edere hiçbir geçerli hukuki sebep belirtmeksizin geri ödenmesini talep ettiğini, davacının iddiaları tamamen afaki, hayal ürünü ve hukuki delil ve mesnetlerden yoksun olduğunu, davacının gerçek gayesi maske satışlarının tamamen azalması ve durma noktasına gelmiş olması sebebi ile haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, basit, temelsiz ve delilsiz iddialardan ibaret olduğunu, neticede davanın reddine,
müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi yapılarak, banka hesaplarına haciz konularak bloke edilmesine ve müşteriler nezdinde itibar kaybına sebep olunduğundan, ayrıca müvekkilinin iş yerinde fiili haciz uygulandığından çevre esnaflar ve müşteriler nezdinde rencide olmasına ve itibar kaybına sebep olduğundan takip konusu 20.000,00 USD asıl alacağın fiili ödeme günündeki Merkez Bankası döviz alış veya satış kuru üzerinden ödenmek üzere %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, dava harcı ve masrafları ile avukatlık ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tanığı ........ 25/10/2022 tarihli celsedeki beyanında; "ben davalı ......... Makinanın personeliyim, ben yaklaşık 5 yıldır bu şirkette çalışmaktayım. Ben iş yerinde müdür olarak çalışmaktayım. Davacı ...... Makina ile davalı şirketin bire bir teması olmamıştır. Biz başka bir firma ile ortaktık. Bu firmanın adı ....... firması bize davacı şirkete bir makina vermemizi istedi, bu makina maske makinasıydı ve yine bu maskenin takılmasını sağlayan başka bir makinaydı.
Ben bizzat kendim davacı firmaya 2 makinayı teslim ettim. Biz ortak olduğumuz firma ile bu makinaların tesliminden kaynaklı olarak alacağı 30.000 USD olarak belirledik, ben daha sonra gittim makinaların kurulumun yaptım ve yaklaşık olarak 5-6 ay kendilerine hizmet verdim. Hem teknik servis olarak hem de makinanın kullanımı açısından kendilerine hizmet verdim. Makinayı ben kendim teslim ettim. Makinada da herhangi bir kusur yoktu. Davacı taraf üretim de yapmıştır.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Tanık beyanında; makinanın teslimi sırasında herhangi bir belge almadım. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı ......... 25/10/2022 tarihli celsedeki beyanında: "Ben davacı firmada ya da davalı firmada çalışmadım. Ben davalı firma ile ortağı olan ......... firmasını tanıştıran ve ......... şirketinin gayri resmi ortağıyım ve imalat sorumlusuyum. Biz ......... Makina ile ortak olduk, ortaklığımız şu şekildeydi; .........
Makina maske makinası yapacak, maliyetini bizim şirkete verecek, kâr yapmayacak, sadece bu maske makinasını bizim şirkete verecek, bizim şirket de kendisine, kâr payı verecekti, ......... şirketinin diğer sahibi ve ortağı ....... bey ...... makina şirketine ......... Makina tarafından maske makinası verilmesini istedi. Bunun üzerine ......... Makina, ...... Makinaya maske makinasını teslim etti. Bu makinanın maliyeti 30.000 USD idi. .........
Makina davacı ile muhatap olmamıştır, arada ......... firması vardır. Makinanın teslimine ilişkin bir belge olup olmadığıı bilmiyorum. ......... makina yaklaşık olarak 30 makina üretmiştir, 10. Makinaya kadar olanlardan birini davacı taraf almıştır. ...... Makina şirketi bizim şirkete maske üretimi de yapmıştır. Bu makina davacı tarafça 3 ay kullanıldı. Makinanın herhangi bir arızası yoktur.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Tanık beyanında; davacı şirket dışında dışarıya satılan başka bir makina yoktur. Biz ortak olduğumuzdan dolayı kendi aramızdaki makine tesliminde herhangi bir belge düzenlemiyoruz, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Tanık beyanında; davacı şirketin ödemediği 10.000 USD miktar kalmıştır. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/02/2023 havale tarihli raporda. "Her şeyden önce tarafların cerrahi maske makinesi alımı konusunda anlaşmaya vardıkları, davacı tarafından makine bedeli olarak 11.03.2020 tarihinde 9.500,00 USD ve 12.03.2020 tarihinde 10.500,00 USD olmak üzere toplamda 20.000,00 USD ödeme yaptığı noktasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacının iddiası, ödeme yapılmış olduğu ve ihtarname gönderildiği halde, makinenin teslim edilmediği, bu nedenle ödenen bedelin iade edilmesi gerektiği yönündedir. Davalının iddiası ise makinenin teslim edilmiş olduğu, ayrıca bakiye 10.000 USD’nin ödenmediği yönündedir. İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”.
HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur.
Davacı tarafından davalıya 20.000 USD ödeme yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı dikkate alındığında; anılan ispat kuralları uyarınca, davalı tarafından, kararlaştırılan ücretin 30.000 USD olduğu, bakiye 10.000 USD daha ödenmesi gerektiği ve makinenin davacıya teslim edildiği hususlarının geçerli delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Davalı taraf, kendi ortak ve çalışanlarının soyut beyanları dışında herhangi bir geçerli delil sunmamıştır.
Bu bakımdan davalının iddialarının ispata muhtaç olduğu, dolayısıyla icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatindeyiz. Davacının diğer bir talebi de icra inkar tazminatına ilişkindir. İİK. m. 67/2 hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır.
Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak, alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir (Y.
13. HD.’nin E. 2003/3743, K. 2003/8165 sayı ve 23.6.2003 tarihli kararı). Dava konusu alacak, banka ödeme dekontlarına dayandığından, alacağın likid, icra inkar tazminatı talebinin de, yerinde olduğunun kabul edilmesi gerekir. Yüksek Mahkeme vermiş olduğu bir kararında alacağın faturaya dayanmasını yeterli bulmuştur: “İİK.nun 67/II. maddesine göre icra inkar tazminatının karar altına alınması için borçlunun itirazında haksız olması gerekir.
İcra takibi 28.7.1999 tarihli faturaya dayanılarak yapılmıştır. Davalı faturaya itiraz etmediği gibi, ayıp ihbarında da bulunmamıştır. İcra takibi faturaya dayanılarak yapıldığından ödenmeyen miktarda bilinebilecek durumdadır. Bu durumda icra inkar tazminatı verme şartlarının oluştuğunu kabul zorunludur” ifadelerine yer vererek bu hususu açıkça dile getirmiştir (Y. 15. HD.’nin E. 2002/1293, K. 2002/2703 sayı ve 21.5.2002 tarihli kararı).
Dolayısıyla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de gerekmektedir. Sonuç Ve Kanaat.
Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiği miz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuz, a) İspat kuralları uyarınca, davalı tarafından, kararlaştırılan ücretin 30.000 USD olduğu, bakiye 10.000 USD daha ödenmesi gerektiği ve makinenin davacıya teslim edildiği hususlarının geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, b) Davalı tarafın, kendi ortak ve çalışanlarının soyut beyanları dışında herhangi bir geçerli delil sunmadığı, bu bakımdan davalının iddialarının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan da icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, c) İcra inkar tazminatı talep etme şartlarının da oluştuğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ......... tarafından düzenlenen 07/06/2023 havale tarihli raporda. "Dosya Münderecatında Bulunan Bilirkişi Raporunun Sonuç Kısmında Özetle: Dava konusu cerrahi maske makinesinin davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir delil kanıtı, irsaliye veya teslim tutanağı dava dosyasında bulunmamaktadır. Bu nedenle teknik yönden bir değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır.
Davacı şirket vekili ile yapılan görüşme neticesinde ticari defter ve kayıtları talep edilmiş, davacı vekili ise dava dilekçelerinin ekinde bulunan evraklardan başkaca bir evrak ibraz etmeyeceklerini beyan etmiş olup davacı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamamıştır.
İşbu dosya konusu uyuşmazlık neticesinde davalı şirket vekilinin mail adresine mail gönderilerek ticari defter ve kayıtları talep edilmiş fakat davalı vekilince herhangi bir geri dönüş yapılmamış olması sebebiyle davalı yönünden ticari defter incelemesi yapılamamıştır.
İspat kuralları uyarınca, davalı tarafından, kararlaştırılan ücretin 30.000 USD olduğu, bakiye 10.000 USD daha ödenmesi gerektiği ve makinenin davacıya teslim edildiği hususlarının geçerli delillerle kanıtlanması gerektiği, Davalı tarafın, kendi ortak ve çalışanlarının soyut beyanları dışında herhangi bir geçerli delil sunmadığı, bu bakımdan davalının iddialarının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan da icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu,
İcra inkâr tazminatı talep etme şartlarının da oluştuğu, Sonuç ve kanaatine varmış bulunmaktadır.3.2.Temerrüt ve İşlemiş Faiz Yönünden Değerlendirme: Taraflar arasındaki ihtilaf konusu alacak ile ilgili Bakırköy ........ Noterliğinin 09/11/2020 tarih ve ........ yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği, ihtarnamede üç gün süre içerisinde ......
Makinesinin zamanında teslim edilmemesi sebebiyle davalı şirkete gönderilen 20.000,00 Amerikan dolarının iadesinin talep edildiği anlaşılmıştır İhtarname 10.11.2020 tarihinde şirket yetkilisi........ tarafından tebliği alınmıştır.
Buna göre faiz hesabı yapılırken tebliği tarihinden itibaren üç gün içinde denildiğinden 14.11.2020 tarihinden 20.04.2021 icra takip tarihine kadar faiz hesaplamışı yapılacaktır, Takip dosyasındaki asıl alacak ve faiz yönünden değerlendirme yapıldığında: Takdiri ve değerlendirilmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere, davacının 872,22 USD faiz, 20.000,00 USD anapara toplamda 20.872,22 USD alacaklı olabileceğine," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davalı tarafça, 31.10.2023 tarihli dilekçe ile davayı deliller yönünden ıslah ettiklerini belirtir ıslah dilekçesinin dosya içerisine sunulduğu görülmüştür.
Davacı taraf, duruşmada ıslah dilekçesine muvafakatlerinin olmadığını beyan etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak ödeme karşılığında teslim edilmeyen cerrahi maske makinesinden kaynaklı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.
Dava konusu Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün (Kapatılan) ....... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 20.000,00-USD asıl alacak, (% 14 yıllık faiz) 161,11-USD faiz olmak üzere toplam 20.161,11-USD alacağının faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 20.161,11-USD (281.296,00-TL) 'dir.
Taraflar tacir olup, TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı, taraf beyanlarından ve sunulan banka dekontları içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yazılı olmayan cerrahi maske makinesi alım - satım sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Tarafların ticari kayıtları ve banka dekuntları ile Bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporların içeriğinin incelenmesinde;
- Davacı tarafın, cerrahi makinenin teslim edilmediği iddiasının mevcut olduğu; davalının ise cerrahi makineyi teslim ettiği ve 10.000,00 USD bakiye alacağının ödenmediği iddiasının mevcut olduğu,
- Davacı tarafından, makine bedeli olarak 11.03.2020 tarihinde 9.500,00 USD ve 12.03.2020 tarihinde 10.500,00 USD olmak üzere toplamda 20.000,00 USD davalıya ödeme yaptığı banka dekontlarından anlaşılmıştır.
Davalı tarafın, yapılan ödemeye karşılık cerrahi makinenin teslimini yazılı, kesin kayıtlarla ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafça, makinenin teslimine yönelik yazılı, kesin delil sunulamadığı görülmüştür. Ayrıca, cevap dilekçesinde de yemin deliline dayanmadığı görülmüştür. Bu haliyle davalının teslim iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, 31.10.2023 tarihli dilekçe ile davayı deliller yönünden ıslah ettiklerini belirtir ıslah dilekçesi dosya içerisine sunulmuşsa da; davalının iddia ettiği gibi, davacının ihtarname içeriğinde geç teslim edildi şeklinde beyanının olmadığı, zamanında teslim edilmedi şeklinde beyanının olduğu; ayrıca davalı tarafın ıslah dilekçesindeki yeni deliller sunma talebi yönünden değerlendirme yapıldığında da, davalı tarafın cevap dilekçesi aşamasında delil olarak dayanmadığı yeni delillere ancak yeni vakalara - olgulara yönelik (kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıkları düzeltmesine,
eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabileceği) dayanabileceği ( YİBK, 04.02.1948 gün ve E:1944/10, K:1948/3 sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.12.2016 Tarih ve 2015/11858 E. - 2016/9320 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 Tarih ve 2022/5112 E. - 2022/7116 K. sayılı ilamı.), ıslah dilekçesi içeriğinde yeni vakalara - olgulara yönelik bir iddiasının olmadığı, dava tarihi itibariyle olan vakalar - olgular kapsamında yeni delillere dayandığı görülerek, açıklanan bu sebeplerle ıslah dilekçesi dikkate alınmamıştır.
Takip tarihinden önce davalı temerrüte düşürüldüğünden, takip öncesi faiz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle takip tarihi itibariyle davacının 20.161,11-USD miktarlı olarak alacağının varlığını ispatladığı ve yine davalının teslime ilişkin aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunmadığı, bu sebeple davalının davacıya 20.161,11-USD borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın da kabulüne karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay ....... Hukuk Dairesi’nin 08.05.2007 tarih ve ........ sayılı: “Takip sırasında alacaklı BK.nun 83/son maddesi gereğince tahsil tarihindeki kur üzerinden paranın tahsilini istemez ise; Bu durumda işlemiş faizin vade tarihinden takip tarihine kadar 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir. Ayrıca bu durumda, takip tarihinden tahsil tarihine kadar da işleyecek faizin reeskont faiz oranının değişen oranlarına göre aşamalı olarak faiz uygulanmasını isteyebilir (3095 Sayılı Kanunun, 4489 Sayılı Kanunla değişik 2.md.)" şeklindeki ilamı dikkate alınarak, takip tarihinden itibaren işleyecek faiz aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra takip tarihindeki kur üzerinden icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ....... · ¸e-imzalıdır Hakim ........ · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/205, K. 2023/995, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama