KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Esas no
- 2022/685 Esas
- Karar no
- 2023/997 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 02/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/11/2023
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Bakırköy ....... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ....... plaka sayılı aracın 14/01/2021 tarihli kazada davalıların ruhsat sahibi ve sürücüsü olduğu ...... plaka sayılı aracın %100 kusurlu olarak çarpması sonucunda hasarlandığını, davalının tam kusurlu olduğunu, davalılar aleyhine hasara, değer ve kazanç kaybına ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiğini, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama ve harç giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Bakırköy ....... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle.
Davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkillerinin davada taraf sıfatı bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca müvekkillerinin adresinin Küçükçekmece ve Büyükçekmece Adliyesi sınırları içerisinde olduğunu, iki yerden birinde açılması gerekirken davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyanın yetkisizlik kararı verilerek,
yetkili mahkemelerden Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle ........ 'in araç sahibi kazayla ilgili hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, yine müvekkillerinden ........ ise aracın sürücüsü olduğunu, kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkillerinin aracı sepetli vinç olarak adlandırılan yavaş hareket eden ve genelde sabit duran bir araç olduğunu, geri geri giderken davacıların aracına çarpması mümkün olmadığını,
hiç kimse kendi kusurundan kaynaklanan bir kaza ya da hasar için zarar ve tazminat talebinde bulunamayacağını davacı da aynı şekilde kendi asli ve tam kusurundan ya da kullanımından kaynaklanan, müvekkillerinin hiçbir şekilde kusurunun olmadığı olay sebebiyle taraflarından herhangi bir maddi tazminat talebinde bulunmayacağını, neticede öncelikle davanın yetkisizlik sebebiyle aynı zamanda husumet yokluğundan usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddi ile,
karşı tarafın asıl alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vakeletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2021 Tarih, ...... Esas, ....... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı.
Bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 10/04/2023 havale tarihli raporda. "Yukarıda arz ve izah olunduğu üzere; -...... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazada % 100 Kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. ....... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın Anayasa Mahkemesi kararına göre değer kaybı hesaplamasına göre isteyebileceği tazminat miktarı (22.705,94.-onarım masrafı + 9.000,00 değer kaybı + 2.000,00 kazanç kaybı )= 33.705,94.-TL X % 100= 33.705,94.-TL kadri marufunda olduğu kanaatine varılmıştır. Tespit edilen 33.705,94 TL yönünden kaza tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen yasal faiz 249,33 TL olarak tespit edilmiştir.Davalı tarafın Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı .......
Sigorta A.Ş tarafından davacı tarafa her hangi bir tazminat ödemesi yapılmamıştır. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi ....... tarafından düzenlenen 21/07/2023 havale tarihli ek raporda; "...... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazada % 100 Kusurlu olduğu, ....... plaka sayılı aracı ile meydana gelen kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, Eksper raporunda yer alan iskontosuz onarım bedelinin kadrimaruf olduğu, Davacı tarafın Anayasa Mahkemesi kararına göre değer kaybı hesaplamasına göre isteyebileceği tazminat miktarı (35.046,33 TL .-onarım masrafı + %18 KDV 6.308,33 TL + 9.000,00 değer kaybı + 2.000,00 kazanç kaybı )= 52.354,66 .-TL X % 100= 52.354,66.-TL kadri marufunda olduğu kanaatine varılarak, kök raporda yer alan görüşün revize edildiği, Davalının KDV dahil olarak davacıya karşı gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu,
" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.
Dava konusu, 14/01/2021 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacı tarafından davalılar aleyhine hasara, değer ve kazanç kaybına ilişkin olarak başlatılan icra takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.
Dava konusu Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 14.000,00-TL değer kaybı, 42.412,00-TL hasar bedeli, 15.000,00-TL kazanç kaybı, 86,30-TL faiz, 261,44-TL faiz, 92,47-TL faiz olmak üzere 71.852,21-TL toplam alacağının yıllık % 9 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalılara ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlular borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu miktar 71.852,21-TL 'dir.
Mahkememiz dosyasının 12/09/2023 tarihli celsede "Davacı tarafa 7155 sayılı Kanunun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereği "davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği," denildiğinden davacı vekilinin Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 12/09/2023 tarihli celsesinde verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından arabuluculuk tutanak aslının sunulmadığı görülmüştür.
Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur.
HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir.
Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür.
Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır.
Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı)
Dava konusu uyuşmazlığın alacaktan kaynaklandığı, para alacağına ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği; işbu davanın 02/06/2021 tarihinde açıldığı, dava tarihi ve görevsizlik kararı sonrası itibariyle arabulucuya başvurulduğu iddia dahi edilmediği ve mahkememiz dosyasına arabuluculuk tutanağı aslının sunulmadığı görülmekle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
Katip ...... · ¸e-imzalıdır Hakim ....... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/685, K. 2023/997, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama