İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/294 K.2023/631

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2022/294Karar2023/631Tarih20 Haziran 2023Okuma16 dk · 3.240 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Haziran 2023
Esas no
2022/294 Esas
Karar no
2023/631 Karar
Dava
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Dava tarihi
24/03/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.240 kelime·16 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde. Müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından davalılar ... Lojistik Ulus. Taş. Depolama Dağıtım ve Tic. A.Ş. ve ... Uluslararası Nakliyat Turizm ve Tic. A.Ş. aleyhine, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlular tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine dosyanın yetkili icra dairesine gönderilerek Bakırköy ....

İcra Müdürlüğü’nün ... esasına kaydedildiğini, davalılar tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verildiğini, bunun üzerine .... başvuru numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup .... numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılmaması neticesinde davalı/borçlunun haksız itirazlarının iptali amacıyla işbu itirazın iptali davasının ikame edildiğini,

Dava konusunun taşıma sırasında emtianın bir kısmının hasar görmesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili olup 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun maddesi uyarınca uyuşmazlığın ticari nitelikte (taşıma işinden kaynaklı) olması sebebi ile işbu itirazın iptali davasında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, birden fazla borçlunun olması durumunda yetkiye ilişkin olarak HMK m. 7/1 hükmü uyarınca icra dosyasının davalı ...

Lojistik’in merkezinin bağlı bulunduğu Bakırköy İcra Dairelerine gönderildiğini, yine HMK m. 7 uyarınca işbu davanın yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde ikame edildiğini, Dava dışı alıcı .... Tekstil San. ve Tic.

A.Ş. tarafından toplam 24 palet kesik parça deri cinsi emtianın, Portekiz’de yerleşik ..... adlı firmadan, 563.349,57-EUR karşılığında satın alındığını ve Portekiz’den Türkiye’ye seferi yapılacak olan emtiaların .... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alındığını, dava dışı sigortalı firma tarafından emtianın sevkiyatı için davalı akdi taşıyan ...

Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım ve Ticaret A.Ş. ile anlaşıldığını, diğer davalı ... Uluslararası Nakliyat Turizm ve Tic. A.Ş. tarafından ise fiili taşımasının gerçekleştirildiğini, söz konusu emtianın davalı ... Lojistik sorumluluğunda, davalı fiili taşıyan ...

Nakliyat’a teslim dildiğini 23/07/2019 tarihinde Portekiz’den ... plakalı tıra parsiyel olarak yüklenerek Gemlik/BURSA’ya sevk edildiğini, taşıma sonrası nakliye aracının 31/07/2019 tarihinde sigortalının Gemlik/BURSA Serbest Bölge’deki tesisine vardığını, ancak tahliye sırasında yapılan kontrollerde 12 palet kesik derinin ezilmek suretiyle hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini, buna istinaden, firma yetkilisi ile araç sürücüsünün imzasını taşıyan tutanak düzenlendiğini ve CMR belgesi üzerine de hasar notu düşüldüğünü, konu hakkında gerekli ihbarların yapılmasının ardından yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda müvekkili şirketin,

poliçe kapsamında sigortalısının zararını giderdiğini ve zararın taşıma esnasında meydana gelmesi sebebi ile sorumluluğu olan davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalılar tarafından bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durmasına karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de herhangi bir anlaşma sağlanamadığından davalı borçluların haksız itirazlarının iptali amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığını,

Taşıma öncesinde sigortalı tarafından emtianın tek katlı olarak taşınmasına yönelik davalı taşımacıya talimat yazısı verildiğini ancak taşıyıcının bu konuda açıkça bilgilendirilmiş olmasına rağmen yükleme talimatına riayet etmediğini, tahliye fotoğraflarından da görüldüğü üzere paletlerin dorse içerisine 2 katlı olarak istiflendiğini, alt sıradaki paletlerin tamamının üzerine konulan paletlerin ağırlığının etkisiyle ezildiğini, ekspertiz raporunda da ifade edildiği gibi söz konusu hasarın parsiyel olarak yapılan taşıma sırasındaki istif uygunsuzluğu sebebiyle meydana geldiğini,

Vuku bulan hasara konu emtia hakkında 2 defa ayrıştırma işlemleri yapıldığını ve bu çalışma sonrasında hasarlı miktarın 292 set ve hasar tutarının 22.996,40-EUR olarak tespit edildiğini, sigortaya konu emtianın ....

(A) ile müvekkili şirket tarafından güvence altına alındığını, söz konusu hasarın poliçe kapsamında değerlendirilerek dava dışı sigortalıya 22.996,40-EUR hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, Emtianın yüklendiği yer olan Portekiz ve boşaltılacağı yer olan Türkiye CMR Konvansiyonu’nun taraf ülkelerinden olduğunu dolayısıyla bu uyuşmazlıkta CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, Ekspertiz raporu ve diğer delilleri ile teyit edileceği üzere uyuşmazlığa konu hasarın meydana gelmesinde, dava dışı sigortalıya atfedilecek bir kusurun mevcut olmadığını, işbu davaya konu emtiaların taşıma aracına istiflenmesinin,

taşıma aracına sabitlenmesinin, gözetim ve denetiminin sağlanmasının davalı tarafından gerçekleştirildiğini, davalının, şartlara uygun hareket etmediğini, bilgilendirilmesine rağmen istiflemeyi talimatlara uygun yapmadığını ve taşıma sırasında Konvansiyon’un kendisine yüklediği borcunu yerine getirmediğini, bu sebeple de davalıların söz konusu zarardan sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu, ayrıca TTK m. 863’ün yüklemeyi ve istiflemeyi bizzat yapmamış olması ihtimalinde dahi taşıyıcıya, yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlama yükümlülüğü yüklediğini, taşıma işlerinin ticari işletme faaliyeti olması (TTK m.850/3),

dolayısıyla da taşıyıcının tacir sıfatının bulunması ve basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olması, taşıma faaliyeti, izlenecek güzergah ve bu güzergahın taşıdığı vb. hususlarda uzman olan kişinin taşıyıcı olması karşısında, taşıyıcıya bu yükümlülüğün yüklenmesinin doğal olduğunu, TTK Madde 888’deki metinlerden de açıkça anlaşılacağı üzere sigortalı firma ile sözleşme yaparak akdi taşıyıcı ile taşıma faaliyetlerini bizzat yerine getiren fiili taşıyıcının, taşıma organizasyonunda meydana gelen hasar sebebiyle müteselsilen sorumlu olduklarını, somut olayda taşıyana verilmiş bir Yükleme Talimatının mevcut olduğunu,

taşıyan tarafın ise taşıma talimatına uymadığını, istiflemeyi talimata uygun şekilde yerine getirmediğini ve bu sebeple de hasara sebebiyet verdiğini, gerek CMR gerekse TTK kapsamında taşıyan tarafından gösterilmesi gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, buna göre davalıların sınırlı sorumluluktan (SDR) yararlanmasının mümkün olmadığını, müvekkili ...

Sigorta A.Ş.’nin geçerli bir poliçeye istinaden dava-dışı sigortalısının tüm zararlarını tazmin ettiğini, ödeme dekontu ve ibranamenin delilleri arasında olup sigortalının haklarına halef olan müvekkili şirketin, hasara sebep olan davalılara bu zararı rücu etme hakkını haiz olduğunu, davalıların yasal evraklar, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz ederek müvekkilinin alacağını tahsil etmesinde gecikmeye sebebiyet verdiğini, belirterek, müvekkili tarafça açıklamış oldukları ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle.

Davanın Kabulüne, davalı/borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm İtirazlarının İptaline, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyası ile başlatılan Takibin Devamına, davalı/borçluların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde.

Davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialardan oluştuğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, TTK m. 1472 uyarınca Davacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi için gereken 3 unsurdan yalnızca sigortalıya yapılan tazminat ödemesinin sunulan dekont aracılığıyla ispatlandığını, sigortalının zarara uğradığının ve geçerli bir sigorta poliçesinin varlığının ispatlanamadığını,

emtianın Portekiz’den Türkiye’ye taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle zarara uğradığını iddia eden sigortalısına ödeme yapan sigortacının öncelikle işbu davada aktif husumet ehliyetinin var olması gerektiğini ancak bu hususunun var olmadığının dosya kapsamındaki delillerle sabit oluğunu, Davacının sigortalısının davalıya karşı herhangi bir alacak hakkının olması için öncelikle sigortalının dava konusu taşımadan zarar görmesinin gerektiğini, taşımada emtianın hasara uğradığı iddia edildiğine göre bu zarardan sigortalının zarar görmesi için satışın gerçekleşmiş olmasının gerektiğini, davacının;

sigortalısının satıcıya mal bedelini ödediğini ispatlamasının gerektiğini, mal bedelinin ödenmemiş olması halinde sigortalı herhangi bir zarara uğramadığından davacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup ex gratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıyacağını, yasaya aykırılık teşkil eden bu durumda davacı sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmayacağını, ayrıca dosyada mübrez davacı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi incelendiğinde, işbu poliçenin abonman sigorta poliçesi şeklinde tanzim edildiğinin görüleceğini, abonman poliçelerinin çerçeve sözleşme olması nedeniyle,

kural olarak sigorta edilen menfaat somut hale geldikten sonra o sigortalı mal için sigorta teminatının doğacağının kabulünün gerektiğini ve spesifik poliçe düzenlenmemiş olan işbu dosyada aktif husumet ehliyeti bulunmayan, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanmayan davacının davasının usulden reddinin gerektiğini, ayrıca TTK’nın 1421. maddesi uyarınca sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının prim borcunun ilk taksini ödemesi ile başlayacağını, dolayısıyla davacı sigorta şirketinden sigortalının prim ödeme tarihinin sorulmasına ve gerektiğinde davacının ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, CMR 32/1.

Maddesi gereğince; yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekeceğinden, dava dilekçesinde ve ekinde sunulan ekspertiz raporunda hasarın tespit tarihi 31.07.2019 olduğu iddia edilip, Sayın mahkemenizde görülmekte olan dava ise 24.03.2022 tarihinde açıldığından davanın zamanaşımı def’leri nazara alınarak usulden reddini talep ettiklerini, Hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, yükün araç içine yüklenmesi ve istiflenmesinin tamamen gönderici firma sorumluluğunda gerçekleştiğini,

işbu davaya uygulanacak CMR Konvansiyonu ve ilgili mevzuat göz önüne alındığında ise yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak kanunda yer alan hüküm gereğince; sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderenin, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak,

sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğunu, işbu madde kapsamında göndericinin sorumluluğunun açık bir şekilde belirtildiğini, bu hususla ilgili olarak aksi konuda davacı tarafından dosya kapsamına herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olduğundan Müvekkili Şirketin işbu taşıma kapsamında yükleme ve istifleme konusunda herhangi bir sorumluluğunun olmadığının aşikar olduğunu, davalı tarafından yapılan ekspertiz raporunda hasarın niteliği açıklanmışsa da kusurun atfedildiği tarafın yanlış belirlendiğini, yükün araç içinde emniyete alınması da, malın ambalajlanması da,

yükün araç içine istifi ve yüklenmesi tamamen gönderici firma yani davacının sigortalısı tarafından yapılmış olduğundan Müvekkili Şirkete hiçbir şekilde sorumluluk yüklenemeyeceğini, iddia edilen zarardan her halükarda diğer davalı fiili taşıyanın sorumlu olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için taşıma sırasında iddia edildiği gibi mallarda zarar meydana geldiği kabul edilse dahi, Müvekkili Şirketin işbu taşıma tahtında yalnızca akdi taşıyan sıfatını haiz olup, taşıma fiilen diğer davalı ...

Uluslararası Nak. Turizm ve Tic. A.Ş. tarafından yapıldığı için iddia edilen zarardan dolayı tüm sorumluluğun, fiili taşıyan üzerinde olduğunu, ayrıca iddia olunan mezkur olayın gerek yukarıdaki açıklamalarından gerek CMR Hamule Senedinden anlaşılacağı üzere tamamen ... Uluslararası Nak. Turizm ve Tic.

A.Ş.’nin sorumluluk alanında gerçekleştiğini, CMR Madde 30 gereğince hasar halinde yükün alıcıya tesliminden sonra 7 gün içinde ihbarda bulunulması gerekirken, yasal süresi içinde yapılmış bir hasar bildiriminin bulunmadığını, ayrıca, Müvekkili Şirketin de katılımıyla veya resmi makamlarca gerçekleştirilen bir inceleme de bulunmadığını,

bu şekilde bir incelemenin yapılmamış ve malların ziya veya hasarının tarafların müşterek katılımıyla tespit ettirilmemiş olması nedeniyle ve zamanında bir ihbarın yapılmamış olması dolayısıyla taşıyanın taşıyıcının sorumlu olmayacağı bir sebepten dolayı malların hasara uğradığının karine olarak kabul edilmesinin gerektiğini, Davacı tarafın talep ettiği alacağın likit olmadığını, diğer cevap ve savunmaları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu alacağın likit ve muayyen olmaması sebebiyle ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini,

Dava konusu olayın taşıyanın sınırlı sorumluluk hükümleri kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini, ayrıca iddia edilen zarar ve faiz talebinin fahiş olduğunu, işbu davada sorumluluğun varlığı her ne kadar taraflarınca kabul edilmese de CMR gereğince yılda %5 olarak hesaplanacak faizin, ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten itibaren başlayacağını, hiçbir şekilde hasarın ve sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek üzere CMR Konvansiyonu kapsamında taşıyıcının 8.33 SDR hesabına göre sorumlu olduğunu,

bu kapsamda Müvekkili Şirketin 2.556,93-EUR tutar dışı hasardan sorumlu olmadığını ve bunun üstündeki bir talebin kabulünün Müvekkili Şirket için hukuken mümkün olmayacağını, belirterek, müvekkili tarafça açıklanan sebeplerden ötürü; aktif husumet ehliyeti itirazları uyarınca davanın Usulden reddine, esasa girildiği takdirde haksız davanın Reddine, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir

Davalı ... Uluslararası Nak. Tur. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde.

Dava uluslararası bir taşımayı ihtiva ettiğinden iş bu ihtilafın çözümünde Türkiye’nin taraf olduğu CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, nitekim bu hususun davacı tarafın da kabulünde olduğunu, Dava dilekçesi haricinde davacının delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu bağlamda davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığının taraflarınca layıkıyla incelenemediğini, eğer davacı sigorta şirketi sigorta poliçesi teminatı dışında bir hasar ödemesi yaptı ise bu ödemenin lütuf ödemesi mahiyetinde kabul edilmesinin gerektiğini,

sigorta poliçesi ve hasar ödemesine yönelik belge sunuldu ise taraflarınca incelenemediğinden aktif dava ehliyetine bu aşamada itiraz ettiklerini, Uyap üzerinden yapılan sınırlı incelemede ise davacı yanca abonman sözleşmesinin sunulduğunun ancak spesifik poliçenin sunulmadığının görülmediğini, Yüksek Mahkeme’nin de kararlarında işaret ettiği üzere spesifik poliçe olmadan yapılan ödemenin sigorta örtüsü altında yapılmadığına ve lütuf ödemesi sayılacağına yönelik kararlar çerçevesinde davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini,

Davacı tarafından sunulan MR senedi incelendiği takdirde tespit edileceği üzere müvekkili şirket veya çalışanlarına ait kaşe, imza vb. bulunmadığını, şu halde taraflarına yapılmış bir hasar ihbarından bahsedilemeyeceğini, Bir diğer hususun ise davacı tarafından 2 ayrı tutanak sunulması olduğunu, tarihleri aynı olan bu tutanakların birinde 20 adet diğerinde ise 12 adet hasarlı ürün olduğunun yazıldığını, dava dilekçesinin 6. Sayfasında ise 27 adet kolinin hasarlandığının iddia edildiğini, şu halde davacı tarafından ihbara ilişkin 3 ayrı delile dayanıldığını ve söz konusu deliller ile dava dilekçesindeki beyan arasında çelişki bulunduğunu,

işbu çelişkili delillere dayanılarak bir hasar ihbarında bulunulduğunun kabul edilemez olup hükme esas alınmamalarının gerektiğini, İşbu dava 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, CMR hükümlerine göre taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, Talep edilen tazminat miktarının CMR hükümlerine göre hesaplanmadığını, ikrar anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülse dahi müvekkilinin zararla arasındaki bağın ambalajlamanın düzgün yapılmaması nedeniyle kesildiğini,

dolayısıyla müvekkilinin hasara sebebiyet veren bir fiilinin olmadığı gibi evleviyetle kast veyahut ağır ihmalinden bahsedilemeyeceğini, nitekim yargı kararlarında da malın bir kısmının hasar görmesinin ağır kusur olarak değerlendirilmediğini, kararda dikkat çekildiği üzere uluslararası taşımalarda yol şartları vb. etkenlerin göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, dolayısıyla sınırlı sorumluluk hükümlerine başvurulacağının sabit olduğunu, C.M.R. 23/3.

Madde ödenecek tazminat miktarında bir üst sınır getirmiş olduğundan hesaplamanın, tazminat miktarı hiçbir şekilde eksik brüt ağırlığının kilogram başına SDR hesap birimini geçmeyecek şekilde yapılmasının gerektiğini, eğer bu hesaplama sonucu tespit edilen değer gerçek değeri geçiyor ise gerçek değer üzerinden tazminat miktarı tespit edilecek şekilde yapılmasının gerektiğini, Davacı tarafından sınırlı sorumluluk hükümlerine dayanılmayacağı iddia edildiği gibi esas alınan ekspertiz raporundaki hesaplamanın faturalara dayandığını, faturanın tek başına malın kıymetinin belirlenmesinde esas alınamayacağını,

nitekim faturadaki bedelin kar konularak hesaplanmış bedel olup C.M.R. uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğuna işbu bedel üzerinden gidilemeyeceğini, Davacı sigorta şirketinin eksper raporuna itibar ederek işbu tazminatı talep ettiğini, eksperin ise dava değerini bulurken hesaplanan hasar tutarını 22.088,40 Euro olarak bulduğunu ve buna nakliye bedeli ile ayrıştırma işçiliğini de eklediğini, müvekkilinin sınırlı sorumluluğu söz konusu iken ek masraf kalemlerinin kendisine yükletilemeyeceğini,

davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile yapmış olduğu sigorta poliçesinden kaynaklı %10 ilave bedeli taşıyıcıya yükletmesinin kabul edilemeyeceğini, Ekspertiz raporunda bir cümle ile hasarlı deri parçalarının sovtajının mümkün olmadığına değinildiğini, lakin taraflarınca emtianın sovtaja kadri maruf olup olmadığının taraflarınca denetlenemediğini, işbu sebeple bu hususa da itiraz edildiğini, Davacının bir alacağının olup olmadığının belli olmadığı gibi, iddia edilen alacağın belirlenebilir ve likit de olmadığını, kesinlikle alacağın olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu alacak var ise yargılamayı gerektirdiğini,

dolayısı ile davacının haksız icra inkar tazminat talebinin reddinin gerektiğini, belirterek, müvekkili tarafça açıklanan sebeplerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/12/2022 havale tarihli raporda.

"292 adet (brüt 249 kg) kesik parça derinin kısmi Hasarlı deriler nedeniyle sigortalının zararının 18.578,72 Euro olduğu, 2. Davacı sigortalısı ve davalı (1) arasında taşıma sözleşmesi olduğu, davalılar arasında ise üst-alt taşıyıcı ilişkisi olduğu, dolayısıyla davalı (1)’in AKDİ, davalı (2)’nin FİİLİ taşıyıcı olarak tespit edildiği, 3. Zararın temel sebebinin yanlış istiflemeye dayandığı, dolayısıyla istifleme faaliyetinin kimin sorumluluğu olduğunun rapor içerisinde tartışıldığı, 4. Kural olarak TTK Md.863/1 uyarınca istiflemenin gönderenin görevi olduğunun belirtildiği,

bu durumun istisnasının taşıma sürecinde aktarma yapılan/ parsiyel yapılan taşımalar olduğu 5. Ancak, mevcut taşımanın Gümrük dokümanları-taşıma dokümanları-satış faturaları irdelendiğinde parsiyel nitelikli bir taşıma olduğunun tespit edildiği, 6. Bu noktada istifleme görevinin gönderenin değil taşıyıcıların sorumluluğu olduğu,

dolayısıyla zararın sebebi olan istif hatasından kaynaklı zarardan taşıyıcıların sorumlu olacağı, 7. CMR Senedi üzerindeki şerh, şoför imzası taşıyan tutanak ve eksper raporu detayları gözetildiğinde, CMR Md.17/1 uyarınca taşıyıcı tarafından sorunsuz teslim alınan yüklerin varış noktasında alıcıya kısmi hasarlı teslim edildiği, dolayısıyla CMR Md.17/1 uyarınca sorumluluğun söz konusu olacağı, 8. Dosya içeriğine her ne kadar ürünlerin istiflenemez niteliğine dair Excel tablosu olsa da, bunun talimat olarak taşıyıcılara iletildiğini gösteren herhangi bir veri olmadığı,

dolayısıyla taşıyıcıların zarardan CMR Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumlu olacağı, 9. Sınırlı sorumluluk üst limitinin 2.432,36 SDR olarak hesaplandığı, 10. CMR Md.27 uyarınca ilgili tazminat tutarına %5 faiz uygulanabileceği, CMR Md.32/1 uyarınca dava konusu olayda zamanaşımının söz konusu olmadığı, 11. Sigorta yönünden davacı tarafın halefiyet hakkı kazandığı, dava konusu hasarlanmanın poliçe kapsamında olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/03/2023 havale tarihli ek raporda.

"292 adet (brüt 249 kg) kesik parça derinin kısmi Hasarlı deriler nedeniyle sigortalının zararının 18.578,72 Euro olduğu, 2. Davacı sigortalısı ve davalı (1) arasında taşıma sözleşmesi olduğu, davalılar arasında ise üstalt taşıyıcı ilişkisi olduğu, dolayısıyla davalı (1)’in AKDİ, davalı (2)’nin FİİLİ taşıyıcı olarak tespit edildiği, 3. Zararın temel sebebinin yanlış istiflemeye dayandığı, dolayısıyla istifleme faaliyetinin kimin sorumluluğu olduğunun rapor içerisinde tartışıldığı, 4. Kural olarak TTK Md.863/1 uyarınca istiflemenin gönderenin görevi olduğunun belirtildiği,

bu durumun istisnasının taşıma sürecinde aktarma yapılan/ parsiyel yapılan taşımalar olduğu 5. Ancak, mevcut taşımanın Gümrük dokümanları-taşıma dokümanları-satış faturaları irdelendiğinde parsiyel nitelikli bir taşıma olduğunun tespit edildiği, 6. Bu noktada istifleme görevinin gönderenin değil taşıyıcıların sorumluluğu olduğu,

dolayısıyla zararın sebebi olan istif hatasından kaynaklı zarardan taşıyıcıların sorumlu olacağı, 7. CMR Senedi üzerindeki şerh, şoför imzası taşıyan tutanak ve eksper raporu detayları gözetildiğinde, CMR Md.17/1 uyarınca taşıyıcı tarafından sorunsuz teslim alınan yüklerin varış noktasında alıcıya kısmi hasarlı teslim edildiği, dolayısıyla CMR Md.17/1 uyarınca sorumluluğun söz konusu olacağı, 8. Dosya içeriğine her ne kadar ürünlerin istiflenemez niteliğine dair Excel tablosu olsa da, bunun talimat olarak taşıyıcılara iletildiğini gösteren herhangi bir veri olmadığı,

dolayısıyla taşıyıcıların zarardan CMR Md.23/3 uyarınca sınırlı sorumlu olacağı, 9. Sınırlı sorumluluk üst limitinin 2.074,17 SDR olarak hesaplandığı, davacının ödeme tarihi kurlarından bunun 2.846,51 EURO tutarına denk geldiği, hüküm tarihi kurlarına göre değerlendirme ve takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, 10. CMR Md.27 uyarınca ilgili tazminat tutarına takip tarihi olan 19.03.2020 tarihinden itibaren %5 faiz uygulanabileceği, CMR Md.32/1 uyarınca dava konusu olayda zamanaşımının söz konusu olmadığı, 11. Sigorta yönünden davacı tarafın halefiyet hakkı kazandığı,

dava konusu hasarlanmanın poliçe kapsamında olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, icra takip dosyası, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.

Dava konusu, Davacı şirketin sigortalısının taşıtmış olduğu emtianın bir kısmının hasar görmesi nedeniyle sigortalısına yapmış olduğu bedelin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu görüldü.

Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 22.996,40 EURO toplam alacağının alacağın tahsiline kadar %5 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalılara ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlular borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.

Dava konusu miktar 22.996,40 EURO (145.005,00-TL)'dur.

İtirazın iptali davasının şartlarından bir tanesi, geçerli haciz yoluyla ilamsız genel takip yapılmasıdır. Takip talebinin şartlarını düzenleyen İİK m.58/3 " Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi. " şeklindedir. Bu madde kapsamında ilamsız icra takibi konusu yabancı para alacağı ise, bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir.

Aksi takdirde, yani takip talebinde yabancı para alacağı aynen istenmiş ise, icra müdürünün resen takip talebini reddetmesi gerekmektedir. Çünkü, İİK m. 58/3 hükmü kamu düzenine ilişkindir.

Yargılamaya konu takip talebinde yabancı para alacağı aynen istenmiş olup, karşılığı Türk parası belirtilmemiştir. Bu haliyle kanuna uygun takip talebi ve genel haciz yoluyla ilamsız takip bulunmamaktadır. Dava şartı yerine getirilmediğinden, açılan davanın aşağıdaki şekilde özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1

1-Davacının davasının dava şartı eksikliği nedeniyle USÛLDEN REDDİNE,

2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.699,44-TL peşin harçtan mahsubu ile 1.519,54-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,

-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

4-Davalı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı taraflara İADESİNE,

5-Davanın netice hükmü dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023

KATİP .... HAKİM .... · E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/294, K. 2023/631, 20 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/294
Karar No
2023/631
Tarih
20 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/294 K.2023/430
  • Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/294 K.2023/389
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/295 K.2023/453
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/295 K.2023/467
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/295 K.2023/469
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/296 K.2023/557

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.