KÜNYE
T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2024
- Esas no
- 2023/160 Esas
- Karar no
- 2024/277
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/12/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/04/2024
Karar Metni
1.593 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy .....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, müvekkilinin süreyi kaçırdığı için icra dairesine itiraz edemediğini, ancak söz konusu icra takibinin açıkça kötü niyetli olarak başlatıldığını, müvekkilinin davalıya karşı bir borcu bulunmadığından ve düzenlenmiş olan senet sahte olduğundan iş bu menfi tespit davasını açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkili ile davalı arasında borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, müvekkili tarafından senet düzenlenmediğini,
müvekkilinin 01/08/2003 doğumlu olduğunu ve senedin düzenlendiği tarihte 18 yaşında bulunduğunu, müvekkilinin 18. yaşına girdiği sahte senedin düzenlendiği tarihten iki ay önce yani Şubat 2021 tarihinde ailesine maddi yardımda bulunmak için abisi ile beraber İstanbul'a çalışmaya geldiğini, müvekkilinin abisiyle beraber işçi olarak çalışıp ailesine para göndererek yardımda bulunurken hiç tanımadığı birisi tarafından aleyhine takip başlatıldığını öğrendiğini, müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcu olmadığını, davalıyı tanımadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin T.C.
Kimlik numarasına hukuksuz bir şekilde ulaşılarak takip başlatıldığını, sahte senette müvekkilinin adresinin dahi belirtilmediğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir senet düzenlenmediğini, icra takibine dayanak yapılan senetteki imzanın müvekkili tarafından atılmadığını, dolayısıyla hem borca hem imzaya itiraz ettiklerini, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu, iş bu dava açılmadan önce müvekkilinin davalıya ulaşmak için davalının bu davaya konu icra dosyasına sunulan vekaletteki telefon numarasına ulaşmaya çalıştığını ancak telefon numarasının kullanılmadığını öğrendiğini,
takibi başlatan hukuk bürosu ile iletişime geçildiğini, hukuk bürosu çalışanlarının ise davalının müvekkili ile görüşmek istemediğini belirttiklerini iddia ederek; öncelikle kötü niyetli açılan takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli hareket ederek müvekkilinin iş bu davayı açmasına sebebiyet veren davalının %40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senetteki imzanın borçlu davacıya ait olduğunu, borçlu davacının el yazısıyla yazdığı icraya konu senetin çıplak gözle incelendiğinde kendi elinin ürünü olduğunun ortada olduğunu, borçlu davacının bu iddialarının Mahkemeyi aldatmak ve var olan borçtan kurtulmak amacıyla işbu dilekçenin hazırlandığını gösterdiğini, dış görünüşü itibariyle metninde bir değişiklik yapılmış görünümü vermeyen bir senedin, kural olarak herhangi bir değiştirmeye (tahrife) maruz kalmamış senet olarak sayılması gerektiğini,
o halde böyle bir durumda bir değişiklik yapıldığı hususunda ispat yükünün yapılan değişikliğe göre (değiştirilmiş metne göre) sorumlu tutulmak istemeyen ‘borçluya’ ait olduğunu, davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiğini, işbu dava menfi tespit davası olduğundan ispat yükünün de davacı üzerinde olduğunu, davacı alacaklının müvekkiline karşı herhangi bir borcu olmadığını iddia ettiğini, halbuki senetten doğan borç ilişkisinin asıl ilişkiden soyut olup kabul anlamına gelmemekle birlikte asıl ilişki ortadan kalksa bile kıymetli evraktan doğan borcun sona ermeyeceğini savunarak;
haksız ve mesnetsiz olarak açılmış işbu davanın reddine, takibin devamına, davacının mesnetsiz davasının reddi ile haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı ikame eden davacının, dava konusu takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça davanın Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esasında açılmış olduğu. Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin 02/02/2023 tarihinde kesinleşen 27/12/2022 tarih .... E. .... K. Sayılı ilamı ile "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-a maddesine göre, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Somut olayda, dava konusu edilen bono, 6102 sayılı TTK'nun 776 vd. maddelerinde düzenlenmiş olduğundan davanın ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Aynı Kanunun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilmelidir.
Bu durumda, davanın mutlak ticari dava nitelinde olduğu" gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, imza inkarı sebebi ile icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasına konu 06/03/2022 keşide, 15/04/2022 vade tarihli, 36.000,00-TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, takibe ve davaya konu senetteki davacı adına atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı, davacının menfi tespit ve takibin iptali talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 06/03/2022 keşide, 15/04/2022 vade tarihli, 36.000,00-TL bedelli senet dayanak gösterilerek toplam 36.931,32-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İkitelli ve Batman Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak tarafların gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kayıtlarının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadıkları, hangi defterleri tuttukları, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttukları, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi oldukları hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; tarafların gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının gelir getiren herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığı, sadece potansiyel mükellef olduğu;
Batman Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının herhangi bir vergi kaydının ve şirket ortaklığının bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Dava ve takibe konu senet aslı (06/03/2022 keşide, 15/04/2022 vade tarihli, 36.000,00-TL bedelli) Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasından celp edilerek .... numarasına kayıtla Mahkememiz kasasına alınmıştır.
Davacının imzalarının bulunduğu belge asılları imza incelemesine esas olmak üzere celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce davacının imza örnekleri alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dava konusu edilen 06/03/2022 keşide, 15/04/2022 vade tarihli, 36.000,00-TL bedelli senet üzerindeki davacıya atfen atılan imzalar ile davacının toplanan emsal imzaları ve Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri mukayese edilerek davacının eli ürünü olup olmadığı hususlarında dava konusu senet esas alınmak suretiyle rapor hazırlanması için dosyanın imza incelemesi konusunda uzman üçlü grafolog bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 28/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;" ...Tetkik konusu 36.000 TL. bedelli senette borçlu ...’ye atfen atılmış iki adet imzanın, mevcut mukayese imzalara kıyasla ...’nin eli ürünü OLMADIĞI" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulduğu, davalı tarafça rapora itirazda bulunulmadığı görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi).
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.
İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 28/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda. Davanın, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı takip dosyasında takibe konu 06/03/2022 keşide, 15/04/2022 vade tarihli, 36.000,00-TL bedelli senedin keşidecisi görünen davacının imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, davacıya ait imza incelemesine esas davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtildiği, davacıya ait imza örnekleri ile dosyanın üçlü grafolog bilirkişi heyetine sevk edildiği, belge asılları üzerinden yapılan teknik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli 28/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporuna göre senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla.
28/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının davalıya dava konusu senet nedeniyle borçlu kabul edilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın kabulüne, davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı takip dosyasından ve icra takip dosyasının dayanağı olan 06/03/2022 tanzim, 15/04/2022 vade tarihli 36.000,00-TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, İİK 72/5 Maddesi uyarınca alacağın %20 si oranındaki (7.386,26-TL) tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/160, K. 2024/277, 15 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama