İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/188 K.2024/91

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/188Karar2024/91Tarih29 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.995 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Ocak 2024
Esas no
2023/188 Esas
Karar no
2024/91
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
27/02/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.995 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin müvekkili şahıs şirketi firmadan 28.02.2021 tarihinden itibaren mal ve hizmet almaya başladığını, ticari ilişkinin devamı boyunca peyder pey ödemeler yaptığını ancak Kasım 2022 tarihinden itibaren verilen mal ve hizmete ilişkin faturalara karşı kötü niyetle iade faturası düzenlediğini, akabinde müvekkili tekrar aynı hizmet için iadeye itiraz mukabilinde faturalar kestiğini, iade faturalarının reddi ve fatura bedellerinin ödenmesi konulu Büyükçekmece ....

Noterliği'nin ... yevmiye no'lu ve 06.12.2022 tarihli ihtarnamesi ile ihtarda bulunulmuş olduğunu ancak borcu sürüncemede bırakmaya çalışan davalı şirket vekili tarafından mail yoluyla fiyatın fahiş olduğu ileri sürüldüğünü, alınan mal ve hizmetin bedelini ödeme borcundan kaçmaya çalışıldığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine, müvekkilinin şahıs şirketinden mal ve hizmet alımına dayalı fatura borcundan dolayı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin mernis adresine gönderilen ödeme emri tebligatını bilinçli olarak iade ettirerek dosyayı sürüncemede bırakıp süre kazanmaya çalıştığını fatura alacaklarını sürüncemede bırakmak için tüm tuşlara basarak haksız ne kadar itiraz yolu varsa hepsini deneyen davalıya karşı ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk müessesine tarafımızdan müracaat edildiğini, anlaşma sağlanamadığından huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı şirketin itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı yan alacağı sürüncemede bırakma gayretinde olduğunu,

davalı şirket tarafından, müvekkili şirketten çeşitli tarihlerde mal ve hizmet alındığını resmi usullere ve kanuna uygun olarak faturalandırıldığını, yeterince mühlet tanınmasına rağmen; borcun icra takibine konu olan kısmı ödenmediğini, şahıs şirketi olan müvekkili, hafriyat sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirketin aldığı ihalelerin hafriyat işleri, kepçe, kırma, kato ekskavatör vb. araçları ve bu araçları kullanan operatörleri sağlanmak suretiyle müvekkili tarafından yapıldığını, davalı firmaya verilen hizmete karşılık faturalar kesilmiş, bu faturalar karşılığında davalı firma tarafından,

bir kısım ödemeler yapıldığını ancak müvekkilinin davalı firmadan takip tutarı kadar bakiye alacağı kaldığını, davalı kötü niyetli borçlu şirket takibe itiraz ederek borcu sürüncemede bırakmak için icra dairesi ve arabuluculuk kurumu nezdinde haksız tutumunu sürdürdüğünü, müvekkilinin alacak hakkına kavuşmasını engellemek için en üstün gayreti gösterdiğini, borçlu şirket, icra takibine yaptığı haksız itirazda, her ne kadar herhangi bir sebep göstermemiş olsa da borcu olmadığı ya da takip dayanağı fatura bedellerinin ödendiği konusunda, itirazını ispata mazhar herhangi bir ödeme belgesi de sunamadığını,

bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin icra takibine ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptaline ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesine, davalı borçlu şirketin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ... Projesi, ...., Arnavutköy'de ana yüklenici firma olarak faaliyet yürütmekte olduğunu, Şantiye sahasındaki makine, jcb, excavator, silindir gibi kiralama kalemlerine ilişkin ...

Harfiyat, ... vb. birçok firma ile eşzamanlı çalışılmakta olduğunu, davacı ile de proje süresince dönemsel olarak çalışıldığını, işbu davadaki uyuşmazlığa konu fatura bedellerine kadar ticari ilişki sürdürüldüğünü, taraflarınca sözlü olarak itiraz edilen 191.455 TL faturanın ardından yaklaşık 1 hafta sonra davacı taraf aynı bedel ile ikinci bir fatura kesildiğini kasıtlı ve kötü niyetle fahiş fiyat sunduğunu gösterdiğini, bunun üzerine şantiye proje müdürü ... ...makina, davacı taraf ... ile iletişime geçerek,

excavator fiyatının önceki faturalara ve aynı tarihli çalışılan firmaların birim fiyatına göre fahiş fiyatlandırıldığını, belirtildiğini, davacı tarafın kesmiş olduğu 31.10.2022 ve 15.11.2022 tarihli fatura birim fiyatları, aynı tonaj ve tipteki emsal piyasa rayiç fiyatlarının yaklaşık 3 katı olduğunu, fahiş olduğu mahkemece aynı tarih ve çalışma bedellerine ilişkin bilirkişi raporu alınması ile de görüleceğini taraflar arasında anlaşılan rakamlara aykırı olarak birim fiyatların kötü niyetle fahiş şekilde artırılması taraflarınca anlaşılmadığını, davacı tarafça da sunulan mail atılarak,

anlaşılan rakamlar doğrultusunda hakkaniyete uygun faturaların tekrar kesilmesi talep edildiğini, taraflarınca yapılan fatura itirazı hizmetin gerçekleşmediği yönünde olmadığını, fatura içeriğinin gerçeğe, anlaşılan rakamlara ve piyasa fiyatlarına aykırı olduğu yönünde olduğunu, 30 tonluk ekskavatörün günlük fiyatı 8500 TL olup, davacı tarafın daha düşük hacimli ve daha düşük fiyatlandırılması gereken 10 tonluk silindiri günlük 18.000 TL üzerinden fiyatlandırması kabul edilebilir olmadığını. ... isimli şahıs firmasından tarafımızca aynı makine günlük 5500 TL üzerinden kiralanmışdığını,

davacı tarafın sunduğu birim fiyatların hiçbir şekilde dayanağı bulunmamakta olduğunu, taraflarınca uyarılmasına rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz yere açılan işbu davanın reddine, haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi başlatan ve bu davayı açan davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şahsın, davalı şirket aleyhine 412.699,00-TL toplam ve asıl alacağının tahsili, asıl alacağa işleyecek yıllık %17,25 ticari temerrüt faizi ile birlikte, vekalet ücreti ve icra masraflarının birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi Mali Müşavir ...'ün 13/11/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı yanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü nün

.... E. sayılı İcra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiği iddiası üzerine

çıkmış bulunduğu,

davacının 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiğinin süresinde ve usulüne

uygun tasdik ettirildiği ancak kapanış tasdikinin bulunmadığı,

davalı tarafından inceleme günü olarak belirlenen 26.05.2023 tarihinde ticari

defter sunulmadığı,

davacı şirketin kendi ticari defterler incelenmesi neticesinde, davacının davalı

şirketten takip tarihi olan 13.12.2022 tarihi itibariyle 790.954,00 TL alacaklı olduğu, taraflarca karşılıklı olarak düzenlenen iade faturalarını hukuki yorum ve takdirin mahkemede olduğu, mahkemenin takdiri davacı beyanlarının kabulü durumunda davacının

icra dosyasında mevcut talebiyle bağlı kalarak takip tarihi itibari ile 412.699,00 TL asıl

alacak olduğu, davalı tarafından itiraz konusu yapılan 3 adet faturalara ilişkin sipariş fişlerinin

imzalı olduğu, ancak sipariş fişlerinde her hangi bir tutar belirtilmediği sonucuna varıldığı bildirilmiştir.

TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE

Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)

Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.

Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 412.699,00- TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.

7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir.

Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir.

Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır.

Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir.

Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir.

Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.

Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kabul edilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN KABULÜ İLE;

-Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,

-Takibin aynen DEVAMINA,

-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 28.191,47-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.984,37-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.207,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 63.777,86-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafından ödenen 179,90-TL başvurma harcı, 4.984,37-TL peşin harç, 2.707,25-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.8771,52-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2024

Katip ... ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/188, K. 2024/91, 29 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tüm Dosya Muhteviyâtı Küllîyen Tetkîk Edildiğinde
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/188
Karar No
2024/91
Tarih
29 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/188 K.2024/73
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/188 K.2024/168
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/189 K.2024/78
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/189 K.2024/11
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/189 K.2024/10
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/189 K.2024/54

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.